Haber: Semra SAKARYA
Konuşmasına çocukluk yıllarındaki ülkücü hareketle bağını anlatarak başlayan Köseoğlu, yapılan eleştirilere sert ama esprili bir dille yanıt verdi.
Köseoğlu, 1978 yılında Çayeli Ülkücü Gençlik Derneği’nde yer aldığını belirterek o dönem yaşadıklarını şöyle aktardı:
"Birileri beni o kadar çok şikâyet etmiş ki ‘Bu adam ülkücü değil’ demişler. Evet, ülkücü değilim ama ülkücülerin abisiyiz biz."
Eski teşkilat günlerinden örnek veren Köseoğlu, taş medreselilerle yaşadığı hatıraları anlatırken gençlerin bugünkü alışkanlıklarına da göndermede bulundu:
"Ocağımıza geldiğimizde zeytin ekmek yedik. Şimdiki gençler kaşarlı simide çevirmiş."
“Atatürk sevgim yüzünden şikâyet etmişler”
Konuşmasının devamında, zaman zaman sosyal medya paylaşımları nedeniyle eleştirildiğini dile getiren Köseoğlu, Atatürk’e olan bağlılığını net sözlerle ifade etti:
"Mustafa Kemal Atatürk’ü çok seven birisiyim. Onunla olan fotoğraflarımı kopyalayıp beni şikâyet etmişler. Atatürk benim olmazsa olmazımdır, bundan asla vazgeçmem."
“Öğretmen değil diye şikâyet etmişler”
Bazı kişilerin kendisini “öğretmen değil” diyerek sendikaya şikâyet ettiğini söyleyen Köseoğlu, sendikanın yapısına dikkat çekti:
"Evet, öğretmen değilim ama bu sendika eğitim çalışanlarının sendikasıdır. Sadece öğretmenlerden oluşmaz. Öğretmen olmayan birçok arkadaşımız da burada. Bunu bilmeyecek adam, gidip bizi şikâyet ediyor."
“Sendikayı siyasete bulaştırmadım”
Sendikal çizgisinin hiçbir zaman siyasi bir bağ taşımadığını vurgulayan Köseoğlu, Alparslan Türkeş’in sendika kuruluşundaki yaklaşımını hatırlattı: "1990 yılında rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş bu sendikayı kurarken ‘Sendikacılar sendikacılığı yapacak, siyasetçiler siyaset yapacak’ demişti. Bugün sendikaların siyasallaştığı bir noktaya doğru gidildiğini görüyoruz."
Konuşmasının sonunda salondakilere teşekkür eden Köseoğlu, helallik isteyerek sözlerini tamamladı:
"Kime hakkım varsa helal olsun. Sizlerin de hakkı varsa helal edin."
Kongre, üyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşirken Köseoğlu’nun açıklamaları salonda dikkatle takip edildi.
İlyas GÜR
Editör
















