KURTULUŞ SAVAŞI’NDAN KURTULMAK…

Nusret Kebapçı

14-07-2026 08:21

Hani zaman zaman halk arasında "Her şeyin başı eğitim" ya da hemen her konudaki aksaklık ve bilinmezlikle ilgili olarak "Eğitim şart" gibi sözler kullanılır ya; aslında bu türden bir tanımlama doğru değil. Doğru olan, "Nasıl bir eğitim?" sorusunu sormaktır. Çünkü bir ülkede uygulanmakta olan eğitimi ülke siyasetinden, özellikle de ekonomisinden ve ekonomi politikasından ayırmak mümkün değildir.

Elbette bu sadece ülkemiz için geçerli değil. Hemen her ülkede o ülkenin eğitimine bakarak, ilgili ülkenin nasıl bir siyasi ve ekonomik sistem içinde bulunduğunu çözümlemek, yani anlamak nasıl mümkünse; tam tersi şekilde ekonomik ve siyasi yapısına bakılarak da ilgili ülkenin eğitiminin nasıl bir yapıda olduğu pekâlâ anlaşılabilir.

Belki ben bu şekilde anlatınca, özellikle de eğitimle çok yakından ilgili değilseniz kafanız biraz karışmış olabilir. Bu yüzden konuyu olabildiğince açıklamaya çalışacağım ki karışıklığı giderebilelim.

Şimdi şöyle bir düşünün: Eğer bir ülke kendisine hedef olarak ekonomik ve siyasi bağımsızlığı, hemen her alanda ulusal egemenliği koymuşsa eğitimi de ona göre şekillenir. Yani ülke çocukları laik, bilimsel, teknolojik, araştırmaya, sorgulamaya ve tartışabilme becerisine dayanan bir eğitim modeli yanında; emperyalizme karşı, ülkenin tarihinde hangi zaferlerle millet olduğunu anlatan, tarihsel kahramanlarını ve yaşanmışlıklarını da içeren bilgilerle dolu bir içerikle eğitilir ki ülke gelecekte de tehdit ve tehlikelerle karşılaştığında, ülke gençliği ulusu ve ulusal varlıklarını korumak adına mücadeleye girişebilsin.

Ama ülke kendisine hedef olarak ekonomik ve siyasi bağımsızlığı değil de tam tersini, yani ülkeyi tamamen küresel emperyalist şirketlerin pazarı yapmayı ve buna paralel olarak bugün olduğu gibi ulusal yapısını da etnik ve mezhepsel kimliklere ayrıştırmayı hedeflerse… Evet, ne olur?

Aslında yapılacak şey bellidir: Aynen bugün ülkemizde olduğu gibi eğitimle ilgili yasa ve yönetmelikler değiştirilerek; vatanını, milletini, bayrağını seven öğrenciler yetiştirmekten vazgeçilir. Böylece Atatürk ve Kurtuluş Savaşı hakkında en küçük bir bilgiye sahip olmayan, tamamen küresel sermayeye hizmet etmeye odaklı, ulusal bilinçten yoksun, tarihinden bihaber, emperyalizm ile ekonomik ve siyasi bağımsızlık gibi hiçbir değeri benimsememiş, vatana bağlılığı zayıflatılmış bir öğrenci modeli yetiştirilir.

Zaten amaç da budur.

Bunu yapabilmek için de ders kitaplarından Atatürk, Cumhuriyet, Türk ulusu, Kurtuluş Savaşı, emperyalizm ve bağımsızlık gibi kavramların çıkarılmasının yanı sıra; Kurtuluş Savaşı'nda ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında baş gösteren yaklaşık otuz civarındaki gerici ve bölücü ayaklanmaya yer verilmediği gibi Şeyh Sait, Derviş Mehmet ve Seyit Rıza gibi olaylar da unutturulursa, öğrenciler ülke için gelecekte de çok büyük tehlike oluşturabilecek etnik bölücülükle birlikte, tarikat ve cemaat örgütlenmesine dayalı Cumhuriyet düşmanı yapıları hiçbir şekilde tehdit ve tehlike olarak göremez.

Doğrusunu isterseniz, yaşanan her şey eşyanın tabiatına uygundur. Hemen her ideolojinin bir hedefi, aynı zamanda da bu hedefi uygulamasına engel olacağı düşünülen bir düşmanı da vardır.

Örneğin Milliyetçilikte hedef, ulus devleti ve ulusal birliği savunmak ve korumakla beraber ekonomik ve siyasi bağımsızlığa sahip olmak olurken; ulusu etnik ve dinsel kimlikçiklere ayırmaya çalışmak ile ekonomik ve siyasi bağımsızlığını yok ederek ülkeyi sömürge yapmaya kalkışmak da düşman kategorisindedir.

Bu durum sosyalistler için de arada bazı farklılıklar olsa bile ulus devletin yanı sıra ulusal birliği korumak, ekonomik ve siyasi bağımsızlığı savunarak emperyalizme karşı kendi pazarını korumak anlamında çok önemli bir farklılık göstermemektedir.

Ama siyasal İslamcılıkta durum farklıdır. Onda düşman; asla ekonomik ve siyasi bağımsızlığın yanı sıra ulusal birliği paramparça ederek ülkeyi sömürgeleştirmeye çalışan emperyalizm değildir. Siyasal İslam'ın düşmanı sadece, hemen her ülkede yalnızca ulus devletler ve onun en temel unsuru olan laikliktir. Bu nedenle de siyasal İslamcılar, bu özelliklerinden dolayı çok kolay bir şekilde Büyük Ortadoğu Projesi'ni (BOP) gerçekleştirerek bölge ülkelerini paramparça etmek isteyen ABD ve İsrail'in suç ortağı olabilmektedirler.

İşte bu yüzden Mondros'la sarayın teslim olmasını gözlerden kaçırmak ve Sevr'i reddederek 19 Mayıs 1919'da mücadeleye başlayıp 29 Ekim 1923'te Cumhuriyetle taçlandıran o büyük iradeyi yok saymak istiyorlar. Bunun için de "Milli Mücadele" diyerek sadece yabancı işgallere karşı mücadeleyi kabul edip, sarayın kurduğu Kuvâ-yı İnzibâtiye'ye ve İngiliz destekli gerici ayaklanmalara karşı verilen o büyük savaşı da akıllarınca yok saymaya çalışmaktadırlar.

Çünkü ancak böyle yaptıklarında, "Milli Mücadele" kavramını sadece yabancı işgallere karşı verilen bir "ümmet mücadelesi" olarak sunabilir; böylece dinci ve gerici isyanları yok sayabilirler. Biliyorlar ki ancak böyle yaptıklarında saltanatı, hilafeti ve ulusal birliğin önündeki en büyük engel olan tarikat ile cemaatleri ortadan kaldıran laik devrimleri de yok sayarak, "Milli Mücadele" adı altında geçiştirip hafızalardan silebileceklerdir.

Aslında yapılmak istenilen nedir biliyor musunuz? Ülke emperyalizme ekonomik olarak teslim edilirken, halk da ulusal bilinçten yoksun bırakılmaktadır ki gelecekte de kimse emperyalizme karşı çıkıp küresel güçlerin huzurunu kaçıramasın ve ülke küresel sermaye için dikensiz bir gül bahçesi olsun.

Yapılan budur.

13 Temmuz 2026

Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI Türkiye’nin Çıkmazı: Nato Kıskacı 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN EKONOMİK TEMELİ… 01-01-1970 03:00 NATO KAFA… 01-01-1970 03:00 SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00