Ziyarette konuşan Gergerlioğlu, 1989–1990 yıllarında Gümüşhane’de yaşanan büyük heyelan felaketinin ardından Gebze’ye yerleşen vatandaşların 35-40 yıllık kazanılmış haklarının yok sayılmak istendiğini belirterek, “Bu insanlar burada bir hayat kurdu. Vatandaşın kazanılmış haklarını gasp etmeyin” uyarısında bulundu.
“Değersiz Arsalar Bizim Üzerimize Kaydırıldı”
Dernek Başkanı Cengiz Duran, bölgede yaklaşık 210 hanenin bulunduğunu, bunların 50’sinin tapulu, 150’sinin ise tapusuz olduğunu ifade etti. Vatandaşların rayiç bedelini ödeyerek tapu almak istemesine rağmen taleplerinin sürekli reddedildiğini belirten Duran, bazı zengin iş insanları ve siyasilerin değersiz arsalarının imar uygulamalarıyla Kirazpınar’daki değerli alanlara kaydırıldığını öne sürdü. Bu usulsüzlükler nedeniyle açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararları alındığını ve imar planının iptal edildiğini hatırlattı.
“Adresimiz Silindi, Yok Sayıldık”
Mahalle sakinlerinden Kemal Yılmaz ise Gümüşhane’deki tapulu arazilerinin heyelanla yok olduğunu, Kirazpınar’da ise 35 yıldır yaşamalarına rağmen adres bilgilerinin sistemden silindiğini söyledi. Yılmaz, “Bizi yok saydılar. Şu dünyada 400 metrekarelik bir yaşam hakkımız yok mu?” diyerek tepkisini dile getirdi. Vatandaşlar, yıllarca hayvancılık yaparak bölgenin süt ihtiyacını karşıladıklarını ve tüm vergilerini ödediklerini, buna rağmen “işgalci” muamelesi gördüklerini ifade etti.
“Vatandaşı Ezen Anlayışı Kabul Etmiyoruz”
Yaklaşık 700 nüfuslu mahallede büyük bir mağduriyet yaşandığını vurgulayan Gergerlioğlu, yetkililere sert sözlerle seslendi:
“Vatandaş ‘Ne gerekiyorsa ödeyelim, evimizde kalalım’ diyor. Ama karşılarında ‘Parayı yatırır, ezer geçerim’ anlayışı var. Bu bölgeyi sanayi tesislerine ve beton yığınlarına peşkeş çekmek istiyorlar. Gebze ve Büyükşehir Belediye Başkanlarını uyarıyorum: Vatandaşın haklarını gasp etmeyin. Bu işin takipçisi olacağız.”
“Sonuna Kadar Direneceğiz”
Gergerlioğlu’nun “Rezerv alan ilan edilirse ne yapacaksınız?” sorusuna Dernek Başkanı Cengiz Duran, “Hukuki ve fiziki olarak yerimizi sonuna kadar savunacağız. 35 yılımızı verdik, gerekirse her şeyimizi veririz” yanıtını verdi. Mahalle halkı, ambulans ve itfaiyenin bile sokak numarası olmadığı için bulmakta zorlandığı bölgede insanca yaşam ve mülkiyet haklarının tanınmasını talep ediyor.
Kaçak Hafriyat Sahasına Tepki
Ziyarette en çok dikkat çeken konulardan biri ise yerleşim alanının hemen yanındaki kaçak hafriyat döküm sahası oldu. Mahalle sakinleri, kontrolsüz şekilde dökülen topraklarla yaklaşık 100 metrelik yapay bir tepe oluşturulduğunu, bunun hem çevre hem de can güvenliği açısından büyük risk taşıdığını dile getirdi. Daha önce bölgede iş makinelerinin heyelan altında kaldığını söyleyen vatandaşlar, yetkililerin sessizliğine tepki gösterdi.
İlyas GÜR
Editör
















