İnsanlar çeşit çeşittir ama bazıları toplum için son derece tehlikelidir.
Bu tip kişiler dışarıdan bakıldığında sıradan, hatta çekici görünebilirler; fakat iç dünyaları tamamen çıkar ve menfaat üzerine kuruludur.
Hayat tecrübesi olanlar insanların iç yüzlerini daha kolay tanır sanılır ama her şeyini menfaatine göre ayarlayan bu gibi kişileri toplum kolay kolay çözemez. Bu kişiler maskelerini o kadar ustalıkla taşırlar ki, çoğu zaman çevresindekileri yıllarca kandıra kandıra ilerlerler.
En belirgin özellikleri ilkesiz olmalarıdır. Yakından izlediğinizde bu durumlarını farkedebilirsiniz. Hiçbir fikri, hiçbir değeri, hiçbir kişiyi gerçekten ve samimi olarak savunmazlar. Düşünceleri rüzgâra göre değişir, yönleri her zaman işlerine gelen tarafa döner. Bugün birini göklere çıkarır, yarın aynı kişiyi yerin dibine sokabilirler; yeter ki o anki hesapları bunu gerektirsin!
Kendilerini önemli gösterme çabaları bitmez. Toplumun her kesiminden “işe yarayacak” insanlara yakın durmaya çalışırlar. Kullandıkları kişileri bir sıçrama taşı gibi görürler. O taş artık işlerine yaramıyorsa anında kötülemeye başlarlar; her ortamda karalar, toplumun o kişiden nefret etmesini isterler. Ta ki bir gün o kişi yeniden işlerine yarayana kadar…
O gün geldiğinde birden yağcılığın en güzelini yapar, eski söylediklerini unutturmaya çalışırlar.
Cimridirler ama cömert gibi görünürler. Haindirler ama dost canlısı maskesi takarlar. İnsan sevmezler ama herkesle samimiymiş gibi davranırlar.
Bütün bu olumsuzlukları o kadar iyi gizlerler ki, çoğu zaman çevresindekiler onları yıllarca fark edemez.
Gerçek yüzlerini ancak onlarla zorunlu bir ilişkiye girdiğinizde, menfaatleriniz çatıştığında ya da bir çıkar paylaşımında karşı karşıya geldiğinizde görürsünüz. O ana kadar size en yakın dost, en fedakâr insan gibi davranmış olabilirler; sonrasında bir anda şeytanın ta kendisi olduklarını anlarsınız.
Bu kişiler şeytanlıklarını o kadar geniş bir alanda ve ustalıkla sergilerler ki, kötü huyları ancak birebir ilişkilerde, zorunlu ortaklıklarda, para-pul işlerinde ortaya çıkar. Toplum içinde rahatça dolaşırlar çünkü çoğunlukla kimse onlarla derin bir hesaplaşma yaşamamıştır.
Bu tipler sadece aşağılık kompleksi olan, ezik insanlardan oluşmaz. Aralarında son derece zeki, planlı, programlı, hedef odaklı ve soğukkanlı “şeytanlar” vardır. Zekâlarını iyilik için değil, başkalarını kullanmak ve manipüle etmek için kullanırlar. Her adımları hesaplıdır, her sözleri tuzaklıdır.
Kısacası, bu tehlikeli tipler topluma kötülük saçarlar. Onlardan korunmanın tek yolu, ilişkilerimizde samimiyet ve ilkeyi esas almak, menfaat kokan her türlü yakınlaşmaya mesafeli durmaktır.
Çünkü bir kez bu tiplerin ağlarına düştünüz mü, çıkmak çok zor, zarar görmek ise neredeyse kaçınılmazdır.
