ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ?

Nusret Kebapçı

19-08-2025 08:32

 

Bir ülke düşünün; her yanından pislik fışkırıyor, aklınıza gelen her alanda çeteler ve yolsuzluklar kol geziyor.

Tahmin ediyorum ki bizde yaşananların binde biri bile herhangi bir ülkede yaşanmış olsaydı, o ülkenin yöneticileri toplum içine çıkamaz, istifa etmek zorunda kalırdı. Halkın devlete olan güvenini yeniden inşa etmek adına adil bir şekilde yargılanmaları da kaçınılmaz olurdu. Ancak bizde, her zamanki gibi, bu tür olayların hiçbirinde memleketi yönetenler yargılanmak şöyle dursun, ilgili kişilerin istifasına bile tanık olmuyoruz. Hatta suçu üstlenen bile çıkmıyor.

Peki, şöyle bir soru sormuş olsak: Eskiden çeşitli devlet kurumlarının güvenilirlik endeksi araştırılır, sonuçları da basın ve medya aracılığıyla halkla paylaşılırdı. Bugün de kesinlikle dürüst ve adaletli çalışan herhangi bir devlet kurumu var mı diye halka sorsak sizce nasıl bir sonuç çıkar?

Bence iyi bir sonuç çıkmayacağı kesin. Sanırım güvenilir devlet kurumu kalmamış. Düşünebiliyor musunuz? Biz henüz LGS sınavındaki usulsüzlükleri tartışmaya başlarken, bakıyoruz ki LGS devede kulak kalmış. Çürümemiş devlet kurumu yok gibi. Sahte diplomalar mı ararsınız, ÖSYM sayfasında not yükseltmeler mi? Bu arada, diploma demişken, sadece lise veya üniversite diplomaları değil; doçentlik ve profesörlük unvanları da bu sahtecilikten nasibini almış. Bu diplomalar sayesinde milletvekili, rektör olanlar bile var.

Tüm bunlar yaşanırken, devletin siber güvenliği, istihbaratı ve emniyetin ilgili birimleri ne yapıyor? Bu da ilginç bir soru.

Sahi, bu işlerin öncesinde özellikle özel hastanelerde "yeni doğan", "röntgen", "MR" gibi adlarla ortaya çıkan çeteler ne oldu? Sonucunda ne mi oldu? Birkaç hemşire ve alt düzey görevli günah keçisi ilan edildi ve mesele kapatıldı. Ya Bolu'daki otel yangınının sorumluları? İnanın, onlar da görevlerini paşa paşa yapmaya devam ediyorlar.

Bakın, orman yangınlarına henüz değinmedik bile. Üçte biri ormanlarla kaplı olan bir ülke düşünün; normal şartlarda her bölgede yangın söndürme uçak filoları olması gerekirken, görevlilerine özel giysi almaktan bile aciz. Üstelik bu ülke, Paris İklim Anlaşması'nın uygulanmasında denek olmayı kabul etmiş olsun... Sadece 350 milyar dolar karşılığında.

Sonucunda ormanlarımız tamamen yakılmakta, hayvancılığımız yok edilmekte, köylerimiz ortadan kaldırılmaktadır. Ve ne yazık ki bu yüzden olsa gerek, memleketi yönetenler olan biteni sadece izlemekle yetinmektedir.

Tüm bunlarla birlikte, ülkemizin sanayi, tarım, hayvancılık ve yeraltı madenlerinin yabancı ülkelere çok küçük paralarla satılmak değil, düpedüz peşkeş çekildiğini de unutmamak gerekiyor.

O halde şimdi burada duralım ve düşünelim: Tüm bunları üst üste koyduğumuzda, yaşadıklarımızın basit bir dalgınlık ya da bir anlık gafletle yapıldığını düşünmek akılcı geliyor mu?

Doğrusunu isterseniz, tüm bu ülkece yaşadıklarımız, tamamen ülkemizi yöneten siyasal İslamcı iktidarın ideolojisinden kaynaklanmaktadır. Çünkü iktidar, İslamcı olmasına rağmen tamamen neoliberal ekonomik ve siyasi bir politika izlemektedir. Bu politikanın en önemli özelliği de devleti sermaye karşısında alabildiğine küçültüp sermayeyi başıboş bırakmaktır. Zaten bu neoliberalizmin en ünlü sloganı da "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" değil miydi?

Peki, siyasal İslamcılığın bu neoliberal ekonomi ve siyaseti çok kolay uygulayabilmesinde, siyasal İslamcılıkta vatan, ulus, ulusal egemenlik gibi kavramların olmaması yanında, ülkenin tıpkı Osmanlı mantığıyla toprak, sanayi, hayvancılık ve madenleri dahil her şeyiyle padişahın mülkü kabul edilip halkın tebaa olarak görülmesinin payı yok mudur?

Ülke ekonomik ve siyasi olarak yok edilmeye çalışılırken kimseye hesap verilmemesi de bu düşünceyi doğrulamıyor mu?

Yani anlayacağınız: Topraklarımızın tekrar geri alındığı, madenlerimizi kendimizin işlettiği, tarım, sanayi ve hayvancılıkta yabancı ülkelerin sömürgesi değil, onlarla her alanda yarışabilen gelişmiş, kalkınmış bir ülke istiyorsanız...

Bunun yolu, devletin tekrar ekonomide etkin hale getirilip halkın ulus bilinciyle donatılması, ülke kaynaklarının yabancılardan geri alınması, eğitimden sanayileşmeye kadar ulusal ve planlı bir ekonominin uygulamaya konulmasından geçmektedir.

Ama asla siyasal İslamcılıkla değil.

18-08-2025

Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00