Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
23 EKİM Cuma 14:50

Giriş Tarihi :
YORUMLAR
M.K. 6 gün önce
Unutulmamalıdır ki, devletleri ve büyük kurumları tarihin çöplüğüne gömen şey dış düşmanlar veya dışsal ekonomik şoklar değil, kendi içlerindeki liyakat erozyonudur.

Sonuç olarak; adaletin olmadığı yerde liyakat, liyakatin olmadığı yerde ise çare ummak beyhude ve ham bir hayaldir.

Bir sistemi çürümekten kurtaracak yegane reçete, emaneti en nihayetinde ehline teslim etme cesaretini ve iradesini gösterebilmektir
Selen Karagöz 1 yıl önce
Hayati Kalın, yorumunuz için teşekkür ederim. Türkçe’nin güzelliği tartışılamaz

elbette .
Hayati Yılmaz 1 yıl önce
Ne kadar doğru ve yürekten yazılmış bir yazı… Okurken hem duygulandım hem de düşündüm. Ne yazık ki günümüzde büyüklerimize gereken değer ve saygıyı göstermez olduk. Onların tecrübelerini, sevgilerini ve dualarını unuttuk; bayramları bile sadece tatil fırsatı gibi görmeye başladık. Oysa onlar bizim geçmişimiz, kültürümüz ve en büyük hazinemiz. Yazıda anlatılan örnekler hepimizin çevresinde var ve bu gerçekler çok acı. Umarım bu yazı daha çok kişiye ulaşır ve farkındalık oluşturur. Büyüklerimize sahip çıkalım, onları dinleyelim, değer verelim… Unutmayalım ki bir gün biz de onların yerinde olacağız. Yüreğinize, kaleminize sağlık.

Hayati Yılmaz 1 yıl önce
3 Mayıs Türkçülük Günü’nde böyle anlamlı ve gurur verici bir haber okumak Türk dünyası için büyük bir moral oldu. Traktör Futbol Kulübü’nün sahadaki başarısı kadar, tribünlerde sergilediği milli duruş ve kimlik mücadelesi de takdire şayan. Güney Azerbaycan Türkleri'nin asimilasyon politikalarına karşı futbolu bir direniş ve birliktelik aracına dönüştürmesi hepimize ilham veriyor. Sporun sadece bir oyun olmadığını, gerektiğinde milletin sesi ve onuru olabileceğini gösteriyorlar. Tebriz’de yankılanan “Ne Mutlu Türküm Diyene” ve “Türk dilinde medrese olmalıdır herkese” sloganları hepimizin ortak hayalini yansıtıyor. Traktör taraftarlarını ve tüm Güney Azerbaycan Türklerini yürekten kutluyorum. Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin!
Selen Karagöz 1 yıl önce
Serap AKSU, teşekkür ederim. Güzel anılar..
Hayati Kalın 1 yıl önce
Kalpten yazılmış, yerinde tespitlerle dolu bir analiz. Gerçekten de her sezon aynı senaryoyu yaşamaktan bıktık artık. Son haftalara girilirken yine stres, yine hesap kitap… Kayseri maçında da mücadele vardı ama eksiklerimiz göz ardı edilemez. Forvetsiz, oyun kurucusuz bu kadar oluyor demekten başka çare kalmıyor.
Hocaya güvenimiz tam diyorsunuz, biz de inanalım ama yönetim ve futbolcular da taşın altına elini koymalı. Gaziantep ve Hatay maçları kader maçları olacak. Bu takım Eyüpspor’u yenebildiyse, kalan maçlardan da gereken puanları toplayabilir.
Yeter ki sahada mücadele eden, formanın hakkını veren bir Rizespor izleyelim. Dualarımız takımımızla… Emeğinize sağlık.
Adnan İstif 1 yıl önce
Kaleminize sağlık, çok yerinde ve cesur tespitler. Rize siyasetinin perde arkasını uzun süredir bu kadar açık ve net anlatan bir yazıya rastlamamıştım. Partideki güç dengelerinin kişisel çıkarlar uğruna nasıl şekillendiğini, kimlerin ne zaman nasıl saf dışı bırakıldığını somut örneklerle ortaya koymuşsunuz. Özellikle rant lobisinin sadece parti içini değil, kamu kurumlarını ve yerel yönetimleri de hedef aldığını vurgulamanız çok önemli.
Sayın Yılmaz Katmer’in bu uyarıları dikkate alması, geçmişte küstürülen, dışlanan isimlerle yeniden temas kurması, hem parti hem de Rize adına büyük bir kazanç olur. Aksi takdirde “Kral Kaybederse…” sadece bir başlık değil, partinin Rize’deki geleceğinin özeti olur. Kaleminize kuvvet, umarım sesiniz gereken yerlere ulaşır.

Serap AKSU 1 yıl önce
Krallar kaybetmeye mahkumdur, duyduk ki Katmer ' de dün kaybetme adına fiili saldırıya uğramış
Serap AKSU 1 yıl önce
Her ne kadar yaşlanmış olsak ta hayatımızda Üniversite geçmişimiz beynimizde hep sıcak kalır. Hikayenizi okudukça Atatürk Üniversitesindeki yaşadıklarım, o Üniversite yurdunda Caminin yanındaki arka kapıdan arkadaşlarımızı yurda kaçak sokmamız aklıma geldi...
Hayati Kalın 1 yıl önce
Bir dil bir insandır sözünü her ne kadar atalarımız söylemiş olsa da öncelikle melez bir lisan olan Osmanlıca değil, öz Türkçemizi öğrenmek bence daha iyi olur diye düşünüyorum
Selen Karagöz 1 yıl önce
Adnan İstif, aynı zamanda naçizane şiir yazan biri olarak anlaşılmamaktan yanayım. Fakat hikayede sizler gibi her detayı fark edecek okuyucularımız iyi ki var.Saygılarımı sunuyorum.
Selen Karagöz 1 yıl önce
Filiz Köseoğlu Hanımefendi, çok teşekkür ederim. Nazik yorumlarınız için
Adnan İstif 1 yıl önce
Bu anlamlı ve düşündürücü hikâye için kaleminize sağlık. Zeynep öğretmen gibi bilinçli ve sorumluluk sahibi bireylerin toplumdaki önemini bir kez daha hatırlattınız. Felaket anlarında sadece bilgi değil, sakinlik ve dayanışma da hayat kurtarıyor.
Metindeki "Tedbir alınmazsa felaket, güvenli olunmazsa felaket, yardımlaşılmazsa felaket!" vurgusu, adeta her bireyin hafızasına kazınması gereken bir motto. Bu hikâye, sadece bir kasabanın değil, tüm toplumun uyanık olması gerektiğini anlatıyor. Umarım hepimiz Zeynep öğretmenin öğrettiklerini kendi çevremizde yayabiliriz. Tekrar tebrikler.








Adnan İstif 1 yıl önce
Aydın Mertayak hocamızın kaleme aldığı bu derinlikli analiz için teşekkür ederim. Gerçekten de toplumun ödüllendirme mekanizmalarının yüzeydeki uyum ve vasatlıkla şekilleniyor olması düşündürücü. Schopenhauer’in ve Bourdieu’nün tespitlerini metinle harmanlayarak ortaya konulan bu tablo, günlük hayatta çoğumuzun hissettiği ama adlandıramadığı bir gerçeği açıklığa kavuşturuyor: Zekânın sessizliği ve bazen de yalnızlığı…
Ne var ki hocamızın metnin son kısmında yaptığı dengeli değerlendirme — yani vasatlığın her zaman kötü olmadığı ve uyumun da belli açılardan işlevsel olabileceği vurgusu — meseleyi tarafsızca kavramamızı sağlıyor. Belki de çözüm, zekâyı dışlayan değil, onu sistemle barışık biçimde değerlendiren bir toplumsal kültür inşa etmekte yatıyor.
Hocamızın tespitleri, özellikle entelektüel derinliği nedeniyle dışlanan bireyler için hem teselli hem de umut verici. Sessiz yürüyüş her zaman fark edilmez ama iz bırakır. Kaleminize sağlık.








Adnan İstif 1 yıl önce
Çok yerinde ve duygulu bir analiz olmuş, elinize sağlık. Gerçekten de Çaykur Rizespor’un içinde bulunduğu durum her sezon sonu yaşadığımız o tanıdık stresli tabloyu bir kez daha önümüze seriyor. Kayseri maçında gösterdiğimiz mücadeleye rağmen skor tabelasına yansıtamamak çok üzücüydü. 9 korner, 5 sarı kart, topa sahip olma çabası… Ama dediğiniz gibi, forvetsiz ve oyun kurucusuz bu işler çok zor. Palut hocanın açıklamalarına katılmakla birlikte artık lafa değil icraata ihtiyacımız var. Kalan maçlarda özellikle Gaziantep ve Hatay karşılaşmalarında mutlak galibiyet şart. Bu takım Eyüpspor gibi zorlu rakibi yendiyse, bunu yine başarabilir. Dualarımız takımla, inşallah ligde kalmayı başarırız. Rizespor’umuzun Süper Lig’den kopmaması tek dileğimiz!








Adnan İstif 1 yıl önce
Yazınızı büyük bir dikkatle okudum, tespitleriniz maalesef sahadaki tabloyu birebir yansıtıyor. Çaykur Rizespor’da ne yazık ki haftalardır süren istikrarsızlık ve yanlış sistem tercihleri yine ön plana çıktı. İlhan hocanın çift santrfor ısrarı gerçekten anlaşılır gibi değil; hem oyuncu profili buna uymuyor hem de takımın oyun yapısına zarar veriyor. Zeqiri ya da Varesanovic gibi alternatifler varken ısrarla yanlış oyuncularla başlanması sahada etkisizliğe neden oluyor. Takımda istek ve arzu eksikliğine de tamamen katılıyorum, bu kadar kritik haftalarda bu ruh haliyle ligde kalmak zorlaşabilir. Hakem performansı da dediğiniz gibi vasattı; kritik pozisyonlarda hem VAR hem de hakemin yetersiz kalması maçın seyrine etki etti. Umuyorum ki sezon sonu dediğiniz gibi biz yanılırız ve takım ligde kalmayı başarır. Elinize sağlık, çok yerinde analizler.
Adnan İstif 1 yıl önce
Kaleme aldığınız bu yazı, bölge üreticisinin sesi ve yaşadığı gerçekleri yansıtması açısından çok değerli. Artan maliyetler, hayat pahalılığı ve özellikle Rize gibi çay dışında alternatif geçim kaynaklarının kısıtlı olduğu bir bölgede, yaş çay fiyatının üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği çok açık. 40 TL talebiniz hem ekonomik koşullar hem de üreticinin emeği göz önüne alındığında gayet makul ve adil görünüyor. Özellikle önerdiğiniz kademeli fiyatlandırma (1. sürgün 30 TL, 2. sürgün 35 TL, 3. sürgün 40 TL) hem üreticiyi destekler hem de piyasada daha dengeli bir süreç sağlar diye düşünüyorum. Geçmişte çayla çocuk okutan, ev yapan insanların bugün geçim sıkıntısı çekmesi düşündürücü. Bu anlamda dile getirdiğiniz taleplerin Ankara’dan karşılık bulmasını umuyorum. Emeğinize sağlık, üreticinin sesi olmaya devam edin.
Adnan İstif 1 yıl önce
Nazar ve nazar boncuğu üzerine hem kişisel hem kültürel açıdan çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Özellikle nazar boncuğunun sadece bir aksesuar değil, binlerce yıllık bir inancın ve kültürün taşıyıcısı olduğunu hatırlatmanız çok değerliydi. Mavi rengin anlamı ve tarihsel kökenleriyle ilgili verdiğiniz bilgiler de çok ilgi çekiciydi; Gök Tanrı inancı ve Şamanizm bağlantısını öğrenmek ufuk açıcıydı. Ayrıca nazarın sadece kıskançlık değil, aşırı sevgiden de kaynaklanabileceği vurgusu da önemliydi. Hem geleneklerimizi hatırlatan hem de modern kullanımını anlamlandıran bu metin için emeğinize sağlık. Nazar boncuğuna olan sevginizi ve bu sevginin anlamını okuyunca, kendi taktığım nazar boncuklarına da daha farklı bir gözle bakacağım.
Adnan İstif 1 yıl önce
Bu metin, hepimizin kalbinde iz bırakmış olan öğretmenlerimizi ve öğrenme yolculuğumuzun saf, temiz başlangıçlarını çok güzel hatırlatıyor. İlkokul öğretmenimizin adını hiç unutmamamız tesadüf değil; çünkü onlar sadece harfleri ve sayıları değil, aynı zamanda insan olmanın temel değerlerini de öğrettiler. Profesörün öğrencilerine verdiği öğütler ise sadece öğretmen adayları için değil, hayatın her alanında rehber olacak nitelikte. Sevgiyle ve sabırla verilen eğitimin kalıcı olduğu vurgusu çok kıymetliydi. Ayrıca, üniversite öğrenciliği sürecindeki farkındalık aşamalarını anlatan kısım, hem düşündürücü hem de gerçekçi. Mine'nin sorusu ve profesörün güven veren cevabı, öğrenmenin bir sabır ve emek işi olduğunu yeniden hatırlattı. Hem nostaljik hem öğretici bir metindi; kaleme alanın emeğine sağlık
Filiz KÖSEOĞLU 1 yıl önce
Bu sitenin sürekli takipçisi olduğum halde ilk kez yazarları okumaya başladım. Bu yazını okuduktan sonra geride kalan bütün hikayelerini de okudum, akıcı bir üslübünüz var. Türkçeyi güzel kullanıyorsunuz. Anlatılan yerleri öyle bir anlatıyorsunuz ki okuyan bir anda kendini orada buluyor
Selen Karagöz 1 yıl önce
Kaptan Cousteau, teşekkür ederim.
Kaptan Cousteau 1 yıl önce
Ahh Atatürk Üniversitesi o duvarların dili olsa da onlarla dertleşebilsem, geçmişimizi konuşabilsek. Selam olsun o yıllara.. Aradan 23 yıl geçti geçen yıl gidip son sınıfta oturduğum sırada 1 saat oturup ağladım...
Kaptan Cousteau 1 yıl önce
Ulusal Bayramların asıl önemini dile getirdiğiniz için teşekkür ederim
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkürler Kaptan Cousteau, geçen yıl gelmiştim. İstanbul’a selamlar..
Selen Karagöz 1 yıl önce
Mustafa Yayla, teşekkür ederim.
Kaptan Cousteau 1 yıl önce
Atatürk ile beraber ülkemiz bir kalkınma hareketi başlattı İzmir İktisat Kongresiyle, ülke fabrikalarla donatıldı. Maalesef sağ partiler Özellikle Özal' dan sonra gelen iktidarlar RTE dahil bütün liderler bu fabrikalari özelleştirdi. Sonuç Türkiye ekonomik anlamda duvara tosladı
Kaptan Cousteau 1 yıl önce
Siteye yeni girdim birkaç yar okuduktan sonra sizinle karşılaştım. Hikayelerinizin tamamını okudum. Hikayeleri birbirine bağlamada ustasınız diyebilirim. Türk dilini iyi kullanıyorsunuz. Tiryakınız oldum diyebilirim. İstanbul'da fuara gelirseniz mutlaka köşenizde bunu belirtin, kitabınızı almaya gelecem
Mustafa Yayla 1 yıl önce
Harika
Selen Karagöz 1 yıl önce
Teşekkür ediyorum Tarkan Erkan, son yazımda Gökçe’n yaylada, fırtınalı bir gecede mum ışığında şiir okuyor. Yaşıyor
Tarkan Erkan 1 yıl önce
Deprem hayatın acı bir gerçeği hem Gölcük depremini hem de Maraş depremini yaşadım. İkisinden de sağ çıktım. İnşallah bir daha yaşamam
Tarkan Erkan 1 yıl önce
Hikayelerinin başından beri okuyorum. Hikayenin kahramanı Gökçe'ndi. Sanırım öldü. Yada hikayelerini geçmişten kopardınız
Zehra Katyana Yılmaz 1 yıl önce
Zeka seviyesi yüksek kişilerin okuyup anlayabileceği akademik bir yazı. Çocukça şeylerin yazıldığı bu sayfada sizin gibi akademik yazarlarında olması ne güzel
Zehra Katyana Yılmaz 1 yıl önce
Güzel tasavvufi bir yazı. Kalbinde zerre kadar iman olanların Allah'a kulluk etmeleri bir görevdir
Hayati Yılmaz 1 yıl önce
Atatürk' ü ve Kemalizm'i iyi tahlil etmişsin. Maalesef günümüzde bir kısım toplum Atatürk düşmanlığı yaparken, diğer kısımda Atatürk'ü sözde savunup her türlü fuşkiyi yiyor
Hayati Yılmaz 1 yıl önce
Depremle ilgili dikkat çeken bir yazı okuyup faydalandım
Hayati Kalın 1 yıl önce
Bu maçlarda9-10 puan daha toplar takımımız v ligde kalır. Bu başarı sayılmamalı. Kadromuz çok iy ama 5 para etmez bir hocamız var. Yönetim hala bu Palut' a ne buluyor anlamıyorum
Ahmet Yılmaz 1 yıl önce
Bu hocayla bu sezon düşmesek seneye düşeriz. Yönetim biran önce bu kendini beğenmiş kaprisli Palut tan kurtulmalıdır.
Selen Karagöz 1 yıl önce
Aslında yazımı depremden bir gün önce hazırlamıştım. Deprem gerçeği ise hep var. Allah milletimizin yardımcısı olsun. 6 Şubat’ın izleri hala çok derin.
Burhan Canbaz 1 yıl önce
Çok ağır, entelektüel bir yazı herkes bunu yazamaz, Bu sitede yazarlık yapanların yüzde 90 ı bu yazının anlamını bilemez. İnşallah yanılıyorum
Cenk Yanık 1 yıl önce
Hallacı-ı Mansur Allah Teâlâ'nın aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada; "Ene'l-Hak" dedi ama linç edildi. Yazınızı okuyunca Hallacı Mansur aklıma geldi. Güzel bir yazı tebrikler
Burhan Canbaz 1 yıl önce
Bu siteye bayılıyorum. Solcusu da var, sağcısı da var. MHP lisi de var. AKP lisi de ama ilk kez bir sufiye rastladım. Yazınız güzel, bayıldım inşallah devam edersiniz
Cengiz İNLİKAYA 1 yıl önce
‘Kontrolü sende olmayan doğa

fırtınanın sesini sonuna kadar açmış.’

‘Konuştukça rahatlayan o insan gibi, tabiat da iyice içini dökmeli.’

Depremle yatıp kalktığımız bugünlerde bu cümleleri okumak… terapi gibi geldi.

Teşekkürler Selen Karagöz

Selen Karagöz 1 yıl önce
Burhan Canbaz, çok teşekkür ederim . Saygılarımı sunuyorum.
Selen Karagöz 1 yıl önce
Ayhan Sözen, ben de yazmayı ve yorumlarınızı özlemişim. Teşekkür ederim ☺️
Burhan Canbaz 1 yıl önce
Yine güzel bir hikaye. Hikayeyi okurken insan kendini bir anda yaylada onu yaşarken buluyor. Çok iyi anlatıyorsunuz. Hikayeyi şiirle süslemenizde ayrı bir incelik. Teşekkürler
Ayhan SÖZEN 1 yıl önce
NİHAYET ARAMIZA DÖNDÜNÜZ, ÖZLENMİŞTİNİZ. HİKAYELERİNİZDEN BİZİ UZAK TUTMAYIN. İSTANBULDAN SELAMLAR
Selen Karagöz 1 yıl önce
Ayhan Sözen, çok teşekkür ediyorum.
Ayhan SÖZEN 2 yıl önce
Güzel başladınız. Önce bir hikaye sonra kitap tanıtımı. Ama sustunuz yazmaya devam
Ayhan SÖZEN 2 yıl önce
Protesto- Protesto ediyorum. Şaka bir yana hikayelerinizden bizi uzak tutmayın, beni Rize' ye getirmeyin :)
Ayhan SÖZEN 2 yıl önce
Yazınızda yaşadığımız siyasi yelpazeyi ve politikayı o kadar iyi anlattınız ki bundan daha iyi anlatılamaz
Ayhan SÖZEN 2 yıl önce
Bu gençler AKP iktidarı döneminde yetişti. Demek ki dindar değil kindar gençlik yetişmiş maalesef
Yerim Çolak 2 yıl önce
Devlet her şeyi görür bugün CHP yarın AKP' yi de görür. Gemicik filolarını görür
Ahmet YILMAZ 2 yıl önce
Bir gazeteci taktiği ile Sayın İmamoğlu' na "ibne" demeniz ne kadar taraflı olduğunuzu gösterir
Leyla SÜMBÜL 2 yıl önce
Birisi kongrede para dağıtmış(sizin iddianız) RTE de kongrede saat dağıttı aradakı farkı açıklayabilirmısınız
Leyla SÜMBÜL 2 yıl önce
Yazılarınızı baştan beri okuyorum, güzel şeyler yazıyorsunuz. Kıskanıldığınız için size mobing uygulanıyor böyle düşünmenizi isterim
Ahmet KÖSE 2 yıl önce
O Rizeli Yazarlar derneğinde neler olduğunu herkes biliyor- orada olmadığına şükret
Burhan Canbaz 2 yıl önce
Meyve veren ağaç taşlanır demiş atalarımız demek ki iyi şeyler yapıyorsunuz ve kıskanılıyorsunuz. Üzülmeyin. Olaylara böyle bakın
Selen Karagöz 2 yıl önce
Son yorumumdan sonra patron beni çıkardı şaka bi yana Rize kitap fuarında her gün imzam var. Yoğun biraz, geri gelicem
Burhan Canbaz 2 yıl önce
Baştan beri hikayelerinizi büyük bir zevkle okuyorum. Sanırım hikayelerinize ara verdiniz. Yoksa bu kadar uzun süre olmaz yeni hikayeniz yayınlanırdı Nilüfer şarkısında ne diyordu "Geri dön, ne olur geri dön" :)
Şahin Deniz 2 yıl önce
Savarona gemisi
Selen Karagöz 2 yıl önce
Sitenin sayfamızdaki olumsuz yorumları bizlerle paylaşmadan silmesini doğru bulmuyorum. Okur-yazar arasındaki iletişimde argo olmadıkça her şey paylaşılabilir. Bu konuda hassasiyet gösterelim. Teşekkür ediyorum.
Cengiz İNLİKAYA 2 yıl önce
Bun yorumu yazan yazar Selen KARAGÖZ ... 10 numara 5 yıldız
Selen Karagöz 2 yıl önce
Teşekkür ediyorum, Cengiz İnlikaya.
Cengiz İNLİKAYA 2 yıl önce
‘ İlginç nesneler görürler, ancak ne olduğunu sorgulamazlar. Önemsemedikçe düşünmemeye başlarlar. Düşünmedikçe unuturlar Unuttukça yükleri hafifler ve artık amaçsızca gülümsemeye başlarlar ‘



Bu bölümü kaç kere okudum gün içinde saymadım , ezberledim
Selen Karagöz 2 yıl önce
Teşekkür ediyorum Ferhat Selim Yalçın… Eskilerin anlattıkları çok kıymetli. Allah rahmet eylesin inşallah
Ferhat Selim Yalçın 2 yıl önce
Hikaye deki Isırgan otu bölümünü okuyunca bana rahmetli ninem Gülfe Yalçın' ı hatırlattı. Dedemin annesi asırlık çınar 105 sene yaşamıştı .1993 de vefat etmişti.Henüz 19 yaşında ikinci çocuğuna hamileyken büyük dedem Hüseyin Yalçın ( ismailoğlu ) şehit düşünce tüm dünyanın kahrını tek başına çekmişti. Biz çocukken dışarıdaki köy mutfağında eski hikayeleri anlatır Rizedeki bitki ve meyveleri tanitir merak iki elinin arasında ısırgan otlarini ovuşturup bize küçükde bir gösteri yapardı .Rahmetli
Cenk Yanık 2 yıl önce
Teşekkür ediyorum Cenk Yanık. İlk imza günüm İstanbul-Rize Günleri olmuştu. İnşallah tekrarı nasip olur.
Selen Karagöz 2 yıl önce
Teşekkür ediyorum Hayati Kalın. 11-20 Nisan arası Rize Kitap Fuarında imzada olacağım .Müsait olan kıymetli okurlarımızı bekliyorum.
Selen Karagöz 2 yıl önce
Azize Hayal, teşekkür ediyorum. Öyle olmasını isterim.
Ahmet Türk 2 yıl önce
3 Y ile iktidara gelenler maalesef 3Y yi Türkiye'nin meşru haline getirdi...
Aylin Güneş 2 yıl önce
Keşke bu günde yolsuzluklara karşı Atatürk gibi tavır alınabilse.
Cenk Yanık 2 yıl önce
Bütün hikayelerinizi okudum. İyi bir hikaye okuru olduğuma inanıyorum. Hikayelerinizi çok beğendim. İstanbul' da imza gününe gelirseniz mutlaka o gün orada olup bu hikayeleri yazanı tanımak isterim
Feyza Gülistan 2 yıl önce
Yıllardır tanırım sizi, iyi bir kitap tanıtımı yapmışsınız. Hikayeden sonra keyif verdi
Cenk Yanık 2 yıl önce
Bir eleştiri yapacağım size.. Bu tanıtıma o son paragraf yakışmadı. İnşallah sınıfa bırakmazsınız beni.... :)
Cenk Yanık 2 yıl önce
Bu iki kitabı okudum hocam. Çok iyi anlatmışsınız kitapları, tekrar okuyacağım sizin değerlendirmelerinizi göz önüne alarak...
Aysu Kaya 2 yıl önce
Hocam dersteki fırtınanızı yazılarınızda da gösteriyorsunuz. Öğrenciniz olarak gurur duydum
Azize Hayal 2 yıl önce
Hikayeden sonra bir kitap tanıtımı hem de Turgut Özakman gibi bir ustanın kitaplarını tanıtmak her baba yiğidin harcı değil. Tebrikler
Hayati Kalın 2 yıl önce
Hikâyecinizin her kelimesi eğitimci olduğunuzu gösteriyor. Yine güzel bir hikaye. Yeni hikayelerinizi sabırsızlıkla bekliyorum. Eğer bu hikayelerinizi basarsanız kitanınızın ilk müşterisi ben olacağım.. :)
Azize Hayal 2 yıl önce
Hikayelerinizin hepsini okudum, Türk hikâyeciliğinde Türk tarihindeki motifleri işleyen yeni bir ekol olduğunu gördüm. Harikasınız....
Selen Karagöz 2 yıl önce
Teşekkür ediyorum Cengiz İnlikaya. Özellikle genç neslin okuması için yazıyorum.
Cengiz İNLİKAYA 2 yıl önce
‘-O kadarını bilmem kızım. Tek bildiğim Umay Hatun görmüş geçirmiş, bilge bir hatun,’

As’olan çok bilmek değil ….bu küçük cümle büyük anlam içeriyor

Eline yüreğine sağlık
Cengiz İNLİKAYA 2 yıl önce
Geçmiş hikayelerin birine yapılan yoruma cevap olarak ' bu hikayeleri kitap haline getirme hayalim var ' demiştin
Bence bunlar burada kalsın , burada güzel...
Yeni bir kahraman ile farklı hikaye yazman çok daha güzel olacak belli...çünkü bu hikayeler çok çok güzel....
Selen Karagöz 2 yıl önce
Azize Hayal, kıymet verip okuduğunuz için teşekkür ediyorum. Diğer hikayelerimi de okumanızı isterim. Kıymetli yorumlarınızı bekliyorum
Ferat Selim Yalçın 2 yıl önce
Anadolu insanı en çok öğretmen ve askere saygı duyar Bingöl de askerlik yaptığım dönem de bazı operasyonlarda köylere iniyorduk koca koca adamlar bize
Selami Kaya 2 yıl önce
Atalarımız, "Ağlamayan bebeğe mama vermezler" deyimi yazına cuk oturmuş
Ayhan Özısık 2 yıl önce
Rize' de o kadar dönen dümenler var. Onları da yazmanı istiyorum, Ankara' ya giden eski basın Müdürünün Valiyi nasıl parmağında oynattığını da yazarsan sevinirim
Rahman Turan 2 yıl önce
Merak ettiğim 1 Nisan 2025 yılında Elif Kafede buluştunuz mu? Şaka bir yana iyi bir hikaye. bir meslektaşımızı hikayende konu etmek güzel bir şey. Tebrik ederim
Azize Hayal 2 yıl önce
Gökçe'n in Hüma hatun ile karşılaşması hikayenin ana teması olmuş. Orta Asya- Türk mitolojisinde yaşananları hikayenizde konu etmek bir Türk olarak beni mutlu etti.
Selen Karagöz 2 yıl önce
Hayati Kalın. Teşekkür ederim. Uzman edebiyat öğretmeniyim. Profesyonel yazdığım için acımasız eleştiriler bekliyorum
Selen Karagöz 2 yıl önce
Yurdakul Özbüdün teşekkür ediyorum. İlginize layık olmaya çalışıyorum.
Ahmet 2 yıl önce
Yazının bir kısmını daha önce yayınlayıp sanırım kaldırmışsınız, anlaşılan birileri doğruların ortaya çıkmasından rahatsız olmuş. Sizden de daha dik bir duruş sergilemenizi beklerdik. Belki de size yönelik eleştiri nedeniyle bu yorumu yayınlamazsınız. Lütfen baskılara boyun eğerek milli eğitimde fırıldaklık yapan KİŞİYİ 'yi korumayın, saygılarla...
Hayati Kalın 2 yıl önce
Türk mitolojisindeki imgeleri hikayelerinizde kullanmak- büyük bir başarı. Yazınızın her kelimesinden eğitimci olduğunuz belli oluyor.
Yurdakul Özbüdün 2 yıl önce
Geçmişte Trabzonspor kendi öz çocuklarıyla süper ligde şampiyon oldular. İnşallah bu gençler kaybolmaz...
Yurdakul Özbüdün 2 yıl önce
Her hikayenizi severek okuyorum. Kullandığınız üslup, yazınızı on plana çıkartıyor
Yurdakul Özbüdün 2 yıl önce
Bak sizden bu şekilde yazılar bekliyoruz. Yetkilileri bu tür yazılarla uyaracaksınız ki hata yapmayacaklar
Selen Karagöz 2 yıl önce
Cengiz İnlikaya, teşekkür ederim
Selen Karagöz 2 yıl önce
Meltem Akyıldız, teşekkür ediyorum. Anlaşılmak çok kıymetli. Sizin nezdinizde tüm okurlarımızın mübarek Ramazan Bayramını kutluyorum ☪️
Selen Karagöz 2 yıl önce
Cengiz İnlikaya, teşekkür ederim
Selen Karagöz 2 yıl önce
Hayal Yılmaz, teşekkür ediyorum
Yurdakul Özbüdün 2 yıl önce
"Hayat zor, biliyorum. Kimi için küçük bir adım koca bir dağ kadar ağır gelir. Ama yine de, ilk adımı atmadan yol alınmıyor. Belki hemen olmaz, belki defalarca denemek gerekir. Ama başlamadan başarmak mümkün değil" Yazınızın ana temelini bu paragraf oluşturuyor. Güzel bir şekilde toplumdaki kamplaşmayı ve çalışmanın önemini anlatmışsınız.. tebrikler...
Aylin HİÇYILMAZ 2 yıl önce
Hikayeye güzel bir başlangıç yapmışsınız. Ama hikaye ilerledikçe fazla dram kokmuş gibi geldi bana. üslup olarak hayat hikayesi olabilecek bir konuyu diler getirdiniz sanırım
DİĞER YAZILARI