YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET...

Nusret Kebapçı

09-06-2025 18:15

Son zamanlarda anayasa değişikliği ve yeni anayasa tartışmaları hız kazanmış durumda. Özellikle iktidar kanadında bu konuda atılması düşünülen adımlar sıkça dile getiriliyor. Değişimin nasıl olabileceği, iktidar ortakları tarafından dillendirilmeye çalışılsa da, burada şaşırtıcı olan, ana muhalefet partisinin bu konuya neredeyse hiçbir eleştiri getirmeyip ne yazık ki koşulsuz destek vermesidir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, hazırlıklarına iktidar partisinin öncülük ettiği bu yeni anayasanın nasıl bir şey olacağını tartışmadan önce, mevcut meclisin yeni bir anayasa yapmaya yetkisinin olup olmadığı konusunu netleştirmek gerekiyor.

Çünkü anayasalar, mecliste çoğunluğu sağlayan herhangi bir partinin keyfince yapabileceği bir metin değildir. Anayasa, devletin egemenliğini tanımlayan ve onu nasıl sınırlayacağını, kullanacağını gösteren bir kılavuzdur. Bu nedenle yeni bir anayasa aynı zamanda yeni bir devlet veya yeni bir egemenlik anlayışı anlamına da gelir. Dolayısıyla, anayasalar genellikle belirli ölçütlere göre oluşturulan kurucu meclisler tarafından yapılır.

Ayrıca, anayasaya göre dört yıllık bir süre için seçilen ve ettikleri yeminde anayasaya uyma sözü veren vekillerin böyle bir davranışı, mevcut anayasaya darbe anlamına gelmesi dışında, herhangi bir futbol maçında takımlardan birinin maçın ortasında oyunu durdurup, belirlenen kurallara uymayı reddederek kendi belirleyecekleri kurallara göre oynayacaklarını açıklamalarından da farksızdır…

Böyle olunca da Anayasaya göre dört yıllığına seçilmiş ve mevcut anayasaya uymak konusunda yemin etmiş vekillerin yeni bir anayasa yapma yetkileri de bulunmamaktadır.

Yani anlayacağınız, yeni anayasa yapılması konusunda durum budur. Peki, değişiklikle yapılmak istenilen nedir, hiç düşündünüz mü? Aslına bakarsanız, üzerinde çok da düşünmek gerekmiyor. Yapılan açıklamalar ve konuşmalarla her şey apaçık ortada. Hatta o kadar ortada ki, eğer fanatik bir yandaşlığınız söz konusu değilse, anlamamak neredeyse imkânsızdır.

İsterseniz, anayasada değişiklik yapabilmek adına söylenen gerekçelerden başlayalım ki, değişiklikle ne ya da nasıl bir devlet modeli amaçlandığı net olarak anlaşılabilsin.

Değişikliği gerekçelendirmek adına sıklıkla "darbe anayasası" falan deniliyor ya.

Şöyle düşünün

Anayasa üzerinde pek çok kez değişiklik yapılarak neredeyse üçte ikisi değiştirilip, demokratik parlamenter sistem yerle bir edilerek başkanlık sistemine geçeceksiniz, ülkeyi sadece kararnamelerle yönetip, hemen her türden kararı dilediğiniz gibi alabileceksiniz. Ama bu size yine de yetmeyecek. Neden biliyor musunuz?

Çünkü değişiklik konuları konuşulurken "kurucu anayasa" kavramı kullanılmaktadır. Sadece bu kavramın kullanılması bile yeni bir devlet kurulmak istendiği anlamına gelmez mi? Ya "yeni milli kimlik tanımlanması" sözlerinden ne anlıyorsunuz?

Neyse, sözü çok fazla uzatmayalım. Aslında yapılmak istenilen gayet açık. Anayasa referandumuyla başkanlık sistemi kabul edildikten sonra, "Federasyon olmadan başkanlık, altı kaval üstü şişhanedir, bu ikisinin birlikte olması gerekir" denilmedi mi?

O halde bunun da sadece bir yolu bulunmaktadır: Anayasanın ilk dört maddesiyle 42 ve 66. maddelerini değiştirmek.

Bu arada , “yeni milli kimlik” sözü de sakın ola ki ulus anlamına gelen milli sözcüğüyle karıştırılmasın. Burada kullanılan milli; Arapça Milla sözcüğünden türemiş olup ümmet yerine kullanılmaktadır.

Hem zaten İslamcılık da, ulus devlet anlayışına karşı çıkarken pekâlâ çok kimlikliliği, çok kültürlülüğü, çok hukukluluğu kabul etmiyor mu?

Şunu da unutmamak gerekiyor: Bugün başkanlıkla yönetilen ülkelerin tamamı federasyondur. Federasyon olan ülkelerin tamamı da başkanlıkla yönetilmektedir. Ama bir farkla. Bu ülkeler, küçük küçük devletçiklerin daha kuruluş aşamasında bir başkanlık altında birleşmesiyle oluşmaktadır.

Ama üniter bir ulus devletin, emperyalist müdahale dışında, federatif olabilmesinin örneği yoktur…

 

     09.06.2025

 Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00