Türkiye’nin Çıkmazı: Nato Kıskacı

Nusret Kebapçı

09-07-2026 09:21

Bilindiği gibi 7-8 Temmuz’da NATO toplantısı Türkiye’de yapılacaktır. Yani Türkiye, NATO’ya ev sahipliği yapacaktır. Bu nedenle iktidar, özellikle başkent Ankara’da çok hummalı bir faaliyet yürütmektedir. Bir yandan ülkenin fakirleşmesini gözlerden gizlemeye çalışırken, diğer yandan da en küçük olası bir tepkiye fırsat vermemek için bırakın toplantı, panel, sempozyum ve mitingleri, düğünleri bile yasaklamaktadır.

Peki neden? Çünkü iktidar bu yasaklarla tüm halkın sözde kendisinin yanında olduğunu, bu konuda hiçbir tepkinin de bulunmadığını göstererek ciddi bir göreve layık olduğunu kanıtlama çabası içindedir. Neydi o görev? Ülke içinde, özellikle Adana’da NATO’ya bağlı bir kolordunun yerleştirilmesini kabul etmenin yanı sıra İstanbul’a, yani Boğaz’a NATO’nun yerleştirilmesidir.

Tabii bunları dayatmanın elbette bir amacı var. Bunlardan birincisi, NATO’ya Boğazları kontrol etme yetkisi verilerek Rusya’yı tecrit etmek ve bunun yanında Ukrayna’ya NATO adına destek verebilmek... Bir diğeri de NATO Güney Kanadı Komutanlığıdır. Tahmin ettiğiniz üzere bu görevlere seçilmek öyle bedavaya olmuyor. İşte bu nedenle, yerli ve millî uçaklarımıza gerekli olan 700 milyon dolarlık motor sipariş etmemiz gerekiyor.

Aslında bunu daha açık söylemek gerekirse İran, Rusya ve Çin NATO’nun hedefindedir. Böyle olunca da bölgede Türkiye dışında bu işe razı olabilecek başka bir seçenek de görülmüyor. Bu arada Adana’ya yerleştirilmesi planlanan kolordunun hangi görevi üstleneceği çok belli değil. Ancak insanın aklına şu soru geliyor: Ülkemiz içinde yaşanabilecek bir kışkırtma sonucu çıkabilecek ve çok büyük boyutlara varabilecek ayaklanma benzeri olaylara müdahale ederek, sözde asayişi sağlamak adına birilerini korumak ve ülkenin bölünmesini meşru hale getirmek olabilir mi? Onu tam bilemiyoruz. Ama ihtimal dahilinde olduğu da bir gerçek.

Bunun yanında, daha geçtiğimiz günlerde ülkenin pek çok yerinden kontrol noktalarının kaldırıldığını bizzat en yetkili ağızlar söylemedi mi? Bu durum, birinci açılım döneminde nasıl ki askere ve polise müdahale izni verilmeyip birilerinin silahlanması dolaylı olarak sağlandıysa, şimdi de kontrol kaldırılarak ülkemize yabancı askerler yerleştirilip çok daha büyük bir planın hazırlıklarının yapıldığı düşüncesini ister istemez akla getirmektedir.

Sahi, biz yıllar öncesinde 1 Mart Tezkeresiyle ülkemizde yabancı asker bulundurulmasını, mevcut iktidar liderinin ısrarına rağmen reddetmemiş miydik? Ama ne yazık ki bu kez durum oldukça farklı. O dönemde aktif bir parlamento ve buna karşı çıkan, pek çok milletvekilini olası tehlikeler konusunda ikna edebilen bir muhalefet lideri vardı. Şimdi ise NATO’ya iktidardan daha iyi hizmet edebileceğini Newsweek ve Financial Times gibi küresel sermayenin amiral gemisi sayılan yabancı basına bile yazabilen bir muhalefet lideri var.

Durum vahim. Her ne kadar parti çizgisinin üzerinden çok sular akıp tamamen neoliberalizme doğru yelken açsa da taban henüz yaşanan gelişmeleri fark edemiyor. Bilinmesi gerekir ki, parti programında öyle Atatürk döneminden aklınızda kalan bağımsızlık, emperyalizme karşı mücadele falan yok. Öyle bir anlayış zaten söz konusu bile değil. Bir önceki ve yeni programda da süslü, sözde çağdaş kavramların arkasına saklanılsa da parti programında hiçbir şekilde antiemperyalizm, bağımsızlık, millî tarım, sanayi, ekonomik bağımsızlık falan yok.

Bana sorarsanız, bugün Türk siyaset sahnesinde kendilerine milliyetçi, muhafazakâr, İslamcı diyen siyasi partiler için de durum aynıdır. Siz hiç bu türden partilerden sanayinin, tarımın, madenlerin, enerjinin, iletişimin ve toprakların yabancılara satılmasına karşı çıkıp millî bir tarım, sanayi ve madencilik türünden bir programı olanı gördünüz mü? Elbette görmediniz. Türk sağı, yani milliyetçi muhafazakâr partiler ekonomik ve siyasi bağımsızlıkta olduğu gibi ABD emperyalizminin BOP kapsamında parçaladığı Afganistan, Irak, Libya ve Suriye konusunda da tamamen tepkisiz kalmaktadırlar. Hatta ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırılarına bile yine aynı şekilde sessiz kalıp, yetmezmiş gibi saldırıya uğrayan İran’ı bile kınayabilmişlerdir. Zaten hiçbirinin NATO’ya karşı herhangi bir tutumu da söz konusu değildir.

Doğrusunu isterseniz bunda şaşılacak bir şey yok. Benim anlayışıma göre vatansever ve milliyetçi olmanın tek bir ölçüsü vardır: Ülkenin ulusal bütünlüğünü yani ulus kimliğini savunmak yanında, ekonomik ve siyasi bağımsızlığını da savunmak. Biliyorsunuz ki ekonomik bağımsızlığı savunamayanlar, siyasi bağımsızlıktan yana olamazlar. Siz hiç bu tür partilerin; memleketin sanayisi, tarımı, madenleri, limanları, bankaları ve toprakları yabancıya, üstelik tek bir kurşun bile atmadan teslim edilirken en küçük bir tepkilerini duydunuz mu?

İşte bugün ABD’nin Türkiye’ye Osmanlı millet sistemini, çok kimlikliliği dayatmasının en büyük nedeni, bunu ancak şu an iktidarda olan siyasal İslamcı bir partinin yapabileceği; diğer sözde milliyetçi ve muhafazakâr partilerin de buna destek olmasa bile en azından kayıtsız kalacağı düşüncesidir.

Bir bakın; BOP kapsamında hemen her ülkede bu projeye destek olanların tamamının siyasal İslamcı olmaları sadece tesadüfle açıklanabilir mi?

Mümkün mü?

6 Temmuz 2026
Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN EKONOMİK TEMELİ… 01-01-1970 03:00 NATO KAFA… 01-01-1970 03:00 SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00