Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96 ile 99’uncu maddeleri kapsamında verilen önergede, madencilik sektöründe işçilerin maruz kaldığı hak kayıpları, ücret gaspları ve iş güvenliği ihlalleri detaylı şekilde gündeme taşındı.
“İşçiler aylardır ücret alamıyor”
Önergede, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde bulunan Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan maden işçilerinin 5 aydır maaşlarını alamadığı, kıdem tazminatlarının ödenmediği ve sosyal haklarının gasp edildiği belirtildi.
Bu duruma karşı işçilerin 12 Nisan 2026’da Mihalıççık’tan Ankara’ya yürüyüş başlattığı, 20 Nisan’da başkente ulaştıkları ifade edildi.
Müdahale ve gözaltılar gündemde
Konukçu, işçilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istemesi üzerine kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaştığını belirtti. Müdahale sırasında aralarında Gökay Çakır ve Başaran Aksu’nun da bulunduğu çok sayıda kişinin darp edilerek gözaltına alındığını vurguladı.
İşçiler açlık grevine başladı
Önergede, işçilerin “Açız, yoksuluz, çıplağız” sloganıyla haklarını talep ettiği ve gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılması için süresiz açlık grevine başladıkları belirtildi.
İşçilerin talepleri arasında:
- Ödenmeyen maaş ve tazminatların verilmesi
- Ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması
- İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması
- Sendikal nedenle işten çıkarılanların işe iadesi
- İşletmenin kamulaştırılması
yer aldı.
“Denetimsizlik ve cezasızlık iş cinayetlerini artırıyor”
Konukçu, Türkiye’de Soma’dan Amasra’ya uzanan süreçte maden kazalarının ve iş cinayetlerinin denetimsizlik, taşeronlaşma ve kâr odaklı politikalar nedeniyle arttığını ifade etti. İşçilerin hak arama mücadelesinin engellenmesinin yeni facialara zemin hazırladığını savundu.
Bakanlığa 21 kritik soru
Önergede Bakan Işıkhan’a yöneltilen sorular arasında şu başlıklar öne çıktı:
- İşçilerin ücretlerinin ödenmemesi ve hak ihlallerinin Bakanlık bilgisi dahilinde olup olmadığı
- Doruk Madencilik hakkında yapılan şikâyet sayısı ve yürütülen işlemler
- Son 5 yılda yapılan denetimler ve tespit edilen ihlaller
- Şirket hakkında başlatılan soruşturma olup olmadığı
- Sendikal baskı ve işten çıkarmalara yönelik inceleme yapılıp yapılmadığı
- Ücret Garanti Fonu benzeri mekanizmaların devreye girip girmeyeceği
- Kolluk müdahalesine ilişkin Bakanlığın rolü
- İşçilerin alacaklarının neden tahsil edilemediği
- Kamulaştırma seçeneğinin değerlendirilip değerlendirilmeyeceği
“Sosyal devlet ilkesi sorgulanıyor”
Konukçu, işçilerin haklarını alabilmek için açlık grevine başlamak zorunda kalmasının yalnızca bir işyeri sorunu olmadığını, sosyal devlet ilkesinin zayıfladığının göstergesi olduğunu ifade etti.
Önergede, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işçi haklarını koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin kamuoyu adına açıklığa kavuşturulması istendi.
İlyas GÜR
Editör













