Kızıldere Katliamının 53. Yılında ARDEŞEN ÖCELİ CİHAN ALPTEKİN CİHAN VARSA BANA BİR ŞEY OLMAZ

Fatih Sultan KAR

27-03-2025 11:23

Deniz Gezmiş için Rize çok özeldi. Baba tarafı Rize İkizdere Cimil'den “Gezmişoğulları” sülalesinden geliyordu. Ataları, Orta Asya’dan göçen Oğuz Türklerinin bir kolu olarak Anadolu’ya gelmiş ve Rize’nin İkizdere kazasına bağlı Cimil’e yerleşmiş. “Gezmişoğulları” bu köylerden Başköy’de yaşamış, ticaret ve tarımla uğraşmışlar. Bir de Ardeşen ilçesinin Öce (Yeniyol) köyünden Cihan Alptekin, onun için çok değerliydi. Her fırsatta “Cihan varken bana bir şey olmaz” diyordu.

Oy Cihan Bizim Cihan
Karadeniz aslan yürekli çocuğu Cihan Alptekin, 1947 yılında Rize’nin Ardeşen ilçesinin Öce (Yeniyol) köyünde doğdu.  Temmuz 1969'da Filistin'e giderek El-Fetih kamplarında diğer arkadaşlarıyla birlikte askeri eğitim aldı. Türkiye'ye dönüşünden bir süre sonra yakalandı ve hapse atıldı. Kasım 1971'de tutuklu bulunduğu Maltepe Askeri Cezaevi’nden THKP-C liderleri Mahir Çayan ve Ulaş Bardakçı ile birlikte tünel kazarak firar etti. Ocak 1972'de Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan'ı idamdan kurtarabilmek amacıyla Mahir Çayan'la Ankara'da bir araya geldi ve ortak eylem kararı alındı. Yapılan plan gereği THKO ve THKP-C Fatsa'da ortak karargâh kurdu ve Ünye'deki NATO üssünde görevli İngiliz teknisyenler kaçırılarak Kızıldere'ye götürüldü. Rehinelere karşılık idamların durdurulması talepleri kabul edilmedi. Kızıldere'de saklandıkları yerin tespit edilmesinin ardından CIA koordinasyonuyla gerçekleşen bir operasyonda, kıstırıldıkları evde bombalanarak öldürüldüler. Kaçırılan NATO elemanları açılan ateş sonucu Mahir Çayan ile birlikte ölmüşlerdir.

Ablası Nuran Alptekin Kepenek’in kaleminden Cihan Alptekin
Rize ili Ardeşen ilçesi Öce (Yeniyol) köyündeniz. Cihan çok çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğudur. Dokuz kardeşiz. Babam Murgul Bakır İşletmeleri’nde işçi olarak çalışıyordu. Annem köy işlerini yürütüyordu. Aslında yürütüyorduk demek daha doğru. Köy işleri ancak elbirliğiyle başarılabilecek işlerdi.
Bir torunumuz var. Cihan’ımızın adını taşıyor. Annem ilk kez, “Cihan” adını onunla ağzına aldı. 

“Cihan doğduğunda kıtlık vardı.”
Cihan, doğduğunda İkinci Dünya Savaşı’nın olumsuzlukları yaşanıyordu. Köyümüz o yıllarda açlık sınırında yaşıyordu. Engebeli arazilerde yiyeceğini üretmek köylü için kaçınılmazdı. Ve biz ailecek çok çalışmak zorundaydık. Cihan bu noktada ailenin aslında kardeşlerin içinde aileye en çok katkı yapan kardeşti. Annesinin ve büyük ablamızın yükünü hafifletmek için elinden geleni yapardı. Çok çalışkandı. Aramızda yaş farkı az olduğu için biz çoğu zaman birlikte koşturuyorduk. Bensiz bir yere gitmekten hoşlanmazdı. Ağaçlardan meyve toplarken bile beni götürürdü. Ve küçük kardeşimizle birlikte beni yaka paça ağaca çıkarırlardı. Birlikte meyve toplardık. 

“Hal ve gidiş notu fenaydı.”
Okulda çok çalışkandı. Fakat haksızlığa uğradı mı Cihan’ı kimse tutamazdı. Hakkını aramak için bazen saldırganlaşırdı. Bu nedenle hal ve gidiş diye bir not vardı karnemizde; Cihan’ın o notu fenaydı. Babam bu duruma üzülmezdi. Cihan’ın haklı olduğunu bilirdi. Her zaman da haklı olurdu. Onda adalet duygusu ve vicdan çok gelişmişti.

“Annem; Cihan’ı korur ve şımartırdı.”
Kaç yılında aileden koptu ve üniversiteye geldi? Hangi dönemde politize olmaya başladı? Liseyi bitirdiğinde İstanbul Hukuk’a girdi. Politize olması ise çocukluk yıllarına dayanır. Babam siyasetle ilgilenmekten hoşlanırdı. Köyümüz geleneksel olarak CHP’ye oy verirdi. Evde sürekli, İnönü, Atatürk ve Cumhuriyet devrimleri tartışılırdı. Köyün öğretmeni mahallemizde otururdu. Akşamları bize gelirdi. Ayrıca köyde köy enstitülerinde okuyan birkaç genç vardı. Onlar yaz tatiline geldiklerinde insanlar toplanır, siyaset yaparlardı. Yakup, o ağabeylerden biriydi. Cihan, onların bu tartışmalarına tanık olurdu çoğunlukla. Siyasi bilinç onda böyle oluştu. Sonra ağabeyim (Ali Rıza) çok iyi bir okurdu. Yakup’tan kitaplar alır, sürekli okurdu. Biz de o evde olmadığında, Cihan’la onun kitaplarını gizlice alır okurduk. Bize vermezdi, kitapların zarar göreceğinden korkardı ağabeyimiz. O da şimdi Ankara’da, edebiyat öğretmeni. O köy işlerine hiç yardım etmezdi, fakat sürekli okurdu. Annem onu korur ve şımartırdı. Biz de onu kıskanırdık. Bu nedenlerle Cihan, İstanbul’a gittiğinde bir şeylerin az da olsa farkındaydı. 

Amerikan emperyalizmine karşı mücadele
Onu ziyaret ettiğimde başımızda iki silahlı jandarma vardı. Konuşmalarımız ailemizle ilgili şeyler olmak zorundaydı. Herkesi tek tek sordu. Beni yıllardır ilk kez görüyordu. Birbirimizi çok özlemiştik. Sürekli beni konuşturdu. Bana dokunarak, saçlarımı okşayarak özlem giderdi. Mini bir elbise vardı üzerimde, benimle dalga geçti. Tamamen Amerikalıya benziyorsun dedi. Ona Amerikan sigaraları götürmüştüm. Onları alırken çok mahcup oldu. Almak istemedi. Çünkü hareketlerinin özünü, Amerikan emperyalizmi karşıtlığı oluşturuyordu. O rahatsızlığını duyumsadığımda çok üzüldüm. Ama iş işten geçmişti. Dört yıldır görmüyordum. Fakat sürekli yazışıyorduk. Ona katkı yapmaya çalışıyorduk: Hem maddi hem de düşünsel katkı. Düşünsel katkıyı Yakup yapıyordu elbette. Ona sürekli yasal çizginin dışına çıkmamaları gerektiğini yazıyordu. O da koşulların onu bu çizginin dışına itebileceğini yazıyordu.

“Sus Amerikalı hergele!”
Filistin’e eğitime gittiği yaz, ben kısa bir tatile geldim. İstanbul’da beni karşıladı. Önder altı aylıktı. Bebekle geliyordum. Havaalanında Önder’i kucakladı. Ona “Nasılsın Amerikalı?” dedi. Önder ağlayınca “Sus! Amerikalı hergele!” dedi. Onu sevdi. Onunla oynadı ve beni orada diğer akrabalarımıza bıraktı. Benimle köye gelemeyeceğini söyledi. Nedenini sordum. Anlatamayacağını söyledi. Meğer Filistin’e gidecekmiş. 1968 olarak hatırlıyorum.

Bana dürüstlüğü sen öğrettin anne
O yazı Filistin’de geçirdiğini, biz yıllar sonra öğrendik. Bizden her şeyi sakladığını sezinliyorduk. Sürekli söylediği bir şey vardı: “Benim ne kadar haklı olduğumu ileride anlayacaksınız.” Anneme dönüp, “Bana dürüstlüğü öğrettin. Ben de sonuna kadar dürüstüm anne. Bana güven,” diyordu. Onu sürekli vazgeçirmeye çalışıyordu. Annem inattır. Göndermemek için elinden geleni yaptı. Fakat Cihan, “Geri dönüşüm yok anne,” diyordu. Tabii İstanbul’a dönmesini istemiyordu. Hatta bir amcamız geldi ve “Jandarmaya haber verelim. Cihan’ı tutuklatalım. Gi-demesin İstanbul’a” diye plan bile yapıldı. Cihan hiç kimsenin beklemediği kadar kısa kaldı ve döndü.  Ben öyle bir oyunun içinde asla olmazdım. Fakat akrabalarımız böyle düşünüyorlardı. Bazen bu plan “keşke tutsaydı” dediğim oluyor. Belki yaşıyor olurdu...

“Hadi işinize gidin”
İlk önemli tutuklama Ankara’da Adliye Sarayı’nda gözetim altında olan Deniz (Gezmiş) ve arkadaşlarını çıkartmak için gösteri yaparlarken gerçekleşiyor ama çok kalmadan çıkarılıyorlar. Orada kaldıkları sürece bunlara yiyecek bir şey vermiyorlar. Yıl 1969 sonbaharı. Sonra 1970 Mayıs’ında Sağmalcılar’a giriyorlar. Cihan defalarca tutuklandı. Fakat ilk tutuklanmalar hep kısa süreliydi. Kamuoyu bu gençlere soğuk bakmıyordu. Yaptıklarıyla halkla içiçeliğini arttırıyordu. Evlerde gençlerimizin resimleri, asılıydı. Halkın gündemini onlar oluşturuyordu. Doğal olarak hakimler de, “Sizi yaramazlar; bir daha yapmayın. Hadi işinize gidin,” gibi tatlı azarlarla onları bırakıyorlardı. Ne zaman ki egemen güçler vurucu güçleriyle gençlerin karşısına dikilip onları yok etme operasyonlarına başladı. Gençlerin kamuoyu desteği hızla yok olma sürecine girdi. 

“Ağzından kan sızıyordu.”
Onlara destek veren askeri güçler, öncelikle çeşitli yollarla yok edildi. Basın, her türlü aracıyla gençleri çirkin nitelendirmelerle aşağılamaya başladı. Çünkü dış güçler içerideki yandaşlarıyla karşı saldırıya geçti. İlk uzun tutuklanışı Sağmalcılar Cezaevi’ne girişi oldu. Oradan da Bursa Cezaevi’ne nakledildiler. Fakat Dev-Genç’in kuruluşu bu uzun tutuklamalardan önceydi. 1971’de Cihan’ın Milliyet Gazetesi’nde ağzından kan sızan resmini görünce ben artık orada duramaz oldum ve hemen ikimiz de döndük. Cihan Tekirdağ’da yakalanmıştı. Ve çok hırpalanmıştı. Geldiğimizde Maltepe Cezaevindeydi 1971 Haziran ayı...
12 Mart 1971 muhtırası sürecinde Cihan; emekli bir komiserden kiraladıkları evde kaçaktı. Çünkü “Balyoz Harekatı” başlatılmıştı ve tüm ilerici kesimler tutuklanmayla karşı karşıyadılar. Ve askerler eve gelirler. Senaryo böyle şekillendirilmiştir. Askerler gelirler ve yemeği çok masum bir etkinlik olarak değerlendirirler ve Cihan’lar kurtulurlar tabii. O anlık tehlikeden kurtulurlar. Cihan motosiklet kullanmayı öğrenmek ister. Ve Tekirdağ kaçışı; planının ilk adımıdır bu adım. Sonra Tayfun Cinemre ile birlikte bir motosikletle yola çıkarlar. Yalnız yola çıkış bir başka arkadaşının evinden gerçekleşir. Cihan’ın yakalanmasında bir ihbar olabileceği de bazı arkadaşlarınca söylenmektedir. Fakat ne kadar doğru bilinemez. İhbar varsa “Ben ihbar ettim,” demez kimse. Ben Amerika’daydım. Tekirdağ’da yakalanışından sonra döndüm Türkiye’ye. Fakat Cihan her zaman yaşamımızdaydı. Hapis günlerinde sürekli ailenin her ferdiyle yazışırdı. Cezaevinde yapılacak en iyi iş bu.

Cihan’ım öldürülmüş, ben yıkılmıştım
Ankara’da evimdeydim. Radyonun başındaydık. O zaman radyo haberleri daha sürekliydi. Televizyonda haberler çok seyrek veriliyordu. Ve yaşamımız acı doluydu. Gelen her telefon çalan her zil sanki Cihan’ın ölüm haberini verecekmişçesine bir düşünceye kaptırıyordu beni. Canlı yayın gibi. Bütün aile gözaltındaydık. Haberi radyodan duyduk. Ben yıkılmıştım. Köye gitme planları yapıldı. Samsun’dan ablam ve eniştemi de alacaktık. Bir araba ayarladık. Minibüs gibi bir şeydi. Samsun’a gittiğimde babamın Cihan’ı almak için Niksar’a gittiği haberini aldım. Fakat babam daha önce davranıp Cihan’ı almaya köye gitmişti, biz köye vardığımızda. Köye gittiğimizde köy tıklım tıklımdı. Jandarma köyün ana yolunu kesmişti. İnsanlar dağ yollarından geliyorlardı. O yollardan gelmek çok zordu. Ama çaresizdiler. 

Keşke bizim de Cihan’ımız olsa
Babaannem kardeşlerim yıkık durumdaydılar. Ağabeyim zor izin alıp geldi. Tüm kardeşlerim perişandı. İş bana düştü. Ayakta durmak zorundaydım. Onlara yardımcı olmak zorundaydım. Ara sıra tarlalara kaçıp ağlıyordum. Onların yanında hiç ağlamadım. İnsan kaynıyordu ortalık... Tanımadığımız o kadar insan geliyordu ki. Bizim köyümüz çok konukseverdir. O gelenlerin hepsine köylüler yemek pişirdi ve neleri var, neleri yok ortaya koydular. O arada radyo onların cenaze namazının kılınmamasını öneriyordu. Onlar öneremezler, tavsiye ediyorlardı. Köyün imamı onları lanetleyerek Cihan için cenaze namazı kıldırdı.  Gelen insanlar genelde annemi ve babamı şöyle teselli ediyorlardı: “Eşref, Ayşe, keşke bizim de Cihan gibi bir oğlumuz olsa...” Böyle diyorlardı. Bir de Cihan’ı kaçak gençlerden biri, dağlardan gelerek ziyaret etti ve tabutu başında uzun uzun kaldı. Kimseyle konuşmadı ve döndü. Bizim kültürümüzde öldükten sonra isteyenin Cihan’ı görmesinde bir sakınca yoktur. Tabii kardeşi olarak onu görmek benim en doğal hakkımdı. Cihan tabii delik deşikti. Kurşun izleri ve patlayan bomba parçacıklarının yarattığı çukurlar vardı vücudunda. Cihan’a bakmak isteyenler baktılar. Buna engel olunmaz bizim kültürümüzde. Ben onu o kadar çok öptüm ki…

Cihan Alptekin’in şiirlerinden:

Hayat
Geçiyor günler yavaş yavaş 
Saniyeler dakikalar 
Saatler ve günler
Ve nihayet…

Haftalar aylar seneler
Zaman sanki bir poyraz
Sonra hızlı esen bir lodos
Gibi geçiyor artık

Çağlayarak akan bir dere gibi
Önüne durak gelmezcesine gidiyor
Fakat…

En sonunda önüne durak olan
Bir mezar koyacağız.

Cihan Alptekin
Rize Lisesi 
5ed A, No: 69

DİĞER YAZILARI ÇAY GELDİ RİZE ŞEN OLDU 01-01-1970 03:00 BİTER BU DEVRAN ONA GÖRE DAVRAN 01-01-1970 03:00 RİZE KÜLTÜR EVİ – ORHAN NACİ AK VE DÜŞÜNCELERİM 01-01-1970 03:00 BU GİDİŞ NEREYE BÖYLE? 01-01-1970 03:00 KURTULUŞ VE RİZELİLER 01-01-1970 03:00 RİZESPOR’U ZARARA UĞRATAN KİM? RİZESPOR REKOR CEZA 4 MİLYON 700 LİRA 01-01-1970 03:00 BÜYÜK RESME BAKan YOK UYKUDAN ONCE RİZESPOR 01-01-1970 03:00 ÇINGAR MUSTAFA) MUSTAFA YILDIZ TOPTAN’IN ARDINDAN DAR ZAMAN DOSTUYDU ÇINGAR MUSTAFA ABİ… 01-01-1970 03:00 RİZE’DE YEREL GAZETECİLİK HATIRALARI 01-01-1970 03:00 BAŞARAMAYACAKSINIZ KINIYORUM 01-01-1970 03:00 ELLER AYA BİZ YAYA RİZE'NİN HAVAALANI VE OLMAYAN LOBİSİ 01-01-1970 03:00 RİZE KÜLTÜRÜ ÜZERİNE ÜRETENİ TÜKETMEMEK LAZIM 01-01-1970 03:00 RİZE BEKLER SEN NERDESİN? 01-01-1970 03:00 SENİN AĞIZ TADIN BOZUKSA BİZ NE YAPALIM İLBER HOCA RİZE ÇAYI TÜRKÜN ÇAYI ŞANI TUTTU TÜM DÜNYAYI 01-01-1970 03:00 RİZESPOR SANA BÜYÜK GELDİ SAYIN PALUT 01-01-1970 03:00 YAĞMURU VE FIKRASI BOL RİZE 01-01-1970 03:00 Rizeliyim Rizesporluyum 01-01-1970 03:00 ACIMIZ BÜYÜK 01-01-1970 03:00 SEVDAMIZ RİZESPOR 01-01-1970 03:00 KÖYÜM ESKİ KÖYÜM DEĞİL 01-01-1970 03:00 ÇOK HAYİN YANLİŞTASİNUZ 01-01-1970 03:00 RİZE KÜLTÜRÜ ÜZERİNE YETKİLİ VE ETKİLİLERDEN ARZUHALIM ODUR Kİ KOMİSYON KOMİSYON KOMİSYON- İSTİŞARE İSTİŞARE İSTİŞARE 01-01-1970 03:00 RİZESPOR KİMSENİN CEBİNE SIĞMAZ RİZESPOR SEVDAMIZ MEMLEKET MESELESİ 01-01-1970 03:00 SİYASETİN GÖLGESİNDE DEĞİŞEN RİZE ARİF'İN KAHVESİ VE UÇUP GİDEN HATIRALAR 01-01-1970 03:00 RİZESPOR KİMSENİN CEBİNE SIĞMAZ 01-01-1970 03:00 Bana Gelmeyin Kendinize Gelin Rize Kitap Fuarı’ndan Arda Kalanlar 01-01-1970 03:00 Eskiden çay fiyatı Rize meydanında törenle Çaykur önünde törenle açıklanır 01-01-1970 03:00 Üreteni Tüketmek Ve Rize Kitap Fuarı 01-01-1970 03:00 FIKRA RİZELİNİN ÖZÜNDE VARDIR RİZE’DE YAŞANMIŞ FIKRA GİBİ OLAYLAR 01-01-1970 03:00 AVUKATLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN 01-01-1970 03:00 KARADENİZ'İN HIRÇIN DALGASI 01-01-1970 03:00 DÜZENİN KARA NİMETLERİNE YENİLEN ESKİ MÜCAHİT YENİ MÜTAHİTLER 01-01-1970 03:00 ÖNCE İNSAN OL 01-01-1970 03:00 ALLAH BİZE İKTİDARİ NASIP ETMESİN HUZUR İSLAMDA’DAN HUZUR İBANDA 01-01-1970 03:00 Acısıyla, Tatlısıyla Bir Çeyrek Asır Böyle Geçti Metrohan’da Çalışmak Büyük Bir Ayrıcalıktı 01-01-1970 03:00 Güzel insan Kahtalı Miçe mekanın cennet olsun... 01-01-1970 03:00 HÜSREV’DE HÜZÜN VAR HACI FAHRİ HÜSREV VEFAT ETTİ 01-01-1970 03:00 ALACAĞIM VAR 01-01-1970 03:00 O BİZİM DAĞIMIZDI 01-01-1970 03:00 Ben Rize’yi çok seviyorum 01-01-1970 03:00 Bir dostun ardından KOCA OSMAN KARAVİN 01-01-1970 03:00 KARAYEMİŞ UŞAĞI 01-01-1970 03:00 ADAMLIK BAKİ KALIR 01-01-1970 03:00 GASTRONOMİ RİZE VE TEŞEKKÜR 01-01-1970 03:00 Fotoğrafa Bakınca.... 01-01-1970 03:00 Rize Garip Bir Şehiriyi Uykular Rizeliler 01-01-1970 03:00 EMİN OLMAK KOLAY DEĞİL 01-01-1970 03:00 RİZE KISACA ANLATILMAZ 01-01-1970 03:00 Vefatının 3. Yılı Anısına .BU ÂLEMDEN BİR HIZIR HOP GEÇTİ 01-01-1970 03:00 KAYIT ETTİM Bİ YERE 01-01-1970 03:00 VAKIF İNSANI ve RİZE 01-01-1970 03:00 Babadan Görmek Sonradan Görmek 01-01-1970 03:00 RİZESPOR VE DİK DURUŞ 01-01-1970 03:00 İETT’YE VEDA NİYETİNE FATİH SULTAN KAR: İŞTE GİDİYORUM 01-01-1970 03:00 RİZE'DEN BİR KAC NOT 01-01-1970 03:00 HAYDİ RİZE AYAĞA KALK 01-01-1970 03:00 RİZE DEDİM RİZE YAZDIM 01-01-1970 03:00 Çok özleduk uşaklar 01-01-1970 03:00 HEY GİDİ ESKİ RİZE ŞİMDİ NE OLDU BİZE? İYİ UYKULAR HEMŞEHRİLERİM 01-01-1970 03:00 KÖYÜM ESKİ KÖYÜM DEĞİL 01-01-1970 03:00 DENİZDEN UZAKLAŞAN DENİZ ŞEHRİ RİZE 01-01-1970 03:00 ESKİDEN HAYAT GÜZELDİ 01-01-1970 03:00 MAZİ / GEÇMİŞİN İZİ 01-01-1970 03:00 RİZE DEYİP GEÇİLMEZ...BEN RİZE’Yİ ÇOK SEVİYORUM 01-01-1970 03:00 ÖNCE İNSAN OL 01-01-1970 03:00 ÇAYCININ ÇİLESİ (SELÇUK BALCI) 01-01-1970 03:00 ÇAYCININ ÇİLESİ 01-01-1970 03:00 ÇAYELİ’NİN YALINAYAKLI ÇOCUKLARI 01-01-1970 03:00 SANAT SİYASET VE TEBRİKLER RİMER 01-01-1970 03:00 Rize Çayının Tarihinden Kesitler 01-01-1970 03:00 SADIK BİR DOSTU UĞURLADIK 01-01-1970 03:00 İsmet Abi temiz kalpli, iyi yürekli naif bir insandı. 01-01-1970 03:00 Çaya fiyat vermediler.... 01-01-1970 03:00 ANAM VE SINIFTA KALMAK 01-01-1970 03:00 Çok üzüldüm Kalbim Acıdı 01-01-1970 03:00 RİZE GÜNLERİ BİR TEŞEKKÜR BİR HATIRLATMA 01-01-1970 03:00 RİZE GUNLERİ NE ALAKA 01-01-1970 03:00 MEMLEKET MESELESİ 01-01-1970 03:00 RİZE’DE BULUŞALIM 01-01-1970 03:00 KARAYEMİŞ UŞAĞI 01-01-1970 03:00 KARAYEMİŞ UŞAĞI 01-01-1970 03:00 FERYADI FİGAN 01-01-1970 03:00 DÖNDE BİR BAK AYNAYA ALLAH BİZE İKTİDARI NASİP ETMESİN 01-01-1970 03:00 NERDESİN BABAM? (FATİH SULTAN KAR) 01-01-1970 03:00 HAL VARLIĞIMI AÇIKLIYORUM AHA BENİM ZENGİNLİĞİM 01-01-1970 03:00 NE SÖYLEDİM SANA NE SÖYLEDİM HİÇ ORALI OLMADIN DÖNDE BİR BAK AYNAYA 01-01-1970 03:00 RİZE’DE FOTOĞRAFÇILIĞIN TARİHİ 01-01-1970 03:00 FARKIM BENİM 01-01-1970 03:00 RİZE KENT BELLEĞİ – RİZE SPOR MÜZESİ  01-01-1970 03:00 RİZE ASKOROZ DERESİ / KURUTULAN DERELER VE BAKTIM AĞLADIM 01-01-1970 03:00 YETEEEEER 01-01-1970 03:00 ANAM VE SINIFTA KALMAK 01-01-1970 03:00 İNSAN KAL YETER 01-01-1970 03:00 SİZE BİZE HEPİMİZE YETER RİZE ‘DE BAZILARININ GÖZÜ VE GÖNLÜ NEFRET TAŞIMASA 01-01-1970 03:00 Rize’ye Özlem 01-01-1970 03:00 Rize' nin Kurtuluşu Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 TEŞEKKÜRLER ÇAYKUR 01-01-1970 03:00 Düzeltme 01-01-1970 03:00 BU GİDİŞ NEREYE BÖYLE 01-01-1970 03:00 DERE SANA NE OLDU 01-01-1970 03:00 İKİZDERE’YE AĞIT 01-01-1970 03:00 BİRİ RİZE DEDİ Mİ 01-01-1970 03:00 NE OLDU BİZE? 01-01-1970 03:00 NE OLDU BİZE? 01-01-1970 03:00 ANAM"a 01-01-1970 03:00 DENİZ ŞEHRİ RİZE’DE DENİZ FENERİ, DENİZ MÜZESİ YOKTU YAPANLARA “YARDIMCI” OLANA TESEKKÜRLER 01-01-1970 03:00 ARAR BULUR 01-01-1970 03:00 RİZE HUZUR’A KAVUŞUYOR 01-01-1970 03:00 SAHİBİ VARDIR 01-01-1970 03:00 ANAM"a 01-01-1970 03:00 NE EKERSAN AŞUNA O GELUR KAŞUĞUNA RİZE LOBİSİ VE KARALAHANA 01-01-1970 03:00 KOCA OSMAN KARAVİN 01-01-1970 03:00 BİR BARDAK ÇAY VE VEFA 01-01-1970 03:00 ABİ 01-01-1970 03:00 RİZE GÜNLERİ ÜZERİNE 01-01-1970 03:00 RİZE’DE BULUŞALIM 01-01-1970 03:00 Karadeniz Tarihi Uzmanı Bilgin’den Rize’ye Dair Bir Makale 01-01-1970 03:00 SAYIN CUMHURBAŞKANINA BUNLARI DA İLETİNİZ RİZELİ RİZELİNİN DÜŞMANI RAKİBİ DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 Teşekkür! 01-01-1970 03:00 NEREDE O ESKİ GÜNLER 01-01-1970 03:00 RİZE KÜLTÜRÜ VE HOHOL OLMAK ANLATMAKTAN BEZDUM / DARLANDUM / VARLANDUM 01-01-1970 03:00 TEŞEKKÜRLER ÇAYKUR 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet'in 100. Yılı yurdun bir şehrinde özel eserlerle özel etkinliklerle kutlanıyor 01-01-1970 03:00 RİZE GÜNLERİ RİZEYE YAKIŞIR OLSUN 01-01-1970 03:00 ÇOK HAYİN YANLİŞTASİNUZ 01-01-1970 03:00 Rize Denince Aklıma! 01-01-1970 03:00 RİZE ASKOROZ DERESİ / KURUTULAN DERELER VE BAKTIM AĞLADIM 01-01-1970 03:00 USTAYA SAYGI VE METİN İSLAMOĞLU 01-01-1970 03:00 SÖZDE GAZETECİLERE 01-01-1970 03:00 *Sana Ne Vekilin Kıyafetinden 01-01-1970 03:00 BURAM BURAM RİZE KOKAN KİTAPLAR OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM 01-01-1970 03:00 Bir insan gelir başkanlığa.. Şehri ile bütünleşir. 01-01-1970 03:00 NE OLDU BİZE? 01-01-1970 03:00 İETT VE BEN ..BİR BUÇUK ASIRLIK BİR KURUMUN ÇEYREK ASRINA TANIK OLMAK 01-01-1970 03:00 YİNE HAYALİME SEN DÜŞTÜN RİZE'M 01-01-1970 03:00 RİZESPOR SEVDAMIZ MEMLEKET MESELESİ 01-01-1970 03:00 AYARSIZ RİZE 01-01-1970 03:00 ANAM VE SINIFTA KALMAK 01-01-1970 03:00 MÜCAHİTLİKTEN MUTAHİTLİĞE GEÇENLERE 01-01-1970 03:00 24 SAATTE 24 FUTBOLCU TRANSFER EDEN RİZESPOR’A SELAM OLSUN 01-01-1970 03:00 Çeçe"VALİ" 01-01-1970 03:00 SATAN SATANA KARDEŞİM 01-01-1970 03:00 RİZE'NİN HAVASINI BOZMAYIN 01-01-1970 03:00 RİZE’DE YAŞANMIŞ FIKRA GİBİ OLAYLAR 01-01-1970 03:00 Fetih De Bizim Kurtuluş Da Bizim Çünkü Üç Beş Kupona Alınmadı Bu Vatan 01-01-1970 03:00 NERDESİN BABAM? (FATİH SULTAN KAR) 01-01-1970 03:00 Yazında Doğası, Çayı Ve İnsanıyla Rize-2 Rize Çay Demek 01-01-1970 03:00 BİR DEFİLE BİN EMEK RİZELİ YETKİLİLER ETKİLİLER NEDEN YOKTUNUZ 01-01-1970 03:00 HUYUN NE SENİN? 01-01-1970 03:00 RİZESPOR RİZELİLERİN ORTAK DEĞERİDİR 01-01-1970 03:00 RİZE BİR CUMHURİYET ŞEHRİDİR ATATÜRK UNUTULMAZ 01-01-1970 03:00 ZAMAN ÖMÜR VE BEN 01-01-1970 03:00 BOZULMUŞ DÜNYANIN ÇARKI 01-01-1970 03:00 İYİ Kİ RİZE VAKFI VAR İYİ Kİ ORHAN KEÇELİ VAR 01-01-1970 03:00 NASİHAT / TAPMA 01-01-1970 03:00 MEMLEKETİM (Rize’ye güzelleme) 01-01-1970 03:00 RİZE PAZAR TARİH YAZAR 01-01-1970 03:00 ÚSTÜNE ALAN BUYURSUN ALSIN. RİZE'YE NE VERDİNİZ? 01-01-1970 03:00 YÜKSEKTE DOLAŞMA 01-01-1970 03:00 BEN ALMAYAYIM 01-01-1970 03:00 Ara Güler Ustad’a 01-01-1970 03:00 Basına ve Kamuoyuna 01-01-1970 03:00