Prof.Dr. Ahmet Akbulut hocanın “Sahabe Dönemi İktidar Kavgası” , Prof.Dr.Nusret Çam hocanın “Hangi İslam?” , Prof.Dr. Ali Bardakoğlu hocanın “İslam Işığında Müslümanlığımızla Yüzleşme” , Erol Güngör’ün “İslamın Bu Günkü Meseleleri” , Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün “İmamı Azam” ve Prof.Dr. Hayri Kırbaşoğlu hocanın “Müslüman Kalarak Yenilenmek” isimli eserleri başucu kitaplarımdır. Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü Sahibi Prof.Dr. Ahmet Yaşar Ocak hocanın yeni kitabı “Farklı Bir İslam Tarihi” ni heyecanla okumaya başladım. Önsözde geçen şu ifadeler bu kitabın neden mutlaka okunması gerektiğini gösteriyor ;
“İslâm bugün Hz. Muhammed'in insanlara tebliğ ettigi inanç, ibadet, ahlak ve hukuk alanında bizzat yaşantısıyla ortaya koyduğu asli mahiyetini, 1400 küsur yıldır peyderpey kaybetmiş, başkalaşmış ve bugünkú duruma evrilmiştir. Sebebi birtakım kaçınılmaz tarihsel, siyasal, ekonomik, sosyolojik, psikolojik, evrensel ve çevresel beşeri faktörlerdir. Sonuçta İslam bir inanç, ibadet, ahlak ve hukuk kuralları bütünü olarak bugün Müslümanların elinde içi boşalmış, ona hayat veren ruhunu kaybetmiş ve sadece kalıplaşmış bir ibadetler pratiğine indirgenmiştir.
Benzer bir tespit de şudur :Müslüman siyasal kültürünün oluşumunda Hz. Peygamber sonrasının özel bir yeri vardır. İlk Müslüman neslini, bu dönem siyasi olaylarını ve bu olayların aktörlerini incelemek zorundayız. Bu nesille kurduğumuz sevgi (ve iman) bağı, bizi doğruyu ortaya koymaktan alıkoymamalıdır. İslam tarihinde ilk yanlışlıklar siyasi alanda yapılmış ve daha sonra dini ve ilmi alanlara sirayet etmiştir. Bu yanlışlıklar sorgulanıp düzeltilecek yerde kutsanmış ve mukaddes bir cehaletle karşı karşıya kalınmıştır. Siyasal zihnin ürettiği sorunları çözemediğimizden, bu sorunlar gittikçe derinleşmiş ve kökleşmiştir.
Müslüman zihni, geleceği geçmişinde aramaktadır ; üstelik bunu ideal nesiller söylemi ile süslemektedir.
Müslüman zihni, bilgisizlikten kaynaklanan önyargılar ile kuşatılmıştır. Bilgi sahibi olmadan iman sahibi olmanın yüceltilmesi , Müslüman aklı işlevsiz bırakmıştır. Halbuki ilmi öncelemek Kuran’ın emridir. Müslüman geleneğin tarih içinde yorumladığı İslam yol gösterme niteliğini kaybetmiştir.Dinin yorumlanmasının belli bir zaman dilimine hapsedilmesi, "zamansal ruhban sınıfını” ortaya çıkarmıştır. Bu sebeple Müslüman bireyin yaratıcı enerjisi gelenek kıskacı altında erimiştir ve erimeye devam etmektedir. Müslüman akıl , geleneği tek çözüm olarak görmeyi bırakıp, kendine has fikirler üretme cesaretini göstermelidir.”