Algıyla Yönetilmek…

Nusret Kebapçı

23-12-2025 09:20

Bir toplumda bireyler, "yurttaş" olmanın gerektirdiği sorgulama sorumluluğunu bırakıp kendilerini hâlâ eski dönemin "padişah tebaası" gibi görmeye başlarlarsa, orada bilinçten söz etmek imkânsızlaşır.

Eğer yöneticilere ki bu sadece devlet kademesi değil, bir parti veya sendika da olabilir sürekli övgüler düzülüyor ve "Liderin mutlaka bizim anlayamadığımız bir bildiği vardır" diyerek irade teslim ediliyorsa, o toplum henüz demokratik olgunluğa erişememiştir.

Aklını yönetenlere koşulsuz teslim edenler, hangi örgütlenmenin içinde olurlarsa olsunlar, en fazla "edilgen bir tebaa" olabilirler. Zaten yöneticilerin "cahil insanın ferasetine güveniyoruz" türünden söylemleri de boşuna değildir; çünkü bilinç sorgulamayı, cahillik ise biati besler.

Bu durum…

Toplumun medya aracılığıyla istenilen yöne sevk edilmesini ve gerçeklerden kopuk bir algı dünyasında yaşatılmasını kolaylaştırır. Algı yönetimi, halkın sadece bugününü çalmakla kalmaz; gelecekteki felaketleri bile kitlelere birer "zafer hikâyesi" gibi sunma sanatına dönüşür.

Tarihsel sürece baktığımızda bu algı yönetiminin çarpıcı örneklerini görürüz.

Birinci Dünya Savaşı’nda payitaht işgal altındayken bile halkın bir kesimi "savaşı kazanıyoruz" algısıyla teskin edilebilmişti.

Bugün de tarım, hayvancılık ve sanayideki çöküşe, ağır dış borç yüküne rağmen "Dünya bizi kıskanıyor" söylemi bir karşılık bulabiliyorsa, burada çok güçlü bir algı operasyonu var demektir.

Ancak bu illüzyon, yaşanan somut olaylarla darmadağın olmaktadır. "Güçlü devlet" ve "geçilmez sınır" algısı, her gün yeni bir zafiyetle sarsılıyor. Bir devlet düşünün ki; sınırları sadece sığınmacılar için değil, yabancı aktörler için de adeta bir "yolgeçen hanı"na dönüşmüş.

Örneğin; geçtiğimiz günlerde Barzani, uzun namlulu silahlı korumalarıyla karadan girerek Türkiye’de boy gösterip arzı endam etmedi mi?

Komşu bir ülkeden kalkan bir İHA, ülkemizi boydan boya 300 kilometre geçip ancak başkent yakınlarında düşürülebildiğinde bu güvenlik algısı nereye düşer? Ya da bir Yunan askerinin botla Datça kıyılarına kadar çıkıp elini kolunu sallayarak geri dönmesi, sınır namusunun neresine sığar?

Açık olan şudur: Devletin kimliğine, varlığına ve ekonomik zenginliklerine sahip çıkamayanlar, sınırlarına da sahip çıkamazlar.

Dışarıdaki bu zafiyet sürerken, bir de "iç cephe" tartışmaları yürütülüyor. Bir halkın birliği sadece dış saldırılara karşı değil, içerideki kışkırtmalara karşı da diri tutulmalıdır. Bunun yolu ise toplumu tarikat, cemaat veya etnik kimlik gibi parçalara bölmek değil…

Laiklik temelinde, ulus bilinci ve vatan sevgisiyle birleştirmektir.

Unutulmamalıdır ki…

Bir ülkenin gerçek sınırı sadece tel örgülerle değil, o topraklar üzerinde yaşayan her bir yurttaşın hür ve sorgulayan aklıyla korunur.

Eğer biz ulusal birliği sağlamak adına laikliğe ve ortak vatandaşlık hukukuna sarılırsak bölünmez bir bütün oluruz. Aksine; ulusal bilinci dışlayıp etnik ve dini kimlikleri kaşırsak, kendi parçalanışımıza zemin hazırlarız.

Benden söylemesi...

Nusret KEBAPÇI

 

DİĞER YAZILARI SAHİ NE OLDU BİZE… 01-01-1970 03:00 ANAYASAL MONARŞİ 01-01-1970 03:00 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYYUMUN ARKA PLANI 01-01-1970 03:00 MUTLAK BUTLAN 01-01-1970 03:00 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU 01-01-1970 03:00 ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM 01-01-1970 03:00 TALAN… 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlikten Monarşiye… 01-01-1970 03:00 PEKİ, KİM SUÇLU? 01-01-1970 03:00 BU ÇOCUKLARA NE OLDU? 01-01-1970 03:00 Devlet Özelleştirilirse… 01-01-1970 03:00 Aslında Ne Oluyor? 01-01-1970 03:00 Devletin Milleti Olmazsa… 01-01-1970 03:00 İran, ABD’nin Vietnam’ıdır 01-01-1970 03:00 Laiklik Ve Ulus Olmak… 01-01-1970 03:00 Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? 01-01-1970 03:00 BUGÜN İRAN, YA YARIN? 01-01-1970 03:00 Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… 01-01-1970 03:00 TÜRK SORUNU… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… 01-01-1970 03:00 Bayrak Sadece Direkten Mi İner? 01-01-1970 03:00 Karnedeki Atatürk… 01-01-1970 03:00 EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya 01-01-1970 03:00 Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi 01-01-1970 03:00 Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 01-01-1970 03:00 1919'DAN ÖNCE… 01-01-1970 03:00 Neoliberalizmle Yönetilmek… 01-01-1970 03:00 Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? 01-01-1970 03:00 Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş 01-01-1970 03:00 ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… 01-01-1970 03:00 Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 YÜZ YILLIK SENARYO 01-01-1970 03:00 VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ 01-01-1970 03:00 OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK 01-01-1970 03:00 MEŞRUİYET ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Milliyetçilik Derken… 01-01-1970 03:00 BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 CHP 01-01-1970 03:00 "ULUSAL EROZYON" 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… 01-01-1970 03:00 ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? 01-01-1970 03:00 KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… 01-01-1970 03:00 Neden Yanıyoruz? 01-01-1970 03:00 Milletin Adı Türkiye mi? 01-01-1970 03:00 BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? 01-01-1970 03:00 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… 01-01-1970 03:00 Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine 01-01-1970 03:00 Pirincin İçindeki Beyaz Taş… 01-01-1970 03:00 SIRA KİMDE? 01-01-1970 03:00 YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... 01-01-1970 03:00 GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK 01-01-1970 03:00 Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 01-01-1970 03:00 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… 01-01-1970 03:00 TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER 01-01-1970 03:00 BİR DEVLET NEYİ KORUR? 01-01-1970 03:00 ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… 01-01-1970 03:00 ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? 01-01-1970 03:00 Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış. 01-01-1970 03:00