Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
11 EKİM Pazar 15:24

Handüzü Yaylası’nda Mera Endişesi: “Yaklaşık 1.000 Hane Mağdur Olabilir”

Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Ceyhun Kalender, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Başköy’de bulunan iki mera parselinin tahsis amacının değiştirilmesine yönelik girişimlere tepki gösterdi. Kalender, bölgede daha önce başka mera alanlarının da turizme tahsis edildiğini belirterek, son parsellerin de mera vasfını kaybetmesi durumunda yaylacılık ve hayvancılık faaliyetlerinin ciddi zarar göreceğini savundu.

RİZE
Giriş Tarihi : 11-10-2026 14:20
Handüzü Yaylası’nda Mera Endişesi: “Yaklaşık 1.000 Hane Mağdur Olabilir”

Haber: İlyas GÜR
Rize’nin Güneysu ilçesi Başköy köyü sınırları içerisinde bulunan mera alanlarının geleceğiyle ilgili tartışma gündeme geldi. Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Ceyhun Kalender, 446 ada 1 parsel ile 447 ada 1 parsel numaralı taşınmazların mera vasfının korunması gerektiğini belirterek, tahsis amacı değişikliğine yönelik girişimlerin bölgedeki kırsal yaşamı tehdit ettiğini ileri sürdü.
Kalender, Rize İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 5 Ekim 2026 tarihli yazısıyla resmiyet kazandığını belirttiği idari sürecin, bölgede geleneksel üretim yapan yerel halk açısından mağduriyet riski oluşturduğunu ifade etti.
“Yaylacılara otlatabilecekleri mera alanı kalmayabilir”
Söz konusu parsellerin Handüzü Tabiat Parkı ile mekânsal bütünlük oluşturduğunu ve geleneksel hayvancılık faaliyetlerinin yürütüldüğü otlatma güzergâhı üzerinde bulunduğunu belirten Kalender, bölgedeki diğer mera parsellerinin daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiğini veya tahsis edildiğini öne sürdü.
Son iki parselin de mera vasfından çıkarılması halinde yaylacılar ve hayvancılıkla geçinen vatandaşlar için otlatma alanı kalmayacağını savunan Kalender, bu durumun kırsal üretimin sürdürülebilirliğini tehlikeye sokacağını dile getirdi.
“Yaklaşık 1.000 hane etkilenebilir”
Kalender’in açıklamasına göre, söz konusu tahsis değişikliğinden doğrudan veya dolaylı olarak yaklaşık 1.000 hanenin etkilenmesi bekleniyor. Bölgedeki ailelerin geçim kaynaklarının uzun yıllardır mera alanlarına ve bu alanların sunduğu doğal imkânlara dayandığını belirten Kalender, meraların kaybedilmesinin hayvancılık faaliyetlerini sona erme noktasına getirebileceğini ifade etti.
Mera alanlarının yalnızca ekonomik açıdan değil, kültürel bakımdan da önemli olduğuna dikkat çeken Kalender, yaylacılık geleneğinin toplumsal dayanışmayı, imece kültürünü ve nesiller boyunca aktarılan yerel bilgi birikimini yaşattığını kaydetti.
Kalender, meraların kullanım dışı kalmasının geleneksel yaşam biçiminin zayıflamasına ve bölgenin kültürel mirasının zarar görmesine neden olabileceğini savundu.
Ekolojik denge konusunda uyarı
Mera alanlarının korunmasının doğal yaşam açısından da önemli olduğunu vurgulayan Kalender, tahsis amacı değişikliğinin doğal bitki örtüsü ve mera ekosistemi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.
Kalender, ekosistemin bütünlüğünün bozulmasının toprak erozyonu, su kaynaklarının doğal dengesinde değişim ve biyoçeşitlilik kaybı gibi riskleri beraberinde getirebileceğini belirterek, karar süreçlerinde çevresel etkilerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
“Kamu yararı ve yerel halkın görüşü dikkate alınmalı”
İdari kararların yalnızca kullanım amacı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Kalender, bölgenin tarihsel, sosyal ve ekonomik özelliklerinin de göz önünde bulundurulmasını istedi.
Yerel halkın karar alma süreçlerine katılımının önemine işaret eden Kalender, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve doğal alanların korunmasının birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.
Mera alanlarının korunması çağrısı
Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Ceyhun Kalender, açıklamasının sonunda Başköy’deki 446 ada 1 parsel ile 447 ada 1 parselin mevcut hukuki ve ekolojik statüsünün korunması gerektiğini belirtti.
Kalender, daha önce yapılan tahsisler nedeniyle mera alanlarının daraldığını savunarak, kalan alanların da kaybedilmesinin bölgedeki hayvancılık faaliyetleri ve geleneksel yaylacılık yaşamı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.
Dernek, yaklaşık 1.000 hanenin olası mağduriyetinin önlenmesi, hayvancılığın sürdürülebilmesi ve bölgenin doğal zenginliklerinin korunması amacıyla tahsis amacı değişikliği sürecinin yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Söz konusu parsellerin tahsis sürecine ilişkin ilgili kurumların değerlendirmeleri ve kararın hukuki aşamaları ise konunun geleceği açısından önem taşıyor.
 

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR