Bir ülkede bakanlar, milletin yaşadığı hayatı rakamlarla anlatmaya başladığında bilin ki orada ciddi bir kopuş vardır. Bugün Türkiye’de çalışanların ve emeklilerin yaşadığı tablo tam olarak budur. Masa başında hazırlanan tablolar ile sokakta yaşanan gerçekler arasında derin bir uçurum oluşmuştur.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, göreve geldiği günden bu yana yaptığı açıklamalarla bu kopuşun en net örneklerinden biri olmuştur. Her seferinde “iyileştirme” diye sunulan rakamlar, ne pazarda ne mutfakta ne de faturalarda karşılık bulmuştur. Açıklanan oranlar, yapılan hesaplar, çizilen pembe tablolar; geçim derdiyle boğuşan milyonlar için hiçbir anlam ifade etmemektedir.
Bir emekli aylıkla ay sonunu getiremiyorken, bir çalışan aldığı ücretle temel ihtiyaçlarını karşılayamazken; “enflasyonun üzerinde artış”, “refah payı”, “denge politikası” gibi ifadelerle durum izah etmeye çalışmak, milletin yaşadığı gerçekliği görmezden gelmektir. Bu, en hafif tabiriyle toplumdan kopuk bir yönetim anlayışıdır.
Millet rakam bilmez sanılmaktadır. Oysa millet çok iyi hesap yapar. Marketteki etiketle maaş bordrosunu, kira sözleşmesiyle emekli aylığını, elektrik faturasıyla açıklanan enflasyon oranını yan yana koyar ve gerçeği görür. Milletin zekâsını hafife alan her yaklaşım, aslında kendi iflasını ilan eder.
Burada mesele bir bakanın başarısızlığıyla sınırlı değildir. Mesele, çalışanı ve emekliyi sadece istatistik kalemi olarak gören anlayıştır. İnsanı merkeze almayan hiçbir sosyal politika başarılı olamaz. Çalışanı yoksullaşan, emeklisi muhtaç hale gelen bir ülke “istikrar” masallarıyla yönetilemez.
Bugün toplumda sessizlik varsa, bu rıza değildir. Bu, çaresizlikten kaynaklanan bir sabırdır. Ancak bu sabrın da bir sınırı vardır. Millet kendisine yapılan haksızlığı unutmaz. Kendisini yok sayanları, görmezden gelenleri, rakamlarla oyalayanları zamanı geldiğinde demokratik yollarla hatırlatır.
Kimse milletin hafızasını küçümsemesin. Kimse bu sessizliği kalıcı sanmasın. Sandık da, tarih de, vicdan da not tutar. Ve günü geldiğinde herkes, yaptığı işin hesabını verir.
Bu bir tehdit değildir.
Bu, millet gerçeğidir.
RAKAMLARLA YÖNETİLEN ÜLKEDE, HAYAT GERÇEKLERİ
-
Rıfat SERDAROĞLU
FON’DA ZORLAMA OLMAZ !
-
Hüseyin TERZİ
Salah varsa sorun yok, peki ya sonrası!
-
Metin TOPÇU
Futbol Bizim Neyimize
-
Semra Sakarya
Haddini Bil, Kendine Gel Bay Başkan!
-
İlyas GÜR Siyasetçi Dediğin Dik Durur!
-
İsmet KÖSOĞLU
RİZE BASINI NEREDE
-
Gündoğdu YILDIRIM
HÜZÜNLENDİM
-
Nusret Kebapçı Parti Değiştirmenin Asıl Nedeni…
-
Recep Ali AKSOYLU
KAHVE FİRMASINDAN KAHVE İÇEMEDEN AYRILMAK!
-
Mustafa KABA
Başkalarının Rüzgarıyla Özgür Olanı Gördün Mü?
ÇOK OKUNANLAR
-

Arife Filiz Kösoğlu, CHP Rize Merkez İlçe Başkanlığından İstifa Etti
-

Hemşin’in Kültürü ve Misafirperverliği Gastro Rize’de Tanıtılıyor
-

AYÇA AY’DAN DİKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ: "NE GÜZEL GİYİNMİŞ DEĞİL NE GÜZEL HİSSETTİRDİ DENMELİ"
-

ANADOLU'DA EFSANE GAZİNO GECELERİ GERİ DÖNÜYOR
-

Deva Milletvekilleri Rize’de Dinlendi














