KOMİSYON GÖLGESİNDE MEŞRUİYET ARAYANLAR ve MİLLETİN SERT VİCDANI

Muhammet UZUN

08-11-2025 13:29

Türkiye, bugünlerde garip temasların, şaibeli buluşmaların ve “komisyon” etiketi altında pazarlanan meşruiyet arayışlarının tartışmasını yaşıyor. Devletin varlığına, milletin birliğine kast etmiş bir yapı ile dolaylı veya doğrudan temas kurmanın ne siyasi etiği vardır, ne de milletin vicdanında bir karşılığı…

Her şeyden önemlisi: Böyle bir komisyonun, böyle bir yapının Türk hukuk düzeni içinde tek bir gram hükmü yoktur.

Fakat belli ki bazı çevreler, Türkiye’nin teröre karşı verdiği yarım asırlık mücadeleyi görmezden gelmeyi bir siyaset tarzı haline getirmiş durumda. Herkesin çok iyi bildiği bir noktayı, sanki kimse anlamıyormuş gibi yeniden ve yeniden gündeme taşımaya çalışıyorlar. Ama şu gerçeği unutuyorlar:

Bu milletin hafızası güçlüdür, sabrı geniştir ama ihanete tahammülü yoktur.

Bebek katilinin meşrulaştırılması, toplumsal barış değil; toplumsal kırılmadır

Bir ülkede terörle arasına mesafe koymayan yapılarla masa kuruluyorsa, orada oluşan şey barış değil; dayatmadır. Toplumsal huzur değil; baskıdır. Siyaset değil; millet iradesine gölge düşüren bir mühendisliktir.

“Komisyon” adı altında yürütülen girişimlerin en tehlikeli tarafı, terörü toplumsal bir aktör gibi göstermeye çalışmasıdır. Oysa bu millet, acıyı da, sabrı da, mücadeleyi de en iyi bilen millettir. Ve terörün kökünü kazımak söz konusu olduğunda, iradesi her türlü siyasi hesaplaşmanın üzerindedir.

Bugün konuşanlar, yarın hukuka hesap verir

Bazılarının unuttuğu çok açık bir başka gerçek daha var:

Devlette hafıza vardır.
Hukuk, günü geldiğinde herkesi bulur.
İhanetin takvimi olmaz ama hesabı mutlaka vardır.

Teröre zemin hazırlayan, onu meşru gösteren, ona alan açan her girişim, bugün siyasi zeminde tartışılıyor olabilir; ancak yarın hukuk zemininde değerlendirilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, bunu defalarca göstermiştir.

Terörle müzakere olmaz.
Terörün meşrulaştırılması olmaz.
Devlet otoritesinin başkaları tarafından pazarlık masasına oturtulamaz 

“Bu girişimler ne ciddidir ne meşrudur.”
Ve bu cümle, siyasetin değil, milletin ortak sesidir.

Türkiye, terörle değil; hukukla yol alır

Bugün bazı çevreler ateşle oynuyor olabilir. Bazıları, devletin otoritesini hafife alan adımlar atıyor olabilir. Ancak Türkiye, bu tür girişimleri daha önce çok gördü. Hiçbirinin de akıbeti uzun sürmedi.

Çünkü bu ülkede:

Hukukun terazisi sağlamdır.
Milletin vicdanı serttir.
Devletin hafızası hiç unutmaz.

DİĞER YAZILARI Çayın Buharında Kaybolan Emek 01-01-1970 03:00 İSMAİL TÜRÜT ÖZÜR DİLEMELİ 01-01-1970 03:00 Türkiye Kimin Savaşına Sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 BU DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR? 01-01-1970 03:00 RAKAMLARLA YÖNETİLEN ÜLKEDE, HAYAT GERÇEKLERİ 01-01-1970 03:00 ASGARİ DEĞİL, AÇLIK ÜCRETİ! 01-01-1970 03:00 YILLARDIR TÜİK RAKAMLARIYLA MİLLET ALDATIYOR 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın ABD Seferi: Boş Çantayla Gidip, Daha Boş Dönmek 01-01-1970 03:00 Anayasa Değişikliği Masalı 01-01-1970 03:00 Hekim – Hasta İlişkisi Üzerine: Meram’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler 01-01-1970 03:00 GEÇİM MÜCADELESİNİN EN AĞIR YÜKÜNÜ EMEKLİ TAŞIYOR  01-01-1970 03:00 KARANLIK MASALAR, GİZLİ TUTANAKLAR VE MİLLETİN SIRTINA SAPLANAN HANÇER 01-01-1970 03:00 SAHTE DİPLOMALAR VE AK PARTİ’NİN YÜZÜNE VURULAN AYNA 01-01-1970 03:00