Pirincin İçindeki Beyaz Taş…

Nusret Kebapçı

23-06-2025 17:53

Aslında bu başlığa koyduğum sözü genelde herkes bilir, bu yüzden başlığı biraz kısaltarak koyduk. Ama yine de tam metnini yazmakta yarar var… Çünkü önemli.

Sonuçta konu İran, daha doğrusu İran’ın İsrail ve ABD tarafından saldırıya uğraması… Belki farkındasınız ya da değilsiniz, medyada köşe başlarını tutmuş birileri ki son zamanlarda çoğunluk gibi görünüyorlar… Konuşmalarında, yaptıkları programlarda ve açıklamalarında… “İran’ın İsrail’in bombalamaları karşısında ne kadar zor duruma düştüğünü, kendini geliştirmediğini, teknolojiye önem vermediğini, hatta roketlerinin bitmek üzere olduğunu” bile söyleyebiliyorlar.

Tüm dünyanın gözü önünde Filistin’e, Suriye ve Irak’a Hizbullah ve Hamas üzerinden her türden desteği verdiği halde, “İran’ın İsrail’e karşı hiç mücadele etmediğini” öne sürerek “molla rejimi” gibi ifadelerle onun emperyalizme karşı mücadelesini küçültmeye çalışan pek çok şarlatan da ne yazık ki medyada boy gösterebilmektedir. Tabii bunlar kendilerine demokrat, milliyetçi, İslamcı, solcu, sosyalist gibi unvanlar da taktıklarından bu tür açıklamalarda kafanız karışabilir… İşte burada konuya açıklık getirmekte yarar bulunmaktadır.

Derler ki: “Pirincin içindeki siyah taştan değil, beyaz taştan korkacaksınız…”

Çünkü siyah taş zaten hemen herkes tarafından kolaylıkla fark edilebilir. Ama beyaz taş, özellikle de pirinç boyutundaysa, anlamak çok zor, bazen de imkânsız bile olabilir. Hatta çoğu zaman bu fark edememenin bedelini dişinizin kırılmasıyla bile ödemeniz mümkün. Yani yanlış düşünüp yanlış tavır alıp ülkenizin zora düşmesiyle… İşte bunlar bize gösterdikleri maskenin altındaki gizli Amerikancılar, İsrailciler, AB’cilerdir.

Bunları medyada çeşitli kimliklerde de görmek mümkün olabilir. Kimisi emekli subaydır bunların, kimi duayen gazeteci. Hatta öyle ki aralarında sözde dış politika uzmanı bile vardır. Görevleri halkın gerçekleri öğrenmesini engelleyip, emperyalizme tepki duyulmasını önleyip kafa karışıklığı yaratmaktır… Bunu zaten geçmişten beri ABD’nin hedefe koyup saldırdığı ülkelerle ilgili yalanların savunulmasından da biliyoruz…

Şöyle birazcık geçmişe dönsek… Bu yalanları anımsamaya çalışsak nasıl olur? Bir düşünün: Afganistan hangi gerekçeyle işgal edilmişti? Usame Bin Ladin’i aramak gerekçesiyle değil mi? Sonuçta bulunan kimse olmadı ama Afganistan bu gerekçeyle işgal edilivermişti. Ya Irak’ta sanki durum çok mu farklıydı? Aslında değildi ama ellerindeki medya gücüyle tüm dünya Irak’ın elinde kimyasal silah olduğuyla ilgili ikna edilerek… Dünyayı tehdit eden bir düşman olarak şeytanlaştırılarak saldırıya uğradı ve bugünkü manzara ortaya çıkıverdi… Yani paramparça edildi…

Sanki Suriye’de durum çok mu farklı? Asla değil. Yine benzer yalanlarla Suriye’de emperyalist yalanların kurbanı yapılarak İsrail egemenliği altına… Daha doğrusu ABD egemenliğine sokularak parçalanmadı mı?

Gelelim İran’a… Burada da İran’ın nükleer silah ürettiği gibi bir yalanla saldırıya haklılık kazandırılmaya çalışılmıyor mu? Üstelik İsrail’in 90 civarında nükleer silahının tüm dünyaca bilindiği halde… Şimdi insan haliyle merak ediyor… İran İsrail’e komşu bir ülke değil. Arada yaklaşık 1500 km gibi bir mesafe var. Buna rağmen pek çok ülkenin hava sahası geçilerek İran bombalanabiliyor… Sizce de Irak ve Suriye parçalanmamış olup eski yönetimlerde olsaydı böyle bir şey düşünülebilir miydi? Elbette mümkün değil.

Şimdi aklınıza İran’a yapılan saldırıyla ne yapılmak istenildiği gibi bir soru da gelmesi mümkün… O halde söyleyeyim… Öncelikle İran’da bir yönetim değişikliği yapılarak Batı çıkarlarına uygun bir iktidar düşünülmektedir… Böyle olduğunda biliniyor ki… Rusya Hazar Denizi’nin daha güneyine inemeyecek… Ve Çin’ de Ortadoğu’dan uzak kalarak enerji kaynaklarından mahrum kalacak… Yani bir taşta iki kuş vurulacak.

Siz belki olaylara ulusal değil mezhep gözlüğünden bakıp İran’ın kaybetmesini bile isteyebilirsiniz de… Bence olay o kadar basit değil. Neden biliyor musunuz? İran kazanırsa dünya çok kutupluluğa evrilerek daha yaşanılır hale gelecek. Yenilirse de ABD egemenliğini büyüterek pekiştirecek…

Olay budur.

23-06-2025

Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00