Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
13 MAYIS Çarşamba 22:55

ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM

Nusret Kebapçı
Nusret Kebapçı
Giriş Tarihi : 12-05-2026 09:22

Geçtiğimiz günlerde bir gazetecinin kızının, çakar lambalı aracıyla trafikte yakalanması ve ardından ilgili yazarın, durumu gündeme getiren medyaya yönelik saldırgan, hakaret içeren üslubu gündeme oturdu. Ancak mesele, göründüğünden çok daha derin ve vahimdir. Bu olay, aslında topluma "kuralsızlığın" yeni bir normal olarak dayatılmasının somut bir dışavurumudur.
Bugün öyle bir noktaya geldik ki; sadece iktidara yakın gazetecilerin değil, çocuklarının dahi altındaki araçlarda çakar lambalar yanabiliyor. Tarikat şeyhlerinden ailelerine, iktidar partisinin il ve ilçe yöneticilerinden bazı sanayici ve sporculara kadar geniş bir kesim, bu hukuk dışı imtiyazı normalleştirmiş durumda. Öyle ki, geçtiğimiz aylarda  Meclis’teki yaklaşık 1100 eski ve yeni milletvekiline trafikte her türlü kısıtlamadan muaf olma hakkı tanındığında, toplumdan yükselen ses sadece cılız bir mırıltıdan ibaret kaldı. Caydırıcı, örgütlü bir tepki ne yazık ki ortaya konulamadı.
Trafik: Bir Ülkenin Hukuk Aynası
Aslına bakarsanız, bir ülkenin trafiğine kısa bir süre göz atmak bile; o ülkede yasaların herkese eşit uygulandığı bir "ulus devlet" mi, yoksa yukarıdan aşağıya kuralsızlığın egemen olduğu "neoliberal" bir kaos düzeninin mi hüküm sürdüğünü anlamak için yeterlidir. Yol üzerindeki manzara; herkesin eşit haklara sahip birer "yurttaş" olup olmadığını ya da yasaların ayrım gözetmeksizin uygulanıp uygulanmadığını bize açıkça söyler.
Bir hukuk devletinde yasalar önünde eşitlik esastır. Eğer bir ülkede trafik, kamu hizmeti alanı olmaktan çıkıp bir güç gösterisi sahasına dönüşmüşse; orada ulusal politikalardan ziyade, sermaye ve güç odaklı neoliberal politikaların kamusal alanı yağmaladığı görülür.
İmtiyaz mı, Görev mi?
Yurttaşlık bilincinin yüksek olduğu toplumlarda geçiş üstünlüğü kişiye değil, görevin aciliyetine verilir. Ambulans, itfaiye veya organ nakil araçları, doğrudan kamu yararı gereği kuralların dışında tutulur. Ancak kime verildiği belirsiz "tahsisli plakalar" ve "çakar lambalar", anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi toplumdaki adalet duygusunu da kökten zedeler. Halkın bilinçli olduğu bir ülkede "görevi kötüye kullanma" sayılacak bu durumun bizde kanıksanması, hukuk devletinin ağır bir yarasıdır.
Gelişmiş demokrasilerde bu tür ayrıcalıklar sadece en üst düzey devlet temsiliyle sınırlıdır. Avrupa’da sivil bir araca usulsüz çakar takmak sadece trafik cezasıyla geçiştirilmez; bu eylem "kamu görevini usulsüz üstlenmek" ve "sahtecilik" gibi ağır suçlar kapsamında değerlendirilir. İtalya veya İsviçre gibi ülkelerde bu durum binlerce Euro cezayı ve ehliyete süresiz el konulmasını beraberinde getirir. Batı kültüründe bir politikacının trafikte ayrıcalık beklemesi, doğrudan bir istifa sebebidir (resignation material).
Neoliberalizm ve Kamusal Alanın Yağmalanması
Bu tür ayrıcalıkların ülkemizde adeta "yasallaşması", uygulanan neoliberal politikalarla doğrudan ilişkilidir. Neoliberalizm, "kamu yararı" kavramını zayıflatıp yerine "bireysel fayda" ve "güçlünün üstünlüğünü" koyar. Trafik, en saf haliyle kamusal bir alandır. Bu alanda siyasi veya ekonomik güç sahiplerinin kendilerine "hızlı şeritler" yaratması, aslında kamusal alanın özelleştirilmesidir. Yol, toplumun ortak varlığı olmaktan çıkıp, güçlünün hüküm sürdüğü bir mülkiyet alanına dönüşmektedir.
Bu düzende ayrıcalık tanınan kişiler devletin gücünü kendi konforu için bir kalkan olarak kullanmaya başlar. Çakar lamba kullananın alt metni şudur: "Benim zamanım senin zamanından, benim işim senin hayatından daha değerli." Bu, insan onuru ve yurttaşlık bağı açısından tam bir kırılma noktasıdır.
Sonuç
Sonuç olarak; ülkemiz trafiğinde yaşanan bu kuralsızlık, aslında bugün devlet anlayışında geçerli olan neoliberal bir yönetim anlayışının trafiğe yansımasıdır. Düzeltmek kolay mı? Aslında zor değil; ama çok da kolay olduğu düşünülmemeli. Çünkü olay sadece trafikle sınırlı olmayıp; ülkenin ekonomisinden siyasetine kadar kuralsızlığın egemen olduğu sistemin yararlananlarını da karşısına alabilecek, kural ve kanunların tüm vatandaşlar için eşit ve ayrımsız uygulanabildiği bir ulus devlet ideolojisiyle bu gidişat değiştirilebilir.
Yani demek istediğim; nasıl ki ekonomi ve siyasette kuralsızlığı getiren neoliberalizmle, trafikteki kuralsızlık ya da güçlülerin hukuku birbirini tamamlıyorsa; ekonomide ve siyasette ulus bilincinin hâkim kılınması ile herkesin ayrımsız eşit yurttaş olması da birbirini öyle tamamlamaktadır. Ne zaman ki bu ülkede kişisel çıkarlar değil, ulus çıkarları korunur hale gelir; makamı ve mevkisi ne olursa olsun herkes yasa önünde eşit olur. Trafikte gerçek eşitlik de ancak o zaman sağlanır. Gerisi hikâyedir; başka bir şey değil.
 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI TALAN… Ulusal Egemenlikten Monarşiye… PEKİ, KİM SUÇLU? BU ÇOCUKLARA NE OLDU? Devlet Özelleştirilirse… Aslında Ne Oluyor? Devletin Milleti Olmazsa… İran, ABD’nin Vietnam’ıdır Laiklik Ve Ulus Olmak… Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? BUGÜN İRAN, YA YARIN? Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… TÜRK SORUNU… ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… Bayrak Sadece Direkten Mi İner? Karnedeki Atatürk… EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi Algıyla Yönetilmek… Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 1919'DAN ÖNCE… Neoliberalizmle Yönetilmek… Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… YÜZ YILLIK SENARYO VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK MEŞRUİYET ARAYIŞI Milliyetçilik Derken… BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… CHP "ULUSAL EROZYON" TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… Neden Yanıyoruz? Milletin Adı Türkiye mi? BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine Pirincin İçindeki Beyaz Taş… SIRA KİMDE? YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER BİR DEVLET NEYİ KORUR? ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış.
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar