Afganistan’ın Pamir yaylasından savaş nedeniyle 1982 yılında Türkiye’ye gelen ve yaklaşık 12 yıldır Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşamlarını sürdüren Kırgız Türkleri, 1917 yılından itibaren sabit konutta yaşama geçmeden önce kullandıkları ‘Boz Üyler’ adını verdikleri otağlardan vazgeçmedi. Belediyenin de desteği ile tahsis edilen alanda 12 adet otağ çadırı kuran Kırgız Türkleri, burada el emeği göz nuru ürünler üretiyor, konuklarını ağırlayıp, geleneksel Kırgız Pilavı hazırlayıp, kendilerine özgü pasta, börek, içecek ikramında bulunuyor. Kırgız erkekleri at yetiştiriciliği ve dericilik işleriyle uğraşırken, kadınlar da Kırgız ve Türk motifleriyle kilim dokuyup, el işi yaparak geçimlerini sağlıyor. Kırgız Türkleri boş zamanlarını at üzerinde güreş tutuyor, aşık atıyor, el sanatı ürünler üretiyor.
"Bize öz has pilavımız, şeker hastalarına bile faydası var"
Gelen konuklara ikramda bulunmak üzere Kırgız Pilavı hazırlayan kadınlardan Civelek Çelik, pilavın şeker hastalarına da iyi geldiğini belirterek, "Bize özel pilavlarımızı dünyaya tanıtmak, buraya gelmemiz 7-8 sene oldu. Böyle bir şeyler yapalım dedik. Hem pilavımızı, hem yöremizi, kültürümüzü tanıtmak istedik. İki çeşit pilav yaptık. Bu sade beyaz oldu, sadece burada üzüm var. Orada yaptığımızda hem kimyon var, hem salça kattık. Soğan da, havuçtu derken onları kavuruyoruz. Ondan sonra suyunu katıyoruz. Et suyunu katıyoruz. Sonra pilavımızı yapıyoruz. Bize öz has pilavımız, şeker hastalarına bile faydası var. Yani şeker hastaları bile yiyebiliyor. Onun için bunu tercih ediyoruz biz. Kırgız pilavı olarak geçiyor" diye konuştu.
"Kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz"
Kırgız Türklerinden Habib Bildirici de, "Boş zamanlarımızı değerlendirmek için anahtarlık, hediyelik çeşitleri yapıyoruz. Şu aşık, normalde spor olarak dışarıda oynuyoruz ama hediyelik eşya yapıyorum böyle, süslü püslü. Minyatür otarlar yapıyoruz, arabalar için süs, masa üstü için ota. Börklerimiz var, börk yapıyoruz, Tilki bu orijinal. Kırgız Kalpağı. Bunları boş zamanlarımızda yapıyoruz. Alan varsa da satıyoruz. Börklerimiz var. Şu eski stil tubak diyoruz buna, kışın daha iyi gider. Bu tür şapkalarımız var, bunların hepsini yapıyoruz. Çocuklar için böyle deri yeleklerimiz var. Böyle uğraşıyoruz. Kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Yenifakılı’ya geleli beş altı sene oldu, bayağı iyi" dedi.
Doğu Türkistan Uygur Türkü Mehdi Ömer, Kayseri’de ikamet ediyor, yaptığı deri ürünlerini Yenifakılı ilçesine de getirip, otağa içerisindeki tezgahında satmaya çalışıyor. Ömer, 60 yıldan fazla süredir deri işi ile uğraştığını, kırbaç, çizme, kemer, çarık, mont gibi ürünler yapıp sattığını söyledi.
İlyas GÜR
Editör









