STRATEJİ Mİ YOKSA TESLİMİYET Mİ?

Nusret Kebapçı

18-08-2026 07:44

Aylardır haklarını alamayıp defalarca Ankara'ya gelmek zorunda kalıp, sorumlu bakanlıkların önünde eylem yapan maden işçileri; uzun süredir ödenmeyen maaşlarını alabilmek, evlerini geçindirmek ve kiralarını ödeyebilmek için mücadele etmektedirler.

Peki, karşılığında ne alınmaktadır? Dayak, baskı, gözaltı ve şiddetle yürütülen sendikasızlaştırma politikaları... Başka bir şey yok.

Peki, aylardır işçinin hakkını gasp eden, onları mağdur eden o maden şirketlerine ne yapılıyor dersiniz? Ya da herhangi bir yaptırım yapılıyor mu? Ben söyleyeyim: Aynı şirketlere yüzlerce yeni maden ruhsatı verilmekte. Türkiye'nin pek çok ilinin yüzde ellisinden fazlası bu şirketler için maden sahası ilan edilmekte. Sorumluluklarını yerine getirmeyen bu maden sahiplerine devlet tarafından en küçük bir yaptırım bile uygulanmamaktadır. Bırakın gözaltıyı veya sorguyu, hesap bile sorulmamaktadır.

İşte, zaman zaman yazdığım ve pek çok kaynaktan duyduğunuz neoliberalizm aslında tam olarak budur.

Neoliberalizm ‘de devlet, tamamen sermayenin hizmetindedir. Sermayenin rahatı bozulmasın, huzuru kaçmasın diye sınıf mücadelesi veren örgütler devlet eliyle adım adım işlevsizleştirilir. Fakat bu da yetmez; devletin yeniden ekonomik ve siyasi bağımsızlık yönünde karar alıp emperyalizmi ülkeden kovamaması için, o ülke halkının emperyalizm karşısında etnik ve hatta dini kimlikçilikle ayrışması gerekir ki sömürü ve yağma kesintisiz sürebilsin.

İşte ülkenin her santimetresi yağmalanıp talan edilirken sendikaların tasfiye edilmesi, meydanın ulus devlet karşıtı, ekonomik ve siyasi bağımsızlık anlayışından uzak tarikat ve cemaatlere bırakılması bundandır. Eğitimin dinselleştirilerek emperyalizm, vatan, Atatürk ve bağımsızlık gibi kurucu kavramların unutturulmak istenmesinin nedeni de budur. Dikkat ederseniz; mevcut düzeni savunup Atatürk, Cumhuriyet ve laiklik karşıtlığı yapanların sözlüğünde emperyalizm, ekonomik ve siyasi bağımsızlık, ulus ve ulus devlet gibi kavramlar asla yer almaz.

Son dönemde hız kazanan, Büyük Ortadoğu Projesi'nin ülkemizde uygulanması anlamına gelen "çerçeve yasası" ve devamında gündeme getirilen anayasa değişikliğiyle çok kimlikliliğe, çok kültürlülüğe yönelinmesinin asıl sebebi de budur.

Parti programlarına biraz göz attığınızda; devletin ekonomiden çekilmesini savunan, milli sanayi, tarım, enerji ve haberleşme gibi bir kaygısı olmayan, sendika ve sınıf örgütlerinden yana durmayıp emperyalizmin derinleştireceği etnik ve dini kimliklerin savunuculuğunu yapan yapıları açıkça görürsünüz.

Bu arada söz emperyalizmden açılmışken Çerçeve Yasa'ya değinmeden geçmek olmaz...

Çerçevesi emperyalist odaklarca çizilen bu yasayla, ulus devletin tasfiyesini hedefleyen yeni anayasa sürecinin taşları döşenmektedir. Bu sürece "evet" veya "hayır" demek, doğrudan BOP ‘un Türkiye'de uygulanmasına onay verip vermemekle eşdeğerdir.

Bazıları genel başkanlarının verdiği "evet" oyunu, kendilerince "iktidarın elinden koz alma hamlesi" veya "büyük bir strateji" gibi pazarlamaya çalışıyorlar ya... Öyle değil.

Ama isterseniz önce bu "evet" oyunun nelere yol açacağını net olarak ortaya koyalım ki konu açıklığa kavuşsun…

Öncelikle, BOP Projesi'ne destek anlamına gelen bu oy, emperyalist projeye doğrudan meşruiyet alanı açmaktadır. Ayrıca ABD ve Avrupa ülkelerinin terör örgütü listelerinde yer alan PKK, bu tür yasal zeminlerle süreç içinde aklanıp uluslararası alanda meşru bir siyasi aktör statüsüne kavuşturulacaktır. Bunun yanı sıra, genel başkanın bizzat onayladığı bir yasayı partisinin AYM'ye taşıması mümkün müdür? Bence hayır.

Dolayısıyla verilen "evet" oyu; bilinçli, planlı bir tercihtir. Bu oyla bölücü hareketin önü açılmış ve ulus devletin tasfiyesine zemin hazırlanmıştır. Bu tercih bir "taktik zekâ" ya da "iktidarı köşeye sıkıştırma adımı" falan değildir; bizzat parti programının gereğidir.

Bu nedenle kendi parti programını dahi okumadan ahkâm kesenlere hatırlatmak gerekir: Bölücü terör örgütünün dayattığı temel talepler neydi? Eşit yurttaşlık adı altında etnik kimliğin anayasal olarak tanınması ve çok kimlikli, çok dilli bir yapı oluşturmak adına anadilde eğitim ve anadilde kamu hizmetiyle birlikte Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki çekincelerin kaldırılarak yerel yönetimlere idari ve mali özerklik verilmesi. Değil miydi?

Tüm bu talepler, o savunulan parti programında üstelik hiçbir yoruma yer bırakmayacak şekilde yer almıyor mu?

Peki, bu durumda kendi programlarının dahi farkında olmayanların teslimiyetçi imzaları bir "strateji dehası" gibi görmesi ne kadar mümkün?

Ama iş o değil. Ne demişler...

"Şeyh uçmaz, mürit uçurur."

Olay budur.

18 Ağustos 2026
Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI KİMİN ÇERÇEVESİ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Asıl İhtiyacı: Atatürk Söylemi Değil, Atatürk Çizgisi 01-01-1970 03:00 CHP Ve Yeni Parti’nin Asıl Sorunu… 01-01-1970 03:00 Ahbap, Haluk Levent Ya Da Sosyal Devletin Planlı Bitirilişi 01-01-1970 03:00 KURTULUŞ SAVAŞI’NDAN KURTULMAK… 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Çıkmazı: Nato Kıskacı 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN EKONOMİK TEMELİ… 01-01-1970 03:00 NATO KAFA… 01-01-1970 03:00 SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00