Ateşle Oynamak…

Nusret Kebapçı

25-08-2026 09:09

Türkiye'yi yönetenler iç politikada da dış politikada da ateşle oynamaktadırlar ve bu politikalar böyle devam ettiği takdirde yaşanabilecekleri tahmin etmek bile istemiyorum; ama Yugoslavya olmamız hiç de uzak bir ihtimal değil.

İşin en ilginç yanı nedir biliyor musunuz? Atatürk'ün partisinin adını ve unvanını kullanan bazı oluşumların, Türkiye'yi içte ve dışta ateşten bir çembere sokacak bu teslimiyetçi politikalara tüm güçleriyle destek vermeleri.

İnsan haliyle merak ediyor: Bir parti; BOP'a ve ABD'nin bölgede bu amaçlarla uyguladığı, Türkiye dahil bölge ülkelerini etnik ve dinsel parçalara ayırıp İsrail'i güçlendirme politikalarına karşı durmayacaksa neye muhalefet olur? Ve bu partinin tabanı; AB yandaşlığının nelere mal olacağını, Gümrük Birliği'nden çıkmadan Türkiye'nin kalkınmasının neredeyse kâğıt üzerinde kalacağını, PKK'ya fiilen özerklik tanıyan Avrupa Özerklik Şartı'nın Türkiye'nin geçmişte çekince koyduğu maddelerinin uygulanması halinde bunun ülkemizde nelere mal olacağını neden hiç düşünmez, sorgulamaz? Nasıl bir aymazlık içindedirler? Emin olun anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum; ancak asıl mesele sadece bu da değil.

Hani iktidarıyla, ana muhalefetiyle destek verilerek Meclis'ten jet hızıyla geçirilen bu çerçeve yasayla anayasa değişikliği için ilk adım atılmıştı ya... Aslında bu, ABD'nin Afganistan, Irak, Libya, Suriye ve şimdi İran'da uyguladığı projenin Türkiye ayağıydı. Ama bu kez askeri saldırı yoktu; çünkü Türkiye NATO üyesiydi. Bunun yerine "terörsüz Türkiye" tezgâhı, siyasal İslamcı bir parti ve sözde sol neoliberal ortaklık devreye sokuldu.

Böylece Türkiye de BOP hedefindeki diğer ülkeler gibi ulus devlet olmaktan çıkarılacak; federatif, küçük parçalardan oluşan bir yapıya dönüştürülüp, aynen ABD tarafından da sıklıkla dile getirildiği üzere, bölgede İsrail dışında güçlü, büyük ve egemen hiçbir ulus devlet bırakılmayacaktı.

Ancak ne üzücüdür ki tüm bunlar olup biterken ne halkta ne de toplumsal muhalefette buna karşı ciddi bir tepki gösterilebilmektedir. Gerçi iktidara giden yolun milletin sinesinden değil de ABD ve NATO'dan geçtiğini düşünen hangi teslimiyetçi parti bu tepkiyi koyar ki? Öyle değil mi?

Ama iktidara verilen görev sadece ülkenin BOP dahilinde etnik ve dini federasyonlara ayrıştırılmasıyla sınırlı değil; dışarıda da ABD'nin verdiği çok kritik görevler bulunmaktadır. Bu görevlerden biri, İran'ı bölgede etkisiz hale getirmek ve sanayisi için İran petrolü hayati öneme sahip olan Çin'in damarlarını kesmek anlamını taşıyan Mekke Anlaşması'ydı. Bir diğeri, ABD silahlarının doğrudan Ukrayna'ya gönderilmesini sağlayan o tehlikeli silah anlaşmasıdır. Üçüncüsü de bünyesinde Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya'dan askerlerin bulunduğu NATO Güneydoğu Avrupa Tugayı Karargahı’nın (SEEBRIG) Makedonya’nın Kumanova kentinden İstanbul'a taşınması ve 31 Ağustos'ta fiilen göreve başlatılması adımıdır.

Peki, sizce stratejik olarak böyle bir tugayın alelacele İstanbul'da konuşlanmasının asıl nedeni ne olabilir?

Evet, aynen tahmin ettiğiniz gibi: Karadeniz ve Boğazlar üzerinden Rusya'nın hareket alanını daraltmak ve Türkiye'yi ileri cephe yapmak. Yani iktidar gözünü o kadar karartmış ki, bölgemizde tamamen ABD'nin küresel çıkarları için elinden geleni yapmakta bir an bile tereddüt etmemekte ve bu tehlikeli politikalarla ABD'nin karşısında bulunan İran, Rusya ve Çin'i doğrudan ABD adına etkisiz hale getirmeye çalışmaktadır. Böyle olunca da yarın bu üç büyük ülkenin çok sert tavrı ve karşı tepkisiyle karşılaşacağımız muhakkaktır.

Demek istediğim: Dışarıda ABD'nin tek kutuplu dünya hâkimiyeti mücadelesine destek verip komşularımız İran, Rusya ve Çin karşıtı kışkırtıcı politikalar uygulamak; içeride de sözde demokrasi, kardeşlik ve "terörsüz Türkiye" masalıyla Türk ulus devletini paramparça etme çabaları, tamamen ABD ve İsrail'in bölgede büyümesine ve güçlenmesine hizmet etmektedir.

Bu arada; Kıbrıs'ta yaşanan olumsuzluklara ses çıkarmayıp, burnumuzun dibinde Ege'de Yunanistan tarafından uluslararası hukuka aykırı şekilde işgal edilip silahlandırılan adalara karşı tamamen tepkisiz kalmamızı, hatta İsrail'in 400 km uzaktan gelerek Türkiye'ye sadece 70 km uzaktaki Suriye'deki Türk üssüne saldırmasına bile neden tek bir resmi yanıt vermediğimizi merak edenler olacaktır.

Neden biliyor musunuz?

Çünkü Türkiye'de üniter ulus devlet ve milli kimlik yok edilmeye, koca ülke çok kimlikli ve federatif bir yapı haline getirilmeye çalışılırken çok iyi biliyorlar ki, aynen ABD ve İsrail saldırısı altındaki İran örneğinde olduğu gibi Yunanistan'la ya da İsrail'le yaşanabilecek en küçük bir sıcak gerginlik, Türk Milleti kimliğinin ve milli direncin tekrar ayağa kalkmasına, tüm halkın tek bayrak altında birleşmesine yol açacaktır.

İşte bunu önlemek ve BOP doğrultusunda Türkiye'nin federalleşme sürecini kesintisiz tamamlayabilmek için, ülkemize yönelik her türlü taciz ve tehdit sahte bir sessizlikle geçiştirilmektedir.

Zaten ülke bir kez parçalanıp çok kimlikli hale geldikten sonra da milli bir refleks göstermek için yapılacak hiçbir şey kalmamış olacaktır.

O halde soralım: BOP ‘un nihai amacı neydi? 22 Müslüman ülkenin parçalanıp o ülkelerden koparılan parçalarla İsrail'in bölgenin en büyük ulus ve egemen devleti olması değil miydi?

İşte tam da bu yüzden; üniter ulus devleti ve milli kimliği bozmaya çalışan sağdan ya da soldan her türlü çaba, doğrudan Türkiye'yi ateşe atmak ve Büyük İsrail projesine açıkça hizmet etmek anlamına gelir.

Bilmem anlatabildim mi?

25-08-2026

Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI STRATEJİ Mİ YOKSA TESLİMİYET Mİ? 01-01-1970 03:00 KİMİN ÇERÇEVESİ? 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Asıl İhtiyacı: Atatürk Söylemi Değil, Atatürk Çizgisi 01-01-1970 03:00 CHP Ve Yeni Parti’nin Asıl Sorunu… 01-01-1970 03:00 Ahbap, Haluk Levent Ya Da Sosyal Devletin Planlı Bitirilişi 01-01-1970 03:00 KURTULUŞ SAVAŞI’NDAN KURTULMAK… 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Çıkmazı: Nato Kıskacı 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİN EKONOMİK TEMELİ… 01-01-1970 03:00 NATO KAFA… 01-01-1970 03:00 SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00