Boz, Avrupa’dan Türkiye’ye gelerek Mardin’in Nusaybin ilçesinden Artuklu’da yapılması planlanan barışçıl yürüyüşe katılmak üzere yola çıkan 16 kişinin gözaltına alındığını, gözaltına alınan kişilerin Mardin İl Göç İdaresi’ne götürüldüğünü, ancak haklarında hangi hukuki gerekçeyle işlem yapıldığına dair kamuoyuna açık ve şeffaf bir bilgilendirme yapılmadığını ifade etti.
Soru önergesinin gerekçesinde, şiddet içermeyen bir eyleme destek vermek amacıyla Türkiye’ye gelen kişilerin gözaltına alınmasının; toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, ifade özgürlüğü ve dayanışma faaliyetlerinin kriminalize edilmesi anlamına geldiği vurgulandı. Bu durumun yalnızca iç hukuk açısından değil, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri bakımından da ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi.
Boz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34. maddesi ile barışçıl toplanma ve gösteri yürüyüşü hakkının güvence altına alındığını; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. ve 11. maddeleri ile Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğü ve barışçıl eylemlere katılımı koruma altına aldığını hatırlattı. Devletin yükümlülüğünün barışçıl faaliyetleri bastırmak değil, bu hakların kullanımını güvence altına almak olduğu ifade edildi.
Sümeyye Boz, önergesinde İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan şu sorulara yanıt istedi:
16 enternasyonalist hangi somut ve hukuki gerekçeyle gözaltına alındı?
Gözaltı sırasında hangi kanun maddeleri uygulandı, yoksa keyfi bir idari tasarruf mu söz konusu?
Gözaltına alınanların Göç İdaresi’ne götürülme nedeni nedir, haklarında sınır dışı veya idari gözetim işlemi başlatıldı mı?
Avukatlara, konsolosluklara ve yakınlara erişim sağlandı mı, uluslararası hukuk ilkeleri gözetildi mi?
Bu gözaltılar, Anayasa ve AİHS kapsamında güvence altına alınan hakların ihlali değil mi?
Rojava’ya yönelik saldırılara karşı barışçıl eylemlere katılanların kriminalize edilmesi bakanlığın süreklilik arz eden bir politikası mı?
Türkiye, barış ve dayanışma amacıyla ülkeye gelen uluslararası grupları güvenlik tehdidi olarak görürken, insan haklarına saygılı ülke iddiasını nasıl sürdürüyor?
Gözaltına alınan 16 kişinin mevcut hukuki durumu nedir ve kamuoyunun bilgilendirilmemesinin gerekçesi ne?
Soru önergesinin, gözaltı süreçleri ve barışçıl eylemlere yönelik uygulamalara ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi açısından önem taşıdığı ifade edildi.
İlyas GÜR
Editör
















