Abdulkadir Uraloğlu, ilk setin üretiminin tamamlandığını belirterek performans testlerinin hız, fren, sürüş güvenliği ve hat uyumu kriterleri üzerinden detaylı şekilde gerçekleştirileceğini açıkladı. Test sürecinin ardından tren setinin mevcut hızlı tren hatlarında hizmet vermesi planlanıyor.
2026–2028 Arasında 14 Yeni Set
Bakan Uraloğlu, 2026-2028 yılları arasında 14 set daha üretilmesinin hedeflendiğini ifade ederek, halen hızlı tren hatlarında hizmet veren 31 setin önemli bir bölümünün milli üretimle güçlendirileceğini vurguladı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye’nin hızlı tren filosunda yerli ve milli üretimin payı önemli ölçüde artacak.
Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti, Türkiye’nin demiryolu sanayisinde teknoloji geliştirme ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirildi.
577 Yolcu Kapasiteli, 8 Araçlı Tasarım
Alüminyum gövdeden oluşan ve 8 araçlı olarak tasarlanan tren seti, toplam 577 yolcu kapasitesine sahip. Yüksek hız ve dayanıklılık esas alınarak geliştirilen tren; tren kontrol ve izleme sistemi, otomatik tren durdurma sistemi, elektromekanik yolcu kapıları, tam otomatik iklimlendirme, yangın ihbar sistemi ile işitsel ve görsel yolcu bilgilendirme sistemleri ve kamera altyapısıyla donatıldı.
Yetkililer, trenin hem güvenlik hem de işletme verimliliği açısından uluslararası standartlara uygun şekilde üretildiğini belirtiyor.
Yolcu Konforu Ön Planda
Yeni tren setinde yolcu konforu da öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Seyahat boyunca Wi-Fi erişimi sağlanacak trenlerde, yiyecek ve içecek otomatları ile mutfak bölümü bulunacak. Ayrıca engelli yolcular için iki özel bölme ve tekerlekli sandalye ile erişimi kolaylaştıran asansör sistemleri tasarıma dahil edildi.
Yüksek konfor ve ileri teknolojik altyapı ile geliştirilen Milli Elektrikli Hızlı Tren’in, mevcut ve gelecekte planlanan hızlı tren hatlarında hizmet vererek Türkiye’nin demiryolu taşımacılığında yeni bir dönemin kapılarını aralaması bekleniyor.
Projeyle birlikte yerli üretim oranının artırılması, dışa bağımlılığın azaltılması ve demiryolu sektöründe sürdürülebilir bir sanayi ekosisteminin güçlendirilmesi hedefleniyor.
İlyas GÜR
Editör









