Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı

Nusret Kebapçı

04-11-2025 09:48

Zaman zaman yazılarıma, kendilerine “Osmanlıcı” veya “Osmanlı torunu” gibi unvanlar takan ya da kendilerini “Siyasal İslamcı” sayanlardan eleştiri değil, özellikle Atatürk ve Cumhuriyet’le ilgili doğrudan suçlamalar gelince, konuya açıklık getirmek zorunlu hale geldi.

İsterseniz Osmanlı’dan başlayalım: Bir yönetim düşünün ki, babadan oğula geçen bir aile tarafından yönetilmektedir. Böyle olunca, o aile fertlerinden olmadığınızda “torun” nasıl olunur? İşte orası son derece ilginç!

Diyelim ki, “Biz Osmanlı yönetimi altındaki milletlerdeniz; ya da Türk’üz diyemediniz diyelim ama Rum’uz, Ermeni’yiz, Arap’ız, Yahudi’yiz…” deseniz de bunu anlarım, hatta itiraz bile etmem. Ancak “torun olmak” işi başka bir boyuta taşıyor ki, bu iddianın tarihsel ve genetik bir karşılığının olması mümkün değil.

Ama Osmanlı’nın, özellikle de son zamanlarını biraz anımsamakta yarar var. Bir yönetim düşünün: Ülkede var olan sanayi, tarım, banka, her ne varsa tamamı yabancıların elinde. Ülkede hiçbir şey üretilmediği gibi, kapitülasyonlar ve Balta Limanı gibi anlaşmalarla yerli üretim tamamen çökertilip ülke, Batılı ülkelerin açık pazarı haline getirilmiş durumda. O kadar ki, ülkede Merkez Bankası olmadığı gibi, onun yerine geçen Osmanlı Bankası bile yabancıların elinde.

Bu arada, Osmanlı yönetici sınıfının yetiştirildiği Enderun Mektebi’nde devşirmelerin eğitim gördüğü ve Osmanlı’da Türklerin değil, onların hemen her türlü makama geldiği artık sır değil.

Tabii tüm bunları söylerken, Osmanlı’nın çok kimlikli, çok kültürlü bir imparatorluk olduğunu da belirtmek gerek. Her ne kadar son zamanlarında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin çabalarıyla “Osmanlı milleti” yaratma girişimleri olsa da, azınlıklar birer birer ayrılmaya başladığı için bu çabalar sonuçsuz kaldı.

Ancak özellikle bir konunun altını çizmekte fayda var: Kendilerini “günümüz Osmanlıcısı” olarak tanımlayan anlayış, bugün de kendilerini Türk kabul etmeyip çok kimlikli, çok kültürlü, federatif bir devlet yapısından yanadır. Bunun yanında, ekonomik olarak ülkenin Türk ulusu adına üretim yapmasına karşı çıkıp, ülkeyi tamamen yabancı pazarı haline getirme konusunda aynı düşünceleri taşımaktadırlar. Yani, ekonomide ve siyasette ulus devlet ve kimlik karşıtı olup, ABD emperyalizminin dayattığı “Osmanlı tipi millet tarzı” denilen çok kimlikli, çok kültürlülüğe heveslidirler; ulus devlet karşısında ABD emperyalizminin yanında saf tutmaktadırlar.

Gelelim Siyasal İslamcılara. Çünkü onlar da ulus devlet karşıtı olup, her fırsatta Atatürk, Cumhuriyet ve ulus devlete saldırmaktadırlar. Peki neden? Ya da şöyle soralım: Siyasal İslamcılık, neden Cumhuriyet öncesinde olduğu gibi bugün de emperyalizmin hizmetinde?

Aslında sadece bizde de değil. ABD’nin bölgede İsrail karşıtı ülkeleri parçalama stratejisinin baş aktörü neden hep İslamcılar olmaktadır? Hiç düşündünüz mü?

Veya şöyle diyelim: Neden siyasal İslamcılık, sadece İslam peygamberinin resim ve karikatürü gündeme gelince tepki gösterir de, emperyalizmin ekonomik ve siyasi baskı ve sömürüsüne kayıtsız kalıp, ülkeleri parçalama planlarına destek olur?

İşte bunu tam olarak anlayabilmek için kavramları yerli yerine oturtmak gerekiyor. Aksi halde, bu tür akımların neden her zaman emperyalizmin hizmetinde olduğunu kavrayamayız.

Aslına bakılırsa, işin dönüm noktası laiklik ve ulus bilincidir. Zira biraz dikkat edildiğinde, laik olmayan ve ulus bilincinden uzak hiçbir siyasi düşüncenin emperyalizme, ekonomik ve siyasi sömürüye karşı çıkamadığı görülecektir.

Kavramları temelden ele alırsak, mesele daha net anlaşılır. Şu bilinmelidir: Bir toplum laik olursa, egemenlik millete geçer ve millet -yani ulus- olursunuz. Ancak ulus olduğunuz zaman, üzerinde yaşadığınız toprak “vatan” olur. Vatan olunca, emperyalizme karşı ekonomik ve siyasi bağımsızlık anlam kazanır. Böylece sanayileşme, yer altı ve yer üstü zenginlikleri koruma, onları milletin çıkarı için kullanma ve tarımı geliştirme anlamlı hale gelir.

Tersten başlarsak; laiklik olmazsa siz ümmetsiniz. Ümmet olunca, üzerinde bulunduğunuz toprak sizin için sadece bir “arsa”dır.

Böyle olunca da emperyalizme karşı mücadele, ekonomik ve siyasi bağımsızlık elbette hikâye olur. Bu durumda ülke toprakları kolaylıkla alınıp satılabilen bir meta haline gelir; yer altı ve yer üstü zenginlikleri de emperyalizme peşkeş çekilebilir.

Demek istediğim şudur: Laiklik ve ulus bilinciniz varsa, emperyalizme karşı ekonomik ve siyasi bağımsızlığınızı savunabilir, ülkenizi sanayileştirip tarımı geliştirerek kalkındırabilirsiniz.

Eğer değilseniz, sadece emperyalizmin sömürgesi olursunuz; asla başka bir şey değil.

    03-11-2025

Nusret KEBAPÇI

DİĞER YAZILARI SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00