Bebekler Açgözlülüğün Kurbanı Oldu
Çetenin başındaki Fırat Sarı, özel hastanelerle yaptığı anlaşmalarla yenidoğan yoğun bakım servislerini işletiyordu. Amaç, bu üniteleri ağır hasta bebeklerle doldurmak ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) haksız kazanç sağlamaktı. Ancak birçok hastanede yeterli cihaz ve uzman bulunmuyordu. Bu nedenle bebekler, yetersiz tedavi koşulları altında ya hayatını kaybetti ya da engelli kaldı. Bazı durumlarda sağlıklı bebekler bile yalnızca gelir artırmak amacıyla yoğun bakımda tutuldu.
Denetimci Doktorun Çete Üyesini Uyarması
İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün gönderdiği denetimcilerden biri, görevini kötüye kullanarak çete üyesi hemşire Hakan Doğukan Taşçı’yı uyardı. Denetim sırasında soruşturmanın gizliliğini ihlal eden doktor, Taşçı'ya “Hakkınızda dava var, hemen istifanı ver” dedi. Taşçı, bu olayı bir telefon görüşmesinde başka bir doktor olan Şeyhmus Çelik'e aktarırken, denetimci doktorun şu ifadelerini kullandığını belirtti:
"Oğlum manyak mısın? İstanbul’da 100 hastane varsa 95’i böyle."
Bu doktorun, Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesi yoğun bakım uzmanı Dr. Yakup Karakurt olduğu iddia edildi. Ancak Karakurt, iddiaları reddetti ve davada sanık olarak yer almadı.
Ciddi Denetimler, Yetersiz Yaptırımlar
Çete hakkında ilk şikayet, 27 Mart 2023’te CİMER üzerinden yapıldı. Bu şikayetle başlatılan teknik ve fiziki takip sonucu, Sarı’nın işlettiği yenidoğan yoğun bakımlara ilişkin usulsüzlükler tespit edildi. İl Sağlık Müdürlüğü’nün Eylül 2023’te düzenlediği geniş çaplı denetimle çetenin hastanelerdeki uygulamaları ifşa edildi. Ancak denetimler sonrası ciddi yaptırımlar uygulanmadı. Yalnızca birkaç hastaneye göstermelik basamak düşürme cezaları verildi, çete ise faaliyetlerine devam etti.
Sağlık Sistemindeki Çöküş
Bu skandal, sağlık sistemindeki denetim mekanizmalarının yetersizliğini ve etik dışı uygulamaların ne kadar yaygın olduğunu ortaya koydu. Bebeklerin hayatları üzerinden yapılan bu kazanç düzeni, yalnızca çete üyelerinin değil, sistemi yönetenlerin de sorumluluğunu gündeme taşıdı.
Dava devam ederken, kamuoyu hastanelerin ve sağlık kurumlarının daha sıkı denetim altına alınmasını, sorumluların ise en ağır cezayı almasını talep ediyor.
İlyas GÜR
Editör
















