Savcı Engin, Türkiye'yi sarsan yenidoğan çetesi soruşturmasını yürütürken, aldığı ölüm tehdidine rağmen titizlikle çalışmalarını sürdürdü. Kendisine yönelik suikast tehdidi olmasına karşın, soruşturma sürecinde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan sanıkların adliyeye getirilmesini de başından sonuna kadar takip etti.
Olayın Gelişimi ve İddianame İçeriği
İstanbul'da, gerek olmadığı halde özel hastanedeki yoğun bakım ünitesine yatırılan 12 bebeğin ihmal nedeniyle hayatını kaybetmesi iddiaları üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Bu süreçte, soruşturmayı yürüten Savcı Engin, makamında tehdit edilerek hedef haline geldi. Olayın ortaya çıkmasının ardından kamuoyunda büyük bir infial yaşandı. 22 kişi tutuklandı ve 47 şüpheli hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir iddianame hazırlandı.
İddianamede, şüpheliler için "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" gibi suçlamalarla toplamda 177 yıl 6 aydan 589 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. İddianamede, ölen 10 bebeğin "maktul", 5 kişinin "müşteki" olarak yer almasının yanı sıra, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İstanbul İl Müdürlüğü'nün "suçtan zarar gören", 19 hastane ve sağlık şirketinin "malen sorumlu" olarak nitelendirildiği görülüyor.
Savcı Engin, suç örgütünün lideri olduğu iddia edilen Doktor Fırat Sarı'nın, sevk ve idaresini ise Doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtildi. Suç örgütünün amacı, işletmelerini devraldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf ederek doluluğunu sağlamak ve hastaların basamaklarıyla oynama yaparak SGK'den üst sınırdan ödeme almak olarak tanımlandı.
Savcı Engin'in kararlılığı, sağlık sistemindeki çetelerin ortadan kaldırılması için atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu süreç, Türkiye'de sağlık alanındaki kötüye kullanımların ve dolandırıcılık girişimlerinin daha fazla gündeme gelmesine sebep oldu.
İlyas GÜR
Editör
















