Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
14 MAYIS Perşembe 09:43

Yazarımız Sebahat Karagöz Rize Kitap Fuarında olacak

Bu yıl 2. si düzenlenecek Rize Kitap fuarında yazarımız olan Sebahat Karagöz TYB Stantında yer alacak

RİZE
Giriş Tarihi : 10-04-2025 16:34   Güncelleme : 10-04-2025 17:11
Yazarımız Sebahat Karagöz Rize Kitap Fuarında olacak

Haber: İlyas GÜR

Rize Valiliği ve Rize Belediyesinin ortaklaşa organize ettiği ve bu yıl 2.si düzenlenecek Rize Kitap Fuarı 11-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek.  Yazarımız Eczacı- Yazar Sebahat Karagöz yer alacak

Kendi Gözüyle Sebahat Karagöz Kimdir

Sebahat Karagöz

1961 yılında en uzun gündüzü takip eden en kısa gecenin sabahında Erzurum-Hınıs'ta kerpiç bir evde dünyaya geldim

Bir ablam iki abim bir kız kardeşim iki erkek kardeşin ortancasıydım.

İlk okula başlayışımı hatırlamıyorum çünkü yaşım çok küçükmüş.

İlk yarıyı orada tamamladıktan sonra babamın tayini nedeniyle Soma'ya geldik.

Orada ilk okulu, ardından orta okulu ve liseyi bitirdikten sonra üniversite hayatım başladı.

Matematiği çok seviyordum ve çok başarılıydım.

İlk yıl sınavlarda ilk tercihim olan Isparta Eğitim Enstitüsü Metametik bölünü kazandım.

Bu arada 1.sınıflara yedek öğretmenlik yapıyordum. Yapıyordum diyorum da aslında yapamıyordum çünkü her şeyi  çok çabuk öğrenen ben; öğretmeyi beceremiyordum.

“Bu çocukların geleceğini karartmaya hakkım yok” diye düşünüp yeniden sınavlara girdim ve ilk tercihimi kazandığımı öğrenince havalara uçtum tabi ama sonrası tam bir hayal kırıklığı

İÜ Tıp Fakültesini yazdım sanıyordum ama yanlışlıkla  Eczacılık Fakültesi kodunu yazdığımı öğrenince dünyalar başıma yıkıldı sanki zira kimyadan nefret ediyordum. Mecburen kayıt yaptırdım.

Uyum sağlamakta zorluk çekiyordum ve gelecek yıl yeniden sınavlara girip Tıp fakültesine geçmenin hayalini kuruyordum.

Anatomi dersimizi Çapa’da görüyorduk.

Bir gün anfide, masanın önünde asılı uzun bir iskelet ve yanında kuru kafaları görünce; çığlık çığlığa kendimi dışarı attım ve bir daha ne o derse girdim ne de doktorluğun adını andım.

Çaresiz bir şekilde bir yandan çatışmalar, yürüyüşler, kavgalar bir yandan aklınıza gelebilecek her şeyin kimya ders ve laboratuvarıyla geçirdiğimiz en güzel yıllarımı geride bırakıp inanmayacaksınız ama mezun oldum.

Eczacılık tam bir bayan mesleğidir derler ya; inanmayın.

Bence dğnyanın en zor işi çünkü 7/24 çalışmak zorundasınız.

Mesleğimin bir tek yanını hala çok seviyorum; sürekli insanlarla birliktesiniz ve bazılarıyla inanılmaz dostluklar kurabiliyorsunuz.

Yazmayı çocukluğumdan beri çok seviyordum.

O yıllarda arada şiirler, mektuplar, günlükler yazıyor sonra kimse okumasın diye yakıyordum

İş hayatına atılınca yakaladığım o kısacık anlarda yazmaya devam ettim.

Şiirin benim kalbimde ayrı bir yeri oldu hep.

Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat hayran olduğum şairlerdi çünkü onların kalıpları yoktu; düşündükleri her şeyi olduğu gibi kağıda döküyorlardı.

Samimiydiler, sevimliydiler; acılarını bile gülümseten kelimelerle anlatıyorlardı.

Bu durum beni çok etkilemişti ve ben de onlara benzer şeyler yazmaya başladım.

2016 yılında ilk şiir kitabım “İMERA FERAM” çıkınca bir evladım olmuş kadar sevindim.

Herkes “Şiir kitabı satılmaz! “ dedi ama benim 1000 kitabım 6 ayda tükendi.

Okunuyor olmak bana güç verdi ve ikinci kitabımla okuyucumun karşısına çıktım.

Bu sefer çeşitli internet siteleri ve gazetelerde yayımlanan makalelerime yer verdim kitabımda.

Dünya gündemini çok yakından takip eden ve araştırmayı çok seven biri olarak; mazlum coğrafyalarda masumların yaşadıkları dramların bendeki izlenimlerini anlatmaya çalıştığım köşe yazılarımı “KÖŞEYE SIKIŞANLAR” adlı 2.kitabımda topladım.

Bu arada yaşadığımız terör olaylarının yarınlarımıza aktarılması gerektiği düşüncesiyle 3. Kitabım “03.15” i yazmaya başladım.

Bahar ve Oğuz’un aşkıyla  2015-2917 yılları arasında Türkiye’de yaşanan terör olaylarını harmanladım araya coğrafya, tarih, genel kültür kattım ve 4.5 yılın ardından,

belgesel tadında bir aşk romanı çıktı ortaya.

Yazmaya devam ediyorum; şiirler köşe yazıları ve yeni bir roman “RIZA“

Bu romanımda da tıpkı 03.15’ te olduğu gibi tamamen gerçek olayları kurguluyorum.

Kitaplarımın gelirlerinin bir bölümünü ŞEHİT AİLELERİ, MEHMETÇİK VAKFI, TSK GÜÇLENDİRME VAKFI’na bağışlıyorum

Yazmak beni çok mutlu ediyor hem öğreniyorum hem de öğrendiklerimi başkalarına öğretiyorum.

Aynı zamanda; kalemin en büyük silah olduğunu, kalemi eline alan kişinin çok çok büyük bir ordunun komutanı olduğunu, yapacağı en ufak bir yanlışın kitleleri yavaş yavaş ve acı çekerek ölüme sürükleyeceğini asla unutmuyorum!

Yazmak hiç kolay değildir, aşırı sorumluluk gerektirir.

Yazar emin olmadığı, onlarca kez teyit etmediği şeyleri asla yazmamalı

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar