Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
14 AĞUSTOS Cuma 05:08

Yavuz Ağıralioğlu Rize’de Konuştu: "Öcalan, Çocuklarımızın Katilidir"

ANAHTAR Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Rize İl Başkanlığı açılışında yaptığı konuşmada gündeme dair sert açıklamalarda bulundu. Terörle mücadele konusunda net mesajlar veren Ağıralioğlu, "Öcalan, çocuklarımızın katilidir. Terör örgütünün başıdır. Ne ilk haindir ne de son olacaktır" ifadelerini kullandı.

RİZE
Giriş Tarihi : 28-02-2025 23:45
Yavuz Ağıralioğlu Rize’de Konuştu:

Haber: Semra SAKARYA

"Türkiye Ekonomik ve Sosyal Açıdan Zor Durumda"

Rize’de vatandaşlarla bir araya gelen Ağıralioğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlara da değindi. Emeklilerden esnafa, asgari ücretlilerden iş insanlarına kadar geniş bir kesimin ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Ağıralioğlu, "Yüksek enflasyon ve faiz nedeniyle ticaret dönmüyor. Halk geçim sıkıntısı içinde" dedi.

AK Parti iktidarını eleştiren Ağıralioğlu, 23 yıldır verilen vaatlerin yerine getirilmediğini vurgulayarak, "2002’de verilen sözler hâlâ tutulmadıysa, siyaset vazifesini yerine getirememiş demektir" ifadelerini kullandı.

"Sınırlarımız, Adalet Mekanizmamız, Eğitim Sistemimiz Zor Durumda"

Ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerine de değinen Ağıralioğlu, sınır güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi. Türkiye’nin güney sınırlarında PKK ve PYD’ye bir devlet kurulmak istendiğini belirten Ağıralioğlu, aynı zamanda Ege’de Yunanistan’ın silahlandırılmasına da dikkat çekti.

Adalet ve eğitim sisteminde yaşanan sorunlara da vurgu yapan Ağıralioğlu, "Partili sistem mülki idareyi aşındırdı. Eğitimde ise sürekli sistem değiştiriyoruz. 8-9 defa bakan, 10 defa müfredat değişti. Eğitimimiz zordadır" diyerek iktidarın politikalarını eleştirdi.

"Milletin Adamıyım Diyenler, Halkı Neden Adam Aramak Zorunda Bırakıyor?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu, liyakat sisteminin bozulduğunu ifade ederek, "Siz milletin adamısınız ama biz her işimizi yapmak için adam aramaya başladık. Tayin için, terfi için, kredi çekmek için, hatta hastanede tahlil sonuçlarını okutmak için bile adam arıyoruz" dedi.

Ağıralioğlu, Türkiye’nin güçlü bir devlet ve sistem kurması gerektiğini belirterek, "Bize öyle bir memleket lazım ki işsizlik olmasın, yoksulluk sınırı olmasın, borç batağına düşen esnaf olmasın. Ancak 23 yılın sonunda böyle bir tablo yok" ifadelerini kullandı.

"Siyasetin Amacı Çözüm Olmalı"

Konuşmasında siyasetin kısır tartışmalardan çıkması gerektiğini belirten ANAHTAR Parti lideri, "Biz ülkenin sorunlarını çözmek için buradayız. Türkiye’nin huzurlu, güçlü ve adil bir ülke olması için çalışacağız" dedi.

Ağıralioğlu’nun Rize’de yaptığı bu konuşma, özellikle terör, ekonomi ve yönetim anlayışı konularındaki eleştirileriyle dikkat çekti.

Siyasetin cevaplamasını istediğim sorular var. Bir muhasebe arifesindeyiz. Ben 28 Şubat'ta rahmetli Muhsin Başkanla millet iradesinin örselendiği bir zamanda inancından fikrinden yaşantısından dolayı insanların itilip kakıldığı bir zamanda Anadolu insanının şeref ve haysiyet mücadelesine ses vermeye, soluk olmaya çalışmış bir kardeşinizim. O zamanlardan Tayyip Bey memleket kavlini bir daha bileyledir 28 Şubat'ta. 28 Şubat'ta o da onunla beraber olanlar da rahmetli Erbakan Hoca da onun da vefat seneyi devriyesi biliyorsunuz nur olsun kabri. 27 Şubat'ta vefat etti biliyorsunuz. Kabri nur olsun. 28 Şubatlar ‘da bileyledik irademizi biz. 28 Şubat'ta millet iradesini tanımaz olanlara millete yukarıdan bakanlara, milletin çocuklarına inançlarıyla ilgili dayatmada bulunanlara kendini devletin sahibi zannedenlere kendini yargının, ordunun, milli iradenin üstünde görecek şekilde hâkimi kudretlisi zannedenlere kavlimizi biz 28 Şubatlar ‘da bileyledik. Ve o zaman biz Anadolu'nun bizi duyabileceği her kürsüden meydanlarda seslendik. Bir gün dedik bu memleket bizim elimize yönetmek anlamında düşerse, bir gün bu ülke dindarlığımızın ahlakına, milliyetçiliğimizin mesuliyetine, muhafazakârlığımızın ciddiyetine devlet millet yönetme terbiyemizin asaletine, cumhuriyeti koruma idrakimize düşerse o zaman göreceksiniz memleketin nasıl yönetileceğini sözlerimizi 28 Şubatlar ‘da söyledik. Tayyip Bey dâhil buna. Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Cumhurbaşkanı 28 Şubatlar ‘da karar verdi bu yaptıklarının bir kısmına. Demokrasiyi kurumsallaştıracağız. Milli iradenin üstünde egemenlik tanımayacağız. Orduyu yerine, devleti yerine hizalayacağız. Biz inancımızdan dolayı itilip kalkıldık. Biz yönetirken kimseyi itip katmamaya söz verdik. Biz fakirlik gördük. Bizim yönettiğimiz ülkede fakirlik olmayacak. Bizim yönettiğimiz memlekette asgari ücretli, dar gelirli, ezilmeyecek. Bizim yönettiğimiz memlekette fakirlik diye bir şeye rastlanılmayacaktı. Böyle söyledik. Yolun başında kavlimiz buydu. Bize iddialarımıza imkân vermek için hem Allah'ın kaderimize yazdığı hem milletimizin arkasında durduğu 25 yıl denk geldi.

Siyasetin Sayın Cumhurbaşkanımız dahil hükümeti bu 23 yılın hitamında milletine vermek zorunda olacağı sorunun cevabı şudur. Sizin neyiniz eksik? Bu Türk milleti sizi sevmekten, desteklemekten başka ne kabahati vardı ki bu 2025 yılının şartlarında onları yaşatıyorsunuz? Siz ne istediniz de vermedi size milletiniz ki önümüzdeki seçim sandıkta hala bir imkân arıyorsunuz. Şu anda sahip olmadığınız neye sahip olacaksınız ki siz? 2028'in 2029'un hazırlığındasınız. Şu anda eğer programınız varsa, eğer memleketi kurtaracaksanız, eğer memleketi ayağa kaldıracak, cebini dolduracak, parasını değerlendirecek, pasaportunu itibarlı hale getirecek, çocukların aşına işine kavuşacak, sanayiciye, iş adamına, çiftçiye, hayvancılık yapana kavuşacak reçeteniz varsa bunları tatbik etmek için her şeyi yapma gücünüz var sizin.

Efendim Tayyip Bey çok kudretli zamanlar geçirdi. Yokluklarla başladığı mücadelede milyonlara seslendi. Çok zor yıllar gördü. O zor yıllardan sonra Türk milletinin ümit ufkunda kimsesizlerin kimi diye takdim edildi. 3-5 milyon insana hitap etti. Siyasetçilere itibarlı yapan şey geldikleri gibi gidebilmeyi başarabilmeleridir. Siyasetçiler iyi gelirler. Ama çok azı iyi gidebilir. Başladığı gibi bitirenlerin işidir siyaset. AK Parti Allah lütfu millet duası 23 yılın iktidarını millete verdikleri sözleri buluşturarak zaferle taçlandırmış olsaydı biz parti kurmayacaktık şimdi.  Rize'nin Trabzon'un yaylalarında Tayyip Bey'e dua ediyor olacaktık. Memlekette her şey yolundaysa millet niçin bağırıyor?

Öcalan çocuklarımızın katilidir. Terör örgütünün başıdır. Ne ilk haindir bu topraklara ihanet eden, ne son olacaktır. Biz bin yıldır bu topraklardayız. Çok terörist gördük, çok hain gördük, çok hain gömdük. Bin yıldır bu topraklarda icazetle izinle vatan kurmadık. Teröristlerden medet umarak vatan tutmadık. Eline silah alan devleti, milleti tehdit eden herkesi yerin altına gömdük. Bin yıldır buradayız. Alfabe de harf bırakmadılar. İhanetlerine dünyanın her tarafından destek buldular. Dünkü metni ben de sizler gibi hem ibretle hem hayretle hem dehşetle izledim. Bu işlere heves edildiği zamanlardan beri bağırıyorum. Öcalan Kürtlerin temsilcisi değildir. PKK denilen bu cinayet şebekesi o dünkü metinin satır aralarına da gizlenmiş şekilde, sanki bu memlekette Kürtçe konuşulamıyormuş da bu PKK denilen alçaklar topluluğu Kürtler Kürtçe konuşamıyormuş diye 40 yıldır evlatlarımızı öldürüyormuş algısına kimse hizmet edemez. Öcalan’ı Kürtlere kimse değdiremez. Kürt deyince PKK, Kürt deyince Öcalan denilemez. Koca Türk Devleti madem bugün Öcalan'a silahları dağıt demeyi devlet yönetmek zannediyorsunuz; 99'da yakalandığında ben Türk devletinin emrindeyim. Anam da Türk dediğinde bu Türk milleti, Türk devleti beni parçalayacak zannederek, korkarak ben aslında Türkleri çok severim. Varsa bir emriniz yerine getireyim dediğinde aklınız neredeydi? 26 yıldır bu milletin evlatları ölüyor.

 

Size akıl hatırlatıyoruz. Siyasetimize ciddiyet. Devletimize vakar hatırlatıyoruz. Siyasetimize istikamet hatırlatıyoruz. Bugün PKK'yı en zayıf olduğu zaman ellerinde ne bir silah ne vurma kapasitesi kalmamışken devletiniz en güçlü, PKK en zayıf haline gelmişken sanki biz bitiremiyormuşuz da bunun ağzından dökülecek iki lafla bitiyormuş gibi bir algıya Türk devletini mahkûm ettiniz. Umarım ve dilerim ki sadece kabahatiniz kusurunuz bu olur. Umarım ve dilerim ki eğer bu uluslararası organizasyonlar adına Amerika'nın Orta Doğu sorumlularının satır aralarına gizlenmiş kamuoyunu teskin etmeye yönelik kamuoyunda bu konuda bir başarı yakalandığı propagandasına yönelik bir vicdan avlama organizasyonuysa bilesiniz ki Türk milleti ödediği bedelle kahırdadır. Bilesiniz ki 40 yıldır evlatlarının tabutuna sarılıp ağlamaktadır. Bir volkan gibi patlarız. Bilinmesini isteriz. Biz ilk defa hain görmedik. Her haine yeteriz. Ama devletimizin yöneticilerinin ferasetini isteriz. Cesaretini, vakarını isteriz. Devletimizin yöneticilerinin başımıza ne çoraplar örüldüğünü görmesini isteriz. Sınırımızın altında bir PKK devleti var. On bin tır silah verdiğini söylüyorsunuz siz. PKK zaten KCK üzerinden zaten PYD'ye dönüştü. PYD bizim terör listemizde, Amerikan'ın terör listesinde değil. Suriye'nin üçte birinde PKK'ya devlet var. Devlet hazırlığı var. Barzani'yle Talabani'yi birleştirme hevesleri var. Başımızda büyük bela var. Mazlum Kobani isimli teröristi Amerikan helikopterleriyle Haseki'den alıp Erbil'e götürüyorlar. Kerkük'ün yakınlarında 60-70 kilometre yakınlarında İngiliz üsleri var. Güney Kıbrıs'a mevzileniyorlar. 800 noktayı bombaladı. İsrail'in güvenlik programı diye bir programı tatbik ediyorlar. Ve bu arada bize Öcalan’a PKK'yı dağıtma adına meclisten güya 3-5 tane HDP'li milletvekilini meclisi temsilen İmralı'ya gönderiyorlar. Bu işin bedelini eğer Türk milletine ağır ödeteceklerse siyasete sesleniyorum. Önünüze bakın Kurulan tezgâhı, pusuyu görün. Türk milletinin bütünlüğüne İsrail'in güvenlik programına bizim topraklarımıza kadar uzanacak İsrail azgınlığına Akdeniz'e çıkışı olacak bir PKK devletine imkân arıyorlar. 26 yıldır elimizde duran, bugün terörü bitirsin diye medet umduğunuz, bunu demediği için 26 yıldır evlatlarımızı vurduran bir alçaktan medet umarak büyüyemez devlet.

 

Bizim için hazır olmak zorunda olduğumuz tehdit şudur. Öcalan dahil PKK üzerinden edilen lafların arkasından eğer bir anayasa eğer anayasa üzerinden kimlik, milli birlik, eğer bizim memleketimizde Sayın Binali Yıldırım'ın dediği Adem'in merkeziyetçilik falan gibi bir şey geliştiriliyorsa bu hayali kuran herkese, Türk milleti hayalini kâbus eder. Türk milleti, kimliğini, milli birliğini, milli devletini, sınırlarını, sınırların altında kurulacak bir PKK devletini kendi dilli varlığını ayakta tutacak şekilde yönetimi göğüsler. Bizi duysunlar, tedbir alsınlar. Amerika Birleşik Devletleri bizden vazgeçtiğine göre PKK'ya bu kadar silah verdiğine göre Yunanistan'a bu kadar üs kurduğuna göre kendi işine gelmeyince yaptığı her masrafı Ukrayna'da yaptığı gibi tazmin etmek yoluna gittiğine göre, bugün diktatör dediklerine göre bugün de aynı tezgâhı tatbik ettikleri bir programın içindeyiz. Devletimize feraset diliyoruz. Bu Golan Tepelerini aşan Şam'a yaslanan azgınlığa bu Irak'ın içerisinde bir Peşmerge Bakanlığı'nı orada kurulacak yüz bin kişilik bir orduyu Erbil'i Haseki'ye bağlayacak olan bir cinnete imkan aramak için bu işleri yapıyorlarsa biz de hükümetin dediği gibi diyoruz süreci hassasiyetle takip ediyoruz. Türk milletinin Türk milletinin önümüzdeki dönem yükleri var.

Bu 2002'den 2025'e kadar iktidarda Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti değil de Cumhuriyet Halk Partisi olsaydı bu karne AK Parti'nin değil de CHP'nin karnesi olsaydı. Şimdi siyasete Tayyip Bey başlıyor olsaydı. Bu 23 yıllık karne CHP'nin olsaydı. Bu enflasyon, bu faiz, bu işsizlik, bu geçimsizlik, bu darlık, bu yokluk, bu çocuklarımızın durumu, bu madde bağımlılığı, bu boşanma oranları, bu mülteci, bu sığınmacı yükü, bu sınırlar, bu hazine. Bu karne Cumhuriyet Halk Partisi'nin karnesi olsaydı. Sayın Cumhurbaşkanı eğer böyle bir zamanda memleket fıstık gibi. Böyle memlekette parti mi kurulur diyorsa, dedim vallahi kurmayacağım parti diyebiliyorsa. Bu kadar karnesi zayıf bir adamın yüzde 52 alabilmesi olağanüstünü başarı. Dolayısıyla şunu demeye çalışıyorum. Eğer Tayyip Bey şimdi parti kuruyor olsaydı.  Sorun olmadığı için milletten imkân bulunmaz, teveccüh bulunmaz diyorsa kurmayacağız partiyi. Bu karne CHP'nin karnesi olsaydı. Bak vallahi billahi sokağa çıkarmazdı CHP'yi. Yüzde 5 oy aldırmazdı CHP'ye.

Bu ülke doğru yönetilince 85 milyonluk ülke doğru yönetilince 850 milyona yetebilir. Yanlış yönetilince 85 bin kişiye yetmiyor. Bugün yaptıklarına kızdığımız arkadaşlarımızın hepsi bizim gibi başladı. Sayın Cumhurbaşkanı dahil, bugün yapıp ettiklerine bazılarınızın kızdığını, bazılarınızın bizim de eleştirdiğimizi, bu yanlışları nasıl yaparlar diye sitemlerimizi söylediklerimiz bizim gibi başladılar. Allah başladığımız gibi bitirmek nasip etsin. Parmaklarındaki yüzüklerle başladılar, tevazu ile başladılar. Lojmanları, makam arabalarını satarak başladılar. Fakir sofralarında başladılar. Sonu tevazuuyla bitmedi. Helalle başladılar, helalle bitemedi. Nezaketle başladılar, nezaketle bitemedi. Merhametle başladılar, merhametle bitemedi. Allah'ın başladığımız gibi bitirmek nasip etsin. Ben sağlıklı olmalarım dilerim. Sayın Milletçi Hareket Partisi'nin genel başkanına. Sayın Devlet Bahçeli'ye de sağlık sıhhat dileyelim. Sağlıklı, sıhhatli inşallah görevlerinin başına dönsünler. Siyaset er meydanıdır. Bu er meydanında pehlivan gibi olsunlar. Kardeşlerini görsünler, bizi görsünler. Yenilirlerse kardeşlerine yenilsinler. Desinler ki ilkesiz siyasete yenilmedik. Yenildiysek kardeşlerimize yenildik.”

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR