Dimin Madencilik tarafından yürütülmesi planlanan proje, Karagöz Köyü'nün yanı sıra Dağbek, Çakırkaya, Kovuklu, Kaymaztepe, Mezra ve Kocatepe köylerini kapsayan geniş bir ruhsat sahasını içeriyor. Munzur Havzası sınırları içerisinde yer alan bölge, biyolojik çeşitliliği ve üretim potansiyeliyle dikkat çekiyor.
Basın açıklamasında konuşan köylü temsilcisi Uğur Tepe, yaşam alanlarının madencilik faaliyetlerine açılmasına izin vermeyeceklerini belirterek, bölgenin yüzyıllardır sürdürülen hayvancılık ve doğal üretim kültürüne sahip olduğunu söyledi.
Tepe, maden projesinin yaklaşık 7 milyon 827 bin liralık yatırım bedeline sahip olduğunu hatırlatarak, bu rakamın oluşabilecek çevresel tahribatın önlenmesi için gerekli tedbirleri karşılamaktan uzak olduğunu savundu. Bölgenin çok sayıda endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığını ifade eden Tepe, yaylaların ve meraların bölge halkının geçim kaynağı olduğunu dile getirdi.
“Bin Koyun Beslemek Daha Fazla Katkı Sağlar”
Açıklamada söz alan Tunceli Keçi Koyun Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan ise madencilik yerine hayvancılığın desteklenmesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, şirket yetkililerine seslenerek, dağların tahrip edilmesi yerine üretime ve hayvancılığa yatırım yapılmasının ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlayacağını söyledi.
“Munzur Havzası Eşsiz Bir Biyolojik Zenginliğe Sahip”
Tunceli Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Barış Yıldırım da bölgenin biyolojik çeşitlilik açısından Türkiye'nin en önemli alanlarından biri olduğunu ifade etti. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında bölgede 2 bin 250'den fazla bitki türünün tespit edildiğini belirten Yıldırım, bunların önemli bir bölümünün endemik türlerden oluştuğunu söyledi.
Munzur Havzası'nın çok sayıda koruma altındaki canlı türüne ev sahipliği yaptığını kaydeden Yıldırım, bölgenin uluslararası sözleşmeler kapsamında korunması gerektiğini savundu.
“Sularımız Kirlenecek, Topraklarımız Zehirlenecek”
Munzur Çevre Derneği adına konuşan Hatun Esen ise madencilik faaliyetlerinin bölge halkını yeniden göçe zorlayabileceğini öne sürdü. Esen, maden çalışmalarının başlaması halinde su kaynaklarının kirleneceğini, tarım ve hayvancılığın zarar göreceğini belirterek doğanın korunması çağrısında bulundu.
Basın açıklamasına katılan vatandaşlar, Karagöz Köyü ve çevresindeki doğal yaşam alanlarının korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.
İlyas GÜR
Editör

















