MUTLAK BUTLAN

Nusret Kebapçı

26-05-2026 06:58

Doğrusunu isterseniz, ülkemizde yaşanan siyasi gelişmeleri ABD politikalarından veya BOP sürecinden uzak düşünmek mümkün mü? Bence değil.

Neden mi? Çünkü ABD temsilcilerinin de sıklıkla dile getirdiği üzere, ABD ve İsrail bölgede güçlü, emperyalist planlarına engel olabilecek ulus devlet istemiyor. Onlar esas olarak etnik ve mezhep temelli küçük parçalardan oluşan çok kimlikli, çok kültürlü ülkeler hayal etmektedirler. Öyle olmalı ki bölgede İsrail en büyük ve güçlü bir devlet olabilsin. Böyle olunca da ABD politikaları bölgede çok kolay uygulanabilsin.

İşte ülkemizde uygulanmaya çalışılan "terörsüz Türkiye" komisyonu da, mutlak butlan gerekçesiyle – daha önce terörle ilgili olsa bile hiçbir partiye yapılmayan – partiye polisin gidip bina içinde bile göz yaşartıcı kullanılması, hatta daha önemlisi dışarıdaki birilerinin parti yetkililerine saldırtılmaya çalışılması da tamamen bununla ilgilidir.

Çünkü her iki mutlak butlan kararından da önce ABD başkanıyla yapılan görüşmeler akabinde yaşananlar gösteriyor ki, ülkenin çok kimlikli, çok kültürlü hale gelebilmesi için yapılmak istenilen anayasa değişikliğini sağlayabilmesi amacıyla mevcut iktidarın bir süre daha iktidarda kalması gerekmektedir. Ve yine bilinmektedir ki, iktidarın yaptığı ekonomik ve sosyal yıkım nedeniyle ana muhalefet partisinin herhangi bir adayı bile bu koşullarda seçimi kazanabilecek durumdadır.

Dolayısıyla bu partinin gözden düşürülmesi, parçalanması, gerekirse de fiili olarak engellenmesi gerekir ki bu anayasa değişikliğiyle gerçekleştirilmesi planlanan çok parçalı federatif Türkiye süreci kesintiye uğramasın.

Bir parti düşünün; lideri uyguladığı yanlış politikalarla 13 yıl partisini yönetmiş ama partisini tam 13 yılda girdiği tüm seçimlerde yenilgiye uğratmış. Yetmemiş, iktidar partisinin liste dışı kalmış ne kadar adayı varsa onları aday gösterip iktidara anayasa değişikliği yapabilmesi için çoğunluk oluşturmaya çalışmış. Bu da yetmemiş olsa gerek ki partiye ne kadar tarikat, cemaat, liberal, Atatürk düşmanı varsa doldurmuş. Bu da yeterli gelmemiş, ülkemizin cumhurbaşkanlığı için siyasal İslamcı birini bile aday göstermekten çekinilmemiş.

Ama ne zamanki 2023 parti genel kurulunda yenilerek başka biri parti başkanı olmuş, parti 10 yıllardır alamadığı belediye başkanlıklarını aldığı gibi oldukça çok sayıda vekil bile çıkarmış. Haliyle bu durum partiyi sadece iktidara destek veren konumdan çıkarıp iktidara alternatif yapınca, birileri hemen rahatsız olmuş.

Öyle ya, ya bu parti iktidara gelir de tabanının vatansever özelliği nedeniyle ülke tekrar Atatürk ilkelerine, ulus devlet yörüngesine dönerse endişesiyle hemen dava açmışlar. Parti bunu olağanüstü genel kurulla aşmaya çalışmış ama tekrar mutlak butlan kararı alınarak 2023 öncesi yönetime teslim edilmek durumunda kalınmış.

Normalde 13 yılda yaşanan başarısızlığı bırakın, sadece 2, bilemedin 3 seçim bile yeterli gelip ilgili parti başkanının kendiliğinden istifa etmesi gerekirken, tam tersi bir davranışla kendisi sonrasında yaşanan başarılı durum hazmedilememiş. Ve ana muhalefet partisini tekrar iktidar yapmak konusunda yıllardır alınamayan, son yıllarda alınan belediyeler bile dava konusu yapılabilmiştir.

Şimdi düşünmek gerekir… Bu durum kimin işine gelir?

Belki içinizden, "Bir insan bütün bunları neden yapar, amacı ne olabilir?" diye bir soru geçebilir. Hemen söyleyeyim: Mevcut iktidar, göreve geldiği günden bu yana anayasanın ilk 4 maddesinin yanı sıra, vatandaşlık bağını kuran 66. ve anadil eğitimini ilgilendiren 42. maddelerini değiştirmek için zemin aramaktadır. Zamanında bu dönüşüme çanak tutan ve şimdi de "mutlak butlan" kararıyla tekrar parti yönetiminin odağına yerleşen genel başkan ise, sözde sivil toplumcu anayasa taslaklarıyla gündeme gelen, ulus devlet karşıtı TESEV’in (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) kurucularındandır. Hani bazılarının akıllarınca önemsizleştirmek için "Kanarya Sevenler Derneği" muamelesi yaptığı bu vakıf, asıl düğüm noktasıdır. Zaten ancak TESEV zihniyetine sahip bir liderlik, anayasa değişikliği dayatmalarına açık veya örtülü destek verebilir.

Şimdi belki bazılarınız, bu süreçte CHP’ye yönelik operasyona kendince pek çok kılıf uydurarak destek verebilir; mevcut parti siyasetine haklı eleştiriler yöneltebilir. Bu eleştirilerinizde sonuna kadar haklı da olabilirsiniz. Fakat bence bu tasfiye ve müdahaleye alkış tutmak, bugün bir siyasi anlayış açısından yapılabilecek en büyük hata olacaktır.

Neden mi? Çünkü bugün, sorumluluğu olmayan ama yetkisi sınırsız olan mevcut cumhurbaşkanlığı sisteminde; tek bir imza ile illerin önemli bir kısmı orman vasfı dışına çıkarılabilmekte, devlet eliyle yapılan hastaneler, köprüler, otoyollar ve havaalanları satışa sunulabilmektedir. Dere, orman, sit alanı demeden yine tek bir imza ile on binlerce maden ruhsatı dağıtılmakta, Heybeliada’da ruhban okulu açılması için çalışılmakta ve ülke, komşu ülkeler yerine çok uzun yıllar boyunca ABD’den çok daha pahalı doğal gaz alımına bile mahkûm edilebilmektedir.

Daha da ötesi; muhalefetin bu tür yargısal operasyonlarla felç edilmesiyle birlikte, anayasadaki "Türk ulus kimliği" tasfiye edilerek; çok kültürlü, çok kimlikli bir federatif düzenin kurulmasının önü tamamen açılacaktır.

İşte bu yüzden, CHP’nin sadece "parlamenter sisteme geçiş" ve "yetkisiz, sembolik cumhurbaşkanlığı" hedefi bile Türkiye’nin demokratik geleceği ve bütünlüğü açısından hayati öneme sahip bulunmaktadır.

Sözün özü: Bugün CHP’ye yönelik "mutlak butlan" operasyonuna ve partinin geriye doğru dizayn edilmesine destek verenler; parlamentonun tamamen devre dışı kalmasını, denetimsiz ve tek adam güdümlü bu sistemin kalıcılaşmasını savunanların ta kendileridir.

Gerisi hikâyedir.

25 Mayıs 2026
Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00