Yangının çıkış nedeni olarak elektrik sobası gösterilirken, olay, ailenin içinde bulunduğu zorlu yaşam koşullarını ve devletin sosyal destek mekanizmalarındaki eksiklikleri yeniden gündeme getirdi.
Yangının Ardındaki Acı Gerçekler
Çocukların babasının cezaevinde olduğu, annenin ise geçim kaygısıyla hurda toplamak için dışarıda bulunduğu öğrenildi. Barakada yalnız bırakılan çocuklar, yangın esnasında kurtarılamadı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen itfaiye ekipleri, müdahale sırasında 3 çocuğun olay yerinde hayatını kaybettiğini, hastaneye kaldırılan diğer 2 çocuğun ise tüm çabalara rağmen kurtarılamadığını açıkladı.
Hayatını kaybeden kardeşlerin isimleri şöyle: Fadime Nefes (5), Funda Peri (4), Aslan Miraç (3), Masal Işık (2) ve Aras Bulut Akcan (1).
Ailenin Durumu ve Amcanın Tepkisi
Çocukların amcası Hüseyin Akcan, olayın ardından yaptığı açıklamada devlet kurumlarını sorumlu tutarak, "Hiç kimse sorumluluk almak istemiyor, herkes birbirine atıyor topu! Bu çocuklar ne yiyor, ne içiyor kimse sormadı. Devlet bu çocukları korumadı," dedi. Ayrıca, çocukların anne ve babasının madde bağımlısı olduğunu ve daha önce yetkililere defalarca şikâyette bulunduklarını dile getirdi. Yangından yaklaşık 25 gün önce de aynı evde bir yangın çıktığını hatırlatan Akcan, yetkililerin tedbir almamasına sert tepki gösterdi.
Soruşturma ve Sosyal Tepki
Yangınla ilgili başlatılan soruşturmada, anne Melisa Sinem Akcan’ın ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı öğrenildi. Anne, olayın ardından babaevine yerleşti. Bu olay, sosyal medyada da geniş yankı buldu ve devletin çocuk koruma politikalarıyla ilgili eksiklikler eleştirildi.
Sosyal Devlet Anlayışı Tartışmada
Bu trajik olay, devletin risk altındaki çocukları koruma konusundaki sorumluluklarını yeniden gündeme getirdi. Ekonomik yetersizlik ve madde bağımlılığı gibi sorunlarla mücadele eden ailelerin çocuklarının korunması için daha etkin önlemler alınması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi ve risk altındaki ailelerin daha yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Olay, toplumun "sosyal devlet" anlayışı çerçevesinde sorumlulukları sorgulamasına neden olurken, çocukların yaşadığı trajedi, "önlenebilir bir kayıp" olarak değerlendirildi.
İlyas GÜR
Editör
















