PEKİ, KİM SUÇLU?

Nusret Kebapçı

21-04-2026 08:07

Önce Fatma Nur öğretmen, ardından Şanlıurfa ve sonrasında Kahramanmaraş'ta bir okulda yaşanan katliamlar, dikkatleri "Bu okullarda neler oluyor?" sorusuna çekti. Olayların bu kadar kısa aralıklarla yaşanması, nedenlerini tartışmayı da beraberinde getirdi. Tabii anlasın anlamasın her kafadan bir ses çıkınca, konuya açıklık getirmek kaçınılmaz oldu. Neymiş; 23 Nisan törenleri yasaklanmalıymış, beylerin canı öyle istiyormuş!

Peki neden? Aslında tutarlı hiçbir gerekçeleri yok. Sadece, toplumda giderek yükselen Atatürk ve Cumhuriyet sevgisinin 23 Nisan'da doruğa vuracağını biliyorlar. Akıllarınca bu acı olayları fırsata çevirip, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı iptal ettirmek istiyorlar. Açıkça "Biz Cumhuriyet ve Atatürk düşmanıyız" diyemedikleri için, bu katliamların gölgesine sığınmaya çalışıyorlar. O kadar öğrencimiz ve öğretmenimiz şehit edilmişken, "milli yas ilan edilsin" demek akıllarına gelmezken; aksine laikliğe karşı kinlerini kusuyorlar: "Bu olaylar laik eğitim yüzünden oluyor" diyorlar. Bunlara "Allah akıl fikir versin" diyeceğim ama akıllanacaklarından zerre ümidim yok.

Ya efendiler; 24 yıldır bu ülkeyi aynı siyasal anlayış yönetiyor! Kaldı ki 1950'lerden beri ülke (kısa aralıklar hariç) sağ partiler tarafından yönetilmektedir. Hangi konuda başarı kazanıldı? Sanayide dünya çapında bir şirketimiz mi var? Otomobillerimiz, makinelerimiz dünya liderlerince mi kullanılıyor? Eğitimde ilklerde miyiz, üniversitelerimiz ilk 100’de mi? Halkımız, emeklimiz refah içinde mi? Savaşın tarafı olan İran'da bile fiyatlar bizden dört kat ucuzken; sahi, başarılı olduğumuz tek bir alan var mı?

Ama asıl mesele bu değil. Hemen her fırsatta Atatürk, Cumhuriyet ve laikliğe saldıranları görünce, ABD temsilcilerinin itiraf niteliğindeki o sözü aklımıza gelmeli: "Türkiye ile baş etmek çok zor. İktidarı ikna ediyoruz, karşımıza muhalefet çıkıyor. Muhalefeti ikna ediyoruz, sivil toplum örgütleri ve sendikalar ayağa kalkıyor. Onları da aşsak, bu sefer yargı engeline takılıyoruz. Herkesi ikna etseniz bile, karşınıza hiç hesapta olmayan bir 'ulusal direnç' odağı çıkıveriyor."

İşte ulus-devlet dediğimiz tam olarak budur ve emperyalizm ve onun hemen her ülkedeki uzantıları her zaman bundan rahatsız olmuştur. Onların en büyük arzusu; ulus-devletin, Osmanlı’nın "millet sistemi" denilen dini kimlik esaslı, birbiriyle çatışan küçük parçalara bölünmesidir. Bu yapıyı ayakta tutan iki temel direk vardır: Siyasal İslamcıların "tekçi" diye hedef aldıkları ulus bilinci ve toplumun ortak temelde birleşmesini sağlayan laiklik. Bu yüzden; ulus bilincinin önemsizleştirildiği, laikliğin yok edildiği, sivil toplumun ve yargının devre dışı bırakıldığı bir sisteme ihtiyaçları vardı. İçinde bulunduğumuz rejim tamı tamına budur.

Bu planın bir sonraki adımı, Türkiye’nin ulus-devlet olmaktan çıkarılmasıdır. Mecliste kurulan sözde "Terörsüz Türkiye" adlı komisyonun yapmaya çalıştığı da tam olarak budur. Ortadoğu stratejistlerinin itiraf ettiği gibi; onlar bölgede halkın iradesini değil, kolay yönetebilecekleri "meşrutiyetleri" istiyorlar. Memlekette laikliğin neredeyse esamisi kalmadı ama suçlu yine laiklik…

Peki, neden illa çocuklarımıza dini eğitim dayatılıyor? Nedeni belli: Atatürk ve laikliğe saldıranların Afganistan, Libya, Irak ve Suriye, ABD emperyalizmi tarafından saldırıya uğrayıp parçalanırken; yakın zamanda İran, İsrail ve ABD'nin saldırısına kahramanca direnmeye çalışırken kimin yanında olduklarını gördünüz mü? Müslüman ülkelerin halini zaten biliyoruz da, ülkemizdeki İslamcıların bu süreçteki duruşu her şeyi özetliyor. Zaten bu anlayışın tarihin hiçbir döneminde emperyalizme karşı gerçek bir tepki gösterdiği görülmediği gibi; Birinci Dünya Savaşı sonunda ülkemiz işgal edilirken işgalcilere karşı en küçük bir ses çıkarmamışlar, aksine Kurtuluş Savaşı başladığında Atatürk tarafından örgütlenen milli direnişi kırmak adına pek çok yerde emperyalizm destekli isyanlar bile çıkarmışlardır.

Bugün eğitimin ısrarla dinselleştirilmeye çalışılmasının da tek amacı; öğrencilerde ulus bilincini yok ederek ülkeyi çok kimlikli, çok dilli ve çok hukuklu parçalara ayırıp emperyalizmin yağmasına açık hale getirmektir. Çünkü ulus bilinci olmayanların ekonomik ve siyasi bağımsızlık, sanayileşme, tarımı geliştirme, topraklara sahip çıkma gibisinden bir dertleri yoktur.

Aslında olay basit: Eğitimi devlet eliyle ulusal olarak yaptığınızda, "tek ulustan" yana oluyorsunuz. Ama karşılıklılık olmasa bile hemen her devlete, her tarikat ve cemaate, isteyen her sermaye sahibine okul açma izni verdiğinizde "çok kimliklilikten" yanasınız demektir. Bunun için de okullarda müfredatı milli duygu ve düşünceden arındırıp kuralları kaldırırsanız; öğrenciye hiçbir sorumluluk vermeyip bildiğini okumasını sağlarsanız; öğretmeni de eğitim liderliğinden çıkarılıp "müşteri" memnun etmekle görevli bir memura dönüştürürseniz, sonuç ortadadır.

Başka nasıl bir sonuç beklenebilir ki?

    20.04.2026

Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00