BU ÇOCUKLARA NE OLDU?

Nusret Kebapçı

17-04-2026 23:39

Bundan bir süre önce Fatma Nur öğretmenin bir öğrencisinin saldırısına uğrayarak hayatını kaybetmesinden kısa bir süre sonra; önce Şanlıurfa'da ardından Kahramanmaraş'ta bir okulun öğrencilerinin okulu basarak katliam yapmaları…
Özellikle de Kahramanmaraş'ta öğrencinin emniyet müdürü olan babasının 5 silahını da yanına alarak okulda katliam yapması ülkemizin gündemini oluşturdu.
Tabi bu olaydan çok kısa bir süre önce babasıyla poligonda atış talimi yapması da işin cabası…

Ama görülüyor ki konuyla ilgili hemen herkes kendince okullarda yaşanabilecek olaylar üzerine, özellikle de bunun nasıl önlenebileceği konusunda düşüncelerini söylemeye çalışıyorlar ancak, konuşulan çözümlerin genelde her okula polis görevlendirmenin çok ötesine geçmeyen ve kangren olmuş bir sorunun sadece pansuman yapmakla düzeleceğini düşünen, basit ve sadece günü kurtarmaya çalışan çözümler olduğunu görünce…

Yaşamının önemli bir kısmını eğitimde, bunu da öğretmen ve okul müdürü olarak geçiren yani içeriden biri olarak çözüm önerisinde bulunmam sanırım herkes tarafından anlaşılabilecektir…

Doğrusunu isterseniz eğitimde yaşanan sorunun temelinde yaklaşık 24 yıldır süregelen, iktidarın uyguladığı neoliberal sistem yatmaktadır desek sanıyorum yanlış olmaz… Belki konuya yabancı olan birileri neoliberal falan denilince anlamakta zorluk çekebilir, bu nedenle konuyu olabildiğince açık seçik açıklamaya çalışacağım ki çözüm konusunda bizim de tuzumuz olabilsin.

Çok basit olarak söylemek gerekirse, neoliberalizm sermayenin hemen her konuda bildiğini okuduğu, devletin düzenleyici olmaktan çıktığı sistemin adıdır…
Ana sloganı nedir biliyor musunuz? "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler."

Yani buna göre ekonomide nasıl ki devlet devreden çıkarak piyasayı küresel sermayenin keyfiyetine bırakmışsa, aynı durum trafikte bile söz konusuysa, emin olun eğitim de bundan çok farklı değil.

Zaten sermayenin egemenliğine bırakılmış bir eğitim sisteminde de hiçbir şey eskiden olduğu gibi kalmayıp bu değişimden kavramlar da ister istemez etkilenmektedir.

Çok eskiden öğretmen denilince devletin yaratmak istediği yurttaş modeline göre öğrenciyi o bilince hazırlamakla görevli kişi anlaşılırken…
Yeni sistemde aslında eğitilmesi gereken öğrenci ve velinin eğitim sisteminin ana unsuru olarak kabul edildiği görülmektedir.
Buna göre veli ve öğrenci öğretmen tarafından öğretilen bilgiyi almak durumunda olmaktan çıkarılıp memnun olması gereken bir müşteri olarak kabul edilmekte…
Ve bu memnuniyetin sağlanabilmesi için de eğitim tamamen öğrenci ve velisinin inisiyatifine, onun bilincine… Dinî ve millî duygusuna… Ahlak anlayışına kısacası insafına bırakılmaktadır.

Böyle olunca da devlet de geleceğin yurttaşını yetiştirme görevini velinin ve öğrencinin müdahalesine bırakarak sadece hakem rolüne girmekte…
Öğretmen de müşteri memnuniyetini sağlamak, müşteri şikâyetine neden olmamak adına sadece veli ve öğrencinin duygu ve düşüncelerine dikkat etmek durumunda olan basit sıradan görevlilere dönüştürülmektedir.

Hem zaten 2011 ve 2017 yıllarındaki MEB teşkilat yasası ve sosyal etkinlikler yönetmeliği değişiklikleriyle de Atatürk ilke ve inkılapları yanında vatan, millet, bayrak, bağımsızlık gibi kavramların öğrencilere öğretilmesi de öğretim dışı bırakılmış olduğundan; Bu ulusun çocuklarını aynı duygu ve düşüncede birleştirecek herhangi bir durum da söz konusu olamayacaktır.

Şöyle bir düşünün… Öğrencilere vatan, ulus, bağımsızlık, Atatürk, Cumhuriyet gibi kavramların öğretilmesinin eğitim dışı bırakılıp sadece sınav başarısının söz konusu olup hırs ve rekabetin körüklendiği bir ortamda…
Buna bir de öğrenciye sorumluluk kazandıracak ders çalışma, devam etme ve kurallara uyma gibi zorunlulukların kaldırılıp yaptırım uygulanmadığını da eklediğinizde
Öğrencilerin birbirlerini ve yeteneklerini keşfedecekleri, aralarında işbirliği ve dayanışmanın olabileceği tiyatro, müzik, halk oyunu, çeşitli spor alanlarına öğrenci bulunabilir mi?

Ya da şöyle düşünün, okuldaki her öğrencinin yeteneğine göre spor, sanat, folklor gibi sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerde görev aldığı bir okulda bu türden bir olay çıkar mı?

Ayrıca okullardaki bu türden etkinlikler, bilinmelidir ki geleceğin spor, sanat, kültür insanlarının ortaya çıkmasının yani keşfedilmesinin de ana unsuru durumundadır.

Yani uzun sözün kısası; bu tür olayların olmamasının yegâne yolu, öğrencileri Atatürk, ulus, vatan, millet, bayrak gibi ortak ulusal bilinçle yetiştirmek dışında; Yeteneklerine göre kendilerini zevkle ifade edebilecekleri sanat, spor ve kültürel etkinliklere yönlendirmekten geçecektir…

Siyasal İslamcı, tarikatlarla protokol yapan bir anlayış bunu yapabilir mi? Mümkün değil ama emin olun başka bir yolu yok, gerisi havanda su dövmektir.

17.04.2026
Nusret KEBAPÇI

DİĞER YAZILARI ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00