Kendimizi kandırmayı bırakalım.

Mustafa KABA

22-10-2026 15:31


 İÇTEN İÇE ÇÜRÜYEN KALE:..TÜRKİYE'NİN SESSİZ İNTİHARI. DIŞ DÜŞMANA GEREK YOK, 
   BİZ BİZE YETİYORUZ!
   Bir toplumun yok olması için sınırlarına tankların dayanmasına, gökyüzünden bombalar yağmasına gerek yoktur.
  En büyük yıkımlar, cephede değil, bir halkın kendi eliyle ördüğü cehalet, ahlaki çürüme ve liyakatsizlik tuğlalarıyla başlar. 
   Bugün Türkiye, dışarıdan gelecek her türlü tehdide karşı göğsünü siper edebilecek bir askeri güce sahip olsa da, içeride kendi kendini tüketen amansız bir kanserle boğuşmaktadır. 
   Bir toplum, ortak değerlerini ve adalet duygusunu kaybettiğinde, düşmana ihtiyaç duymadan kendi ipini kendisi çeker.

     Kendimizi kandırmayı bırakalım:
    Bizi bir arada tutan toplumsal çimento, yani ahlak ve adalet mekanizması hızla aşınmaktadır.
  Vergiden kaçınmayı "uyanıklık", 
Kurallara uymayı "enayilik", işini savsaklayıp her fırsatı bencil ve şahsi çıkarına kullanmayı,  beytülmale dahi zarar verebilme cüretini normal bir kazanç olarak gören ve bunu gördüğü halde iç denetimlerde örtbas eden veya! denetimsizlik boşluğunu uygun gören bir zihniyet türemiştir. 
   Trafikte birbirini vuranlar, kadına ve çocuğa yönelik şiddette sınır tanımayanlar, cezasızlık algısının arkasına sığınarak toplumsal huzuru katletmektedir.
    Sosyal medya platformlarında cehaletin ve kolay yoldan zengin olmanın kutsandığı, emeğin ve eğitimin aşağılandığı bir kültürel yozlaşma yaşanmaktadır. 
    Uyuşturucu illeti gençlerimizi sarmalına almış, ne hazindir ki ilkokul yaş çağına kadar kök salmıştır.
   Kutplaşma öyle bir raddeye gelmiştir ki, toplumun bir yarısı diğer yarısının acısına sevinir hale gelmiştir. 
   Ortak bir ülkü, ortak bir acı veya ortak bir sevinç kalmadığında, o topluluk artık bir "ulus" değil, sadece aynı coğrafyada yaşayan bir hırçın kalabalıktır. 
      Bu, bir dış düşmanın yapabileceği tahribattan çok daha büyüğünü kendi elimizle kendimize yaşattığımızın en acı vesikasıdır.
   Kendini içeriden kemiren bir toplumun ayakta kalması imkansızdır.
   Kendimizi kandırmayı bırakalım ki,
gerçeklerle yüzleşerek var olduğunu görüp kabul ettiğimiz Hayati sorunlarımızı hallederek aydınlık yarınlara şimdiden mührü vuralım.
  Sevgi, Muhabbet ve Saygı ile Hoşça Kalın

DİĞER YAZILARI KUTUPLAR BENZEŞİNCE 01-01-1970 03:00 Süslü Cümlelerin Görünmez Maliyeti: GÜNÜMÜZÜN "ÇİÇERONLARI" ve TOPLUMSAL EROZYON. 01-01-1970 03:00 ( ŞART ) "AHLAKİ ZİHNİYET DEVRİMİ ACİLİYETİ" 01-01-1970 03:00 Başkalarının Rüzgarıyla Özgür Olanı Gördün Mü? 01-01-1970 03:00 Geçmiş Banka Soygunları -Şimdi; FON KRİZİ 01-01-1970 03:00 Yazar Hakkında: 01-01-1970 03:00 EĞİTİMİN EKONOMİ POLİTİĞİ 01-01-1970 03:00 Hukukun Çelik Çemberi: 01-01-1970 03:00 Yazar Biyografisi: 01-01-1970 03:00 Yeryüzü Kardeşlik Coğrafyası Türkiye Cumhuriyeti Cennet Vatan Anadolu 01-01-1970 03:00 ACİL ÇAĞRI: HALKIN SABRI DA, SÖZLEŞMESİ DE ÇATIRDIYOR! 01-01-1970 03:00 ATA GENLERİNDE VAR OLAN GİZİL GÜCÜNÜN ŞİFRESİNİ ÇÖZ, AÇIĞA ve ALÇAKLARA VUR !... 01-01-1970 03:00 Ne zaman Evet. Ne zaman Hayır ? Evet, Mi - Hayır Mı? 01-01-1970 03:00 Yeşilin Başkenti Rize Şehir Merkezi Yeşile Hasret. 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL YOZLAŞMAYA KARŞI DÜRÜST İNSANLARIN SORUMLULUK ALMASI ŞART. 01-01-1970 03:00