Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi

Nusret Kebapçı

24-02-2026 09:09

Bilindiği gibi, kamuoyunda merakla beklenen "Terörsüz Türkiye" konulu rapor açıklandı. Bu süreçte en dikkat çekici detay; komisyonda yer alan birkaç küçük parti hariç, neredeyse komisyonun tamamının raporu onaylamış olmasıdır. Bu tablo bize acı bir gerçeği fısıldıyor: Komisyonda Türk ulus-devletini kayıtsız şartsız savunan neredeyse hiçbir siyasi irade mevcut değil. Görünen o ki, komisyon üyelerinin büyük bir kısmı Türk ulus-devletinin tabutuna son çiviyi çakma konusunda örtük bir mutabakat sağlamış durumdalar.

Aslına bakarsanız, siyaseti yakından izleyenler için bu durum hiç de şaşırtıcı değil. Çünkü hayır oyu verenler de dâhil olmak üzere, komisyondaki partilerin hemen hiçbirinin ulus-devlet, ulusal kimlik veya ulusal ekonomi gibi bir önceliği bulunmuyor. Hemen hemen tamamı Avrupa Birliği eksenli bir siyaseti benimsemiş olup; bırakın Gümrük Birliği’nden çıkmayı, NATO’dan veya ABD’den bağımsız bir duruş sergileme iradesine bile sahip değiller. Böyle olunca da ülkece yaşadığımız olayları emperyalizmin bölge planlarından bağımsız düşünmek mümkün değildir. Eğer aksi yönde düşünüyorsanız, bilerek ya da bilmeyerek emperyalizmin Türk halkını "ikna ekibinde" yer alıyorsunuz demektir.

Süreci hatırlayalım: Bizler 1980’den bu yana ABD ve yerli unsurlarının Türkiye’ye dayattığı; etnik ve dinsel kimliklerden oluşan bir "parçalı Türkiye" modeline tanık oluyoruz. Özal döneminde de bu yol denenmiş ancak sistemin omurgasını oluşturan ordunun direnciyle karşılaşmıştı. Bu hedef birilerinin kursağında kaldı ve normal bir siyasi partiyle bu yapıyı yıkamayacaklarını anladılar. Bu iş ancak ulus-devlete, Türk ordusuna ve ulusal kimliğe mesafeli; tüm etnik ve dinsel yapıları eşitleyen "ümmetçi" bir siyasetle başarılabilirdi. İşte 2002’de bu düşünceyle iktidara getirilen yapı; önce Ergenekon ve Balyoz gibi operasyonlarla ordunun direncini kırdı, ardından "Türk" ve "Atatürk" isimlerini kamusal alandan silmeye başladı.

Bugün gelinen noktada, "Terörsüz Türkiye" söylemi altında; eşit temsil ve kardeşlik maskesiyle halk ikna edilmeye çalışılmaktadır. Oysa asıl hedef, Türk ulus-devletini etnik ve dini parçacıklara ayırarak son darbeyi vurmaktır. Zaten yıllar önce "Federasyon olmadan başkanlık, başkanlık olmadan federasyon altı kaval üstü şişhanedir" diyenler, bugün hazırlanan bu raporla o eksik parçayı tamamlamaktadır. Raporda "Türk Milleti" kavramı unutturulmaya çalışılırken; Türk, Kürt, Arap, Alevi ve Sünni gibi etnik-dinsel kimlik vurgularının ön plana çıkarılması, federasyona giden yolun taşlarını döşemekten başka bir şey değildir.

Bu parçalanma sürecinde ekonomi de bir sopa olarak kullanılıyor. Terör bitmezse ekonominin çökeceği söylenerek halk korkutulmaktadır. Oysa Türkiye ekonomisinin asıl çöküş nedeni terör değil; ulusal politikaların terk edilerek "beşli çete" yapılarına imtiyazlar tanınması, madenlerin yabancılara yağmalatılması, sanayiden tarıma, bankalardan limanlara kadar her stratejik kalenin yabancı sermayeye terk edilmesidir. Bu arada bilinmeli ki neoliberal politikalar, ulusu parçalamak için kullanılan birer silahtır. Halk tekrar birleşip kendi ekonomisinin dizginlerini eline alamasın diye ulusal kimlik hedef alınmaktadır.

İlginç bir kıyaslama yapalım: Bugün bizi parçalamaya çalışan ABD; içinde yüzlerce dil ve kimlik barındırmasına rağmen, herkesin İngilizce öğrenmesini şart koşarak, yasalar önünde tam eşitlik sağlayarak ve ekonomik refahı tüm eyaletlerine yayarak güçlü bir "ulus" olmayı başarmıştır. Onlar kendi uluslarını tahkim ederken, bizim gibi ülkelere "çok kimliklilik" ve "federasyon" dayatmaları tam bir emperyalist ikiyüzlülüktür. ABD’nin bölgede hedef aldığı dört ülkede (Türkiye, Irak, Suriye, İran) aynı etnik temelli terör örgütlerini kullanması bir tesadüf değildir.

Kurtuluş yolu bellidir: Savaş sadece silahla kazanılmaz; halkın devletine güvenmesi ve kimseye muhtaç olmamasıyla kazanılır. Bunun için tarım ve hayvancılık ivedilikle desteklenmeli, sanayi ham maddelerin bulunduğu bölgelere kaydırılmalı ve yabancılara satılan yol, köprü, liman, enerji, haberleşme gibi tüm stratejik tesisler derhal millileştirilmelidir.

Yani uzun sözün kısası; ya ulusal ekonomimizi güçlendirerek ulus-devletimize sahip çıkacağız ya da neoliberalizmin pençesinde ülkemizin parça parça edilişini izleyeceğiz.

Başka çare yok.

23.02.2026

 

 

DİĞER YAZILARI ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00