Uzun, bölgede gerilimin bilinçli şekilde tırmandırıldığını savunarak, füze iddiaları, karşılıklı suçlamalar ve psikolojik harp yöntemlerinin Türkiye ile İran arasında bir çatışma zemini hazırladığını iddia etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin başka ülkelerin çıkarları için savaşacak bir “taşeron güç” olmadığını ifade eden Uzun, Türk devletinin bu tür senaryolara karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasında bazı küresel güçlerin Türkiye ve Azerbaycan üzerinden İran’a karşı bir kara harekâtı planladığını ileri süren Uzun, bölgedeki askeri ve siyasi gelişmelerin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Türkiye’ye atıldığı iddia edilen füzeler ve bunların hangi sistemler tarafından nasıl durdurulduğu konusunun kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini dile getirdi.
Uzun, “Bir saldırının faili gerçekten kimdir?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini belirterek, bir saldırının arkasındaki aktörleri anlamanın en temel yolunun saldırının sonuçlarını kimin yönettiğine ve kontrol ettiğine bakmak olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin komşularıyla savaşmak yerine bölgesel barışı ve istikrarı koruması gerektiğini kaydeden Uzun, Türkiye’yi İran ile savaştırmaya yönelik her türlü senaryonun Türk milletinin çıkarlarına aykırı olduğunu söyledi.
Milli Parti olarak Türkiye’nin herhangi bir ülkenin savaş planının parçası olmasına karşı olduklarını dile getiren Uzun, Türk askerinin yabancı stratejilerin piyonu haline getirilmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzun, açıklamasının sonunda Türk milletinin bu süreçte uyanık olması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin kaderinin başka ülkelerde yazılamayacağını ifade etti.
İlyas GÜR
Editör








