Gazeteci-yazar Müslüm Aktürk’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferans, sağlık ve bilim çevrelerinin yanı sıra çok sayıda izleyici tarafından ilgiyle takip edildi. Yapay kan ve kanser alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ayhancı, bu kez diyabetin neden olduğu komplikasyonlara yönelik destekleyici araştırmalarına dair önemli bilgiler verdi.
“Diyabet tek bir hastalık değil”
Konuşmasında diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliğinden ibaret olmadığını vurgulayan Ayhancı, hastalığın böbrekler, kalp-damar sistemi, beyin, bağışıklık sistemi ve cilt başta olmak üzere birçok organı etkileyen çok yönlü bir sağlık sorunu olduğunu belirtti.
Diyabetin temelinde insülin üretiminin azalması ya da insülinin hücreler üzerinde etkili olamaması bulunduğunu ifade eden Ayhancı, Tip 1 ve Tip 2 diyabet arasındaki farkları sade bir dille anlatarak, özellikle insülin direnci kavramının doğru anlaşılmasının önemine dikkat çekti.
İlk belirtiler hayati önem taşıyor
Konferansta diyabetin sık görülen belirtileri olan aşırı susama, sık idrara çıkma ve çok yemek yeme hissine rağmen doymama durumları da hatırlatıldı. Bu belirtilerin uzun süre dikkate alınmamasının, şeker koması, organ hasarı ve uzuv kaybına kadar varabilen ciddi sonuçlara yol açabileceği vurgulandı.
“Amaç şekeri düşürmek değil, hücreye sokmak”
Prof. Dr. Ayhancı, diyabet kontrolünde yalnızca diyet yapmanın ya da karbonhidratı tamamen kesmenin yeterli olmadığını belirterek, karaciğerin açlık ve stres durumlarında kana glikoz verdiğini hatırlattı. Tedavide asıl hedefin, kan şekerini sadece düşürmek değil, şekerin hücre içine girmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
İltihaplanma diyabetin gizli zemini
Konferansın öne çıkan başlıklarından biri de iltihaplanma (inflamasyon) oldu. Ayhancı, diyabetin yanı sıra kalp-damar hastalıkları, Alzheimer ve romatizmal rahatsızlıkların ortak noktasında iltihabi süreçlerin yer aldığını söyledi.
Özellikle modern beslenme alışkanlıklarında yaygın olan yüksek nişasta ve gluten içeren ürünlerin, bağırsak duvarında hasara yol açarak bağışıklık sistemini sürekli uyardığını ve bunun diyabet sürecini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
İlyas GÜR
Editör
















