Hekim – Hasta İlişkisi Üzerine: Meram’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler

Muhammet UZUN

28-08-2025 11:01

Geçtiğimiz günlerde Konya Meram Hastanesi’nde yaşanan ve basına “hekim hastayı muayene etmedi” başlığıyla yansıyan olay, toplumun büyük kesiminde yankı buldu. Bir yanda hasta ve yakınlarının tepkisi, diğer yanda hekimin kendi gerekçeleri gündeme geldi. Peki, burada asıl mesele nedir?

Her şeyden önce, sağlık hizmeti iki yönlü bir sorumluluk taşır. Hekimin temel görevi, önüne gelen hastayı muayene etmek, şikâyetlerini dinlemek ve mesleğinin gerektirdiği özeni göstermektir. Bu sadece etik bir sorumluluk değil, aynı zamanda hukuki bir yükümlülüktür. Bir hekimin “muayene etmemek” gibi bir lüksü yoktur; en azından ilk değerlendirmeyi yapmak, hastayı dinlemek ve gerekirse ilgili birime yönlendirmek zorundadır.

Öte yandan sağlık çalışanlarının çalışma koşulları, yoğunluk ve tükenmişlik hali de göz ardı edilemez. Her gün yüzlerce hasta ile ilgilenmek zorunda kalan bir hekimin zaman zaman sabrının sınırına geldiğini biliyoruz. Ancak bu durum, bir hastanın muayenesiz bırakılmasına gerekçe oluşturamaz. Buradaki doğru tavır, yoğunluk ya da işleyiş sorunlarını hastane yönetimiyle paylaşmak, gerekirse resmi yollarla çözüm aramaktır. Hastanın sağlık hakkı ise tartışmaya kapalıdır.

Olayda hasta haklı mıydı, hekim mi? Aslında mesele bu soruya indirgenemez. Burada tartışılması gereken, sistemin bu tür olaylara nasıl zemin hazırladığıdır. Bir tarafta sağlık hizmeti almak için saatlerce sıra bekleyen hasta; diğer tarafta insanüstü bir tempoda çalışan ve çoğu zaman yeterince destek görmeyen hekim… İşte çatışma tam da bu noktada doğuyor.

Doğru olan neydi? Hekim, her ne olursa olsun hastayı muayene etmeliydi. Bu, mesleki ve insani sorumluluğunun gereğidir. Hasta ise süreci provoke edecek tavırlardan uzak durmalı, hakkını medeni yollarla aramalıydı. Ve en önemlisi, sağlık sistemi, hekime de hastaya da bu tür krizlere düşmeyecek bir düzen sunmalıydı.

Meram’daki olay bize şunu hatırlatıyor: Sağlık hizmeti bir “taraf tutma” meselesi değildir. Hasta da hekim de aynı gemidedir. Gemiyi güvenle limana ulaştıracak olan ise karşılıklı anlayış, mesleki sorumluluk ve insana değer veren bir sistemdir.

DİĞER YAZILARI Çayın Buharında Kaybolan Emek 01-01-1970 03:00 İSMAİL TÜRÜT ÖZÜR DİLEMELİ 01-01-1970 03:00 Türkiye Kimin Savaşına Sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 BU DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR? 01-01-1970 03:00 RAKAMLARLA YÖNETİLEN ÜLKEDE, HAYAT GERÇEKLERİ 01-01-1970 03:00 ASGARİ DEĞİL, AÇLIK ÜCRETİ! 01-01-1970 03:00 YILLARDIR TÜİK RAKAMLARIYLA MİLLET ALDATIYOR 01-01-1970 03:00 KOMİSYON GÖLGESİNDE MEŞRUİYET ARAYANLAR ve MİLLETİN SERT VİCDANI 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın ABD Seferi: Boş Çantayla Gidip, Daha Boş Dönmek 01-01-1970 03:00 Anayasa Değişikliği Masalı 01-01-1970 03:00 GEÇİM MÜCADELESİNİN EN AĞIR YÜKÜNÜ EMEKLİ TAŞIYOR  01-01-1970 03:00 KARANLIK MASALAR, GİZLİ TUTANAKLAR VE MİLLETİN SIRTINA SAPLANAN HANÇER 01-01-1970 03:00 SAHTE DİPLOMALAR VE AK PARTİ’NİN YÜZÜNE VURULAN AYNA 01-01-1970 03:00