ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI

Nusret Kebapçı

02-06-2026 06:35

 

Aslına bakarsanız, bazıları kayyuma destek vererek iktidara yakın olmayı "milli bir çizgiye yönelmek" olarak görse de ortada büyük bir tuhaflık olduğu aşikârdır. Neden mi?

Bir iktidar düşünün; görünüşte her ne kadar siyasal İslamcı politika uygulandığı izlenimi yaratmaya çalışsalar da dış politika tamamen ABD'ye endeksli olup ekonomide yapılanlar da neoliberalizmdir. Yani "milli sanayi, tarım, hayvancılık, maden" denilmeden, ülkedeki hemen her alandaki üretimin bitirilmesi ve ekonominin hiçbir koşul ve kural olmaksızın küresel sermayeye terk edilmesidir. Böyle olup ülke hemen her alanda acımasız ve vahşi bir kapitalizme teslim edilince, siyaset de ister istemez o küresel sermayenin çıkarına göre şekillenmek durumundadır. Bu sistemde sermaye alabildiğine özgür olup ülkeyi dilediği gibi talan edebilirken, bu yıkıcı ekonomik politikalara karşı durmak, mücadele etmek, direnmek, hatta grev yapmak neredeyse yasaklanabilmektedir. Çünkü uygulanan neoliberalizm bunu gerektirmektedir.

Düşünebiliyor musunuz? Bir kişinin emriyle Meclis'in ruhu bile duymadan, bir anda pek çok ilin neredeyse yüzde sekseni maden alanı ilan edilebilmekte. Öncesinde devlete ait olan sağlık kurumları, yol, köprü, havaalanı fark etmeksizin satışa çıkarılabilmekte; zeytinlikler ve tarım alanları tamamen yok edilebilmektedir.

Ülkenin beslenmesi açısından stratejik önemi olan tarım çökertilip hayvancılık bitirilirken, ülke tamamen dışa bağımlı hale getirilmekte; ithalata dayalı ekonomiyle ülke değil, maalesef bazı yandaşlar istedikleri gibi zenginleştirilebilmektedir.

Tabii bunun sonucunda da başta ülkenin çiftçisi olmak üzere, işçisi, memuru ve emeklisi derin bir yoksulluğa terk edilmektedir.

Madalyonun diğer yüzünde ise toplumu bir arada tutan, ulus devletin temel dayanakları olan ulus bilinci, laiklik ve milliyetçilik tamamen göz ardı edilmekte. Atatürk, Türk, hatta Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı anımsatacak isim ve kavramlar hemen her yerden kaldırılırken; tersine, Cumhuriyet ve Atatürk devrimlerine o dönemde bayrak açmış, isyan etmiş figürlerin isimleri de pek çok yere verilebilmektedir. İşin doğrusu bu tablo, nereye doğru varılmak istendiğini gayet net bir şekilde göstermektedir.

Ama bazıları için tüm bunların hiçbir önemi yoktur. Onlar ne 13 yıldır bilerek kaybedilen seçimlerin nedenini önemsemektedirler, ne de TESEV’in ne olduğunun, kimin adına hareket ettiğinin farkındadırlar.

Elbette bu yazdıklarım, her zaman olduğu gibi yine sadece anlayanlara... Aslına bakarsanız, sadece biraz dikkat etmek bile yapılmak isteneni görmeye yeter. Ancak dediğim gibi, sadece biraz dikkat!

Şimdi şöyle bir Ortadoğu haritasına bakın. Bölge ülkelerinin İran’ın mücadelesi sonucunda, ABD’nin yanında durmaları çok mümkün değil. Avrupa ülkelerinin önemli bir kısmı da ABD’nin hamlelerini onaylamıyor.

Böyle olunca da bölgede ABD’nin çok güvendiği; hatta onun uğruna İstanbul Boğazı’nın yanına başka bir kanal açarak ABD’yi her türlü riske karşın Karadeniz’e sokmaya çalışan bir ülke kalıyor. Ne demişti bir ABD temsilcisi? Hatırlayın: "Meşruiyeti biz veriyoruz."

Yani sonuçta ABD'nin meşruiyet desteğiyle, ABD tarafından dayatılan monarşik bir yönetim altında Osmanlı millet sistemine koşar adım gitmekteyiz. Bazıları henüz anlamasa da olay budur.

Bu nedenle de ABD, şimdiye kadar Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) uygulanması için test edilmiş; Irak, Libya ve Suriye’de kendi adına büyük görevler üstlenmiş mevcut bir iktidar varken, geleceği henüz belirsiz olan, güvenip güvenemeyeceğini henüz kestiremediği başka bir partiye şimdilik bel bağlayamıyor. Bu yüzden de mevcut iktidar partisine, bölge planları ve yapılacak anayasa değişikliğiyle kurulmak istenen federatif yapı için biraz daha zaman kazandırmaya çalışmaktadır.

İşte tam da bu yüzden, mevcut iktidar partisinin yapılacak herhangi bir seçimde kazanabilecek bir oy alabileceği konusu tehlikede görününce, geriye ana muhalefet partisinin mutlak butlan kararıyla parçalanması kalmaktadır.

Böyle olunca da 12 Eylül döneminde uygulanan, ancak o yıldan beri terörle doğrudan ilişkisi bilinen yapılara bile uygulanmayan kayyum anlayışı, her türlü siyasi risk göze alınarak devreye sokuluyor.

Yani demek istediğim tüm olay; CHP’nin parçalanarak bir kesiminin teslim alınması ve planlanan anayasa değişikliği için gereken o kritik çoğunluğun her ne pahasına olursa olsun sağlanmasıdır.

Asla başka bir şey değil.

01 Haziran 2026
Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Algıyla Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00