ASGARİ DEĞİL, AÇLIK ÜCRETİ!

Muhammet UZUN

23-12-2025 19:30

Bu ülkenin milyonlarca emekçisine reva görülen rakamın adı asgari ücret değil, açıkça açlık ücretidir. Masalarda büyük laflar edilirken, milyonlarca insanın sofrasında ekmek küçülmüş, tencere kaynamaz hâle gelmiştir. Açlık sınırının altında açıklanan bu rakam, bir ekonomik başarı değil; sosyal bir çöküşün belgesidir.
Daha vahimi şudur:
Bu ücret, işçilerin olmadığı bir masada, işçiler adına konuşularak belirlenmiştir. Yani emek yok, alın teri yok, geçim derdi yok… Ama karar var! İşçinin sesi yok, ama onun hayatını belirleyen imza var. Bu, temsil değil; dayatmadır.
Soruyoruz:
Açlık sınırı ortadayken,
Kira fiyatları uçmuşken,
Market etiketleri her gün değişirken,
Elektrik, doğalgaz, su faturaları bel bükmüşken…
Hangi vicdan, hangi akıl bu rakamı “yeterli” diye savunabilir?
Asgari ücret, hayatta kalma ücreti değildir. Ama bugün açıklanan rakam, insanlara yaşamayı değil, idare etmeyi, hatta susmayı dayatmaktadır. “Şükredin” deniliyor. Neyin şükrü? Aç kalmanın mı? Borçla yaşamanın mı? Çocuğuna harçlık verememenin mi?
Masada işçi yoksa, o masadan adalet çıkmaz.
Masada emek yoksa, o masadan refah çıkmaz.
Masada millet yoksa, o masadan milletin hayrına tek bir karar çıkmaz.
Bugün asgari ücretli yalnız değildir. O perişandır. Sabah işe giderken akşamı düşünen, akşam eve dönerken yarını hesaplayan milyonlar vardır. Bu rakam, onların umutlarını değil; umutsuzluklarını tescillemiştir.
Buradan açıkça söylüyoruz:
Açlık sınırının altındaki hiçbir ücret meşru değildir.
İşçinin olmadığı masada alınan hiçbir karar adil değildir.
Milletin sırtına yüklenen bu yük kabul edilebilir değildir.
Bu ülkenin insanı sadaka istemiyor, hakkını istiyor.
Lütuf değil, insanca yaşam talep ediyor.
Ve unutulmasın:
Aç kalan susmaz.
Ezilen unutmaz.
Millet, kendisini bu hâle getirenleri günü geldiğinde sandıkta hatırlar.

Millet kendisine hodri meydan diyenlere sandıkta hodri meydan der, bizden söylemesi!

DİĞER YAZILARI Çayın Buharında Kaybolan Emek 01-01-1970 03:00 İSMAİL TÜRÜT ÖZÜR DİLEMELİ 01-01-1970 03:00 Türkiye Kimin Savaşına Sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 BU DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR? 01-01-1970 03:00 RAKAMLARLA YÖNETİLEN ÜLKEDE, HAYAT GERÇEKLERİ 01-01-1970 03:00 YILLARDIR TÜİK RAKAMLARIYLA MİLLET ALDATIYOR 01-01-1970 03:00 KOMİSYON GÖLGESİNDE MEŞRUİYET ARAYANLAR ve MİLLETİN SERT VİCDANI 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın ABD Seferi: Boş Çantayla Gidip, Daha Boş Dönmek 01-01-1970 03:00 Anayasa Değişikliği Masalı 01-01-1970 03:00 Hekim – Hasta İlişkisi Üzerine: Meram’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler 01-01-1970 03:00 GEÇİM MÜCADELESİNİN EN AĞIR YÜKÜNÜ EMEKLİ TAŞIYOR  01-01-1970 03:00 KARANLIK MASALAR, GİZLİ TUTANAKLAR VE MİLLETİN SIRTINA SAPLANAN HANÇER 01-01-1970 03:00 SAHTE DİPLOMALAR VE AK PARTİ’NİN YÜZÜNE VURULAN AYNA 01-01-1970 03:00