Mesleğim gereği, birçok sıkıntıya göğüs geren insanlarımızı dinleme fırsatı buluyorum. Ayrıca ,beşeri münasebetler gereği insanlarımzın arasına karıştığımda olmaktadır. Düşüncelerini, kaygılarını ve ümitlerini paylaştıklarında , zamanımı zamanlarına değdiriyor ,hem anlattıklarından istifade ediyor hemde görüşlerimi açıklama fırsatı buluyorum.
Hem mesleğim gereği izlenimlerim ,hemde sosyal yaşantımdaki gözlemlerimde , toplumumuzun değer yargılarının çöktüğü , menfaat odaklı bir yaşam mücadelesi içine girildiği ve güven kavramının ortadan kalktığı konusunda herkes hemfikir adeta.
Ayrıca maddi kaygıların ayyuka çıktığı, gayri ahlaki ilişkilerin zirve yaptığı , uyuşturucu ve uyarıcı madde ve alkol tüketiminin ise kontrol altına alınamadığı da malesef söylenen şeyler arasında.
Suç oranının hızla arttığı , merhametin ve insancıl davranışların ise enayilik olarak nitelendirildiği de belirtilmekte. Daha bir sürü şeyde anlatılmakta.
BİZ BU HALE NASIL DÜŞTÜK ?
Herşeyden önce , "ben yaşamadım ,evladım yaşasın" düşüncesi ile evlatları için saçını süpürge eden güzide ailelerimiz , bunca fedakarlığı yaparken , birşeyi öğretmeyi unuttu evlatlarına. O şey öyle mistik bir değer içeriyor ki; içinde ahlak , disiplin , vefa ,dürüstlük gibi birçok değeri de barındıran bir kavram halini alıyor adeta .O da " HERŞEYİN BİR BEDELİ OLDUĞU" kavramıdır.
Saçını süpürge eden ailesine karşı vefalı davranmayan bedelini ödüyor. Ailesinin her türlü imkanından istifade ettiği halde , ahlaklı davranmayan ,kendsini disipline etmeyen , çalışmayan ama öyle ama böyle bedelini ödemektedir.
Kah uyuşturucu batağına düşerek , kah niteliksiz ve vasıfsız kalarak ağır şartlarda çalışarak bedelini ödemektedir. Bazen bedeni üzerinde başka ahlaksızlara tasarruf hakkı tanıyarak bedelini ödemekte , bazen suçu kendine meslek edinenlere köle olarak bedelini ödemektedir.
Üzülerek söylemek gerekirse , herşeyin bir bedeli var. Zaman nehrinde kuralına göre yüzmeyi bilmezsek, kafamızı taşlara vura vura bedeller ödemeye devam edeceğiz malesef.
Peki bedel ödeyeceği öğretilmeyen toplumumuzun istikametinden sapması husunda başına başka ne sıkıntılar geliyor ya da çoraplar örülüyor.
1- Mesela sosyal medyada yani "eğiticisi belli olmayan bir sahada" tehlikeli bilgilerle donatılmaktayız. Bir bakmışsın aşırı dinci , bir bakmışsın satanist, bir bakmışsın anarşist oluvermiş gencecik dimağlar.
2- Sabah programlarında "ailenin nasıl parçalanacağı" itinayla öğretildikten sonra, akşam haberlerinde de insanımızın birbirini nasıl boğazladığı ,nasıl dolandırdığı ,nasıl kandırdığı, nasıl tecacüz ettiği gösterilerek öfkesi kabartılmakta ve ayrıca insanımıza kendi adaletini kendisnin nasıl sağlayacağıda örnekleriyle anlatılmaktadır.
3- Kamu kurumları da bunca olup bitene kayıtsız kalamamakta , kamu kurumlarında iş yoğunluğu ve yetersizliğinde verdiği şımarıklıkla " ben mi kurtatacağım bu ülkeyi" diyen yorgun ve küskün görevlilerle dolup taşmakta, işleyişler olabildiğince sarkmaktadır.
4- Dilinden ,ar ,namus ,dürüstlük ,ahlak ,helal -haram kavramları düşmeyenlerin ,dilleriyle söyledikeleri ile yaptıklarının tam zıt olduğunu gören insanlarda malesef ahlkaszılık bataklığına sürüklenmektedir.
5- Kurumlarda liyakatsiz insanların görev alıyor olması ve torpil ve adam kayırmacılığın zirve yaptığı zamanımızda malesef bu hale düşmemeze en büyük etkenlerdendir.
BİZ ASLINDA NASIL BİR MİLLETİZ.
Küllerinden herzaman yeniden doğabilen bir milletiz.
Her ne musibet başımıza bela olursa olsun , Yüce Allahın bir dua kadar yakınımızda olduğunu unutmamak gerekiyor.
Dünyanın sıkıntısını tek başımıza sırtlanarak hiçbir yere varamayacağımızı , bize düşen vazifeden fazlasını kendimize yük edindiğimizi anlamamız gerekiyor.
Bence biz harika bir milletiz. Sadece şu kir ve pastan arınmamız gerektiğini bir anlamamız gerekiyor.
Ne kadar çamura batmış olursak olalım , çıkmak için aldığımız her mesafeyi kar olarak bilmeliyiz. Herbirimizin içinde bir güzel insan var ve çamurdan kurtulmayı ve temizlenmeyi bekliyor. Bir tövbe kadar uzağız güzel şeylere.
Hangi düşünceye sahip olursak olalım , bizi bizden daha fazla seven ,koruyan ,gözeten bir Yaratıcımız olduğunu unutmamalıyız.
Herkesi daha güzel günler bekliyor. Kendi geleceğimiz için ve kendimiz için bize yardımcı olmak isteyen Yüce Allaha ,bizde çabalayarak kendimiz için yardımcı olalım. Onun yardıma ihtiyacı olmadığını herkes biliyor. Ama imtihandayız güzel kardeşlerim.
Hiç birşey yapamıyorsan , ekmeğini al , ev ihtiyaçlarını al , aheste aheste evine doğru yol al.