Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
30 HAZİRAN Salı 08:48

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Özkavak: "Ekonomik kriz gıda zehirlenmelerini artırıyor"

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Birtürk Özkavak, artan yoksulluk ve alım gücündeki düşüşün ucuz ve düşük kaliteli ürün tüketimini artırdığını belirterek, "Ekonomik kriz sağlıklı gıdaya erişimi yok sayıyor" dedi.

ESKİŞEHİR
Giriş Tarihi : 28-11-2025 00:33
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Özkavak:

Türkiye’nin farklı illerinden gelen gıda zehirlenmeleri haberleri tüketicileri endişelendirmeye başladı.
Buna ilişkin konuşan Eskişehir Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Özkavak, "Artan yoksulluk ve alım gücündeki düşüş, ucuz ve düşük kaliteli ürün tüketimini artırmış; saklama, taşıma ve hijyen koşullarını kritik biçimde kötüleştirmiş, küçük işletmeleri riskli yöntemlere yöneltmiştir. Bu süreçte en çok zarar görenler yoksul aileler, çocuklar, işçiler, turistik bölgelerdeki tüketiciler olmaktadır" dedi.
“Halk sağlığı krizi derinleşiyor”
"Halkın yaşam hakkı tehlikede" diyen Özkavak, şöyle konuştu:
"Türkiye'nin farklı illerinde son haftalarda art arda yaşanan gıda zehirlenmeleri münferit değil, sistemik bir halk sağlığı sorunu olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Adıyaman, Sakarya, Rize ve İstanbul'da yüzlerce kişi hastanelere başvurmuş; otel odasında ilaçlama sonucu zehirlenmesi bir ailenin tüm fertlerinin kaybı vicdanlarda infial yaratmıştır. Yetkisiz ve denetimsiz böcek ilaçlaması, tarım ilaçlamaları turizmden şehir yaşamına kadar her alanda halk sağlığını hedef alan kontrolsüz bir kimyasal tehdidin kapımıza dayandığını göstermektedir."
“Çiftlikten çatala denetimler yetersiz”
Çiftlikten çatala uzanan gıda zincirinde denetimlerin yetersiz olduğunu söyleyen Özkavak, "Bu tablo yalnızca denetim eksikliklerinin değil; ekonomik kriz, kurumsal zafiyet, uluslararası standartlara uyumsuzluk ve piyasalaştırma politikalarının birleştiği çok boyutlu bir kamu sağlığı krizi olduğunu işaret etmektedir. Çiftlikten çatala uzanan gıda zincirinin herhangi bir halkasında kamusal denetim yeterince çalışmadığında sonuç hastalık, sakatlık ve ölüm olmaktadır. Bu vakalar birinci basamak çevre sağlığı hizmetlerinin tasfiyesi, denetimin çok başlı hale getirilmesi, eğitimsiz ve belgesiz personelle yürütülen tehlikeli işlemler ve şeffaf olmayan idari yapı nedeniyle yaşanmaktadır" şeklinde konuştu.
Ekonomik kriz nedeniyle işletmelerin riskli yöntemlere yöneldiğine dikkati çeken Özkavak, "Artan yoksulluk ve alım gücündeki düşüş, ucuz ve düşük kaliteli ürün tüketimini artırmış; saklama, taşıma ve hijyen koşullarını kritik biçimde kötüleştirmiş, küçük işletmeleri riskli yöntemlere yöneltmiştir. Bu süreçte en çok zarar görenler yoksul aileler, çocuklar, işçiler, turistik bölgelerdeki tüketiciler olmaktadır" dedi.
“Bildirimler büyük oranda eksiktir”
Türkiye'de gıda kaynaklı hastalıkların izlendiği bütüncül ulusal kayıt sistemi olmadığını söyleyen Özkavak, şöyle devam etti:
"Bildirimler büyük oranda eksiktir. Gerçek vaka sayısının raporlananların 10 katı olabileceği tahmin edilmektedir. 2000'li yıllardan bu yana belediyelerin denetim yetkileri sistematik şekilde azaltılmıştır. Gıda denetiminin önemli bir ayağı olan Birinci Basamak Sağlık Kurumları tarumar edilip parçalanmış, denetim parçalanmış, etkisizleştirilmiştir. Yerel düzeyde hızlı müdahale halk sağlığının en temel güvencesidir. Bilgi Kirliliği ve Medya Manipülasyonu, piyasaya bağlı bilgi üretimi, sosyal medya manipülasyonu ve bilim dışı yorumlar halkın doğru bilgiye erişimini engellemekte, paniği ve hatalı tüketim davranışlarını artırmaktadır. Okul kantinlerinde denetim yetersizdir. Taşımalı eğitim yemeklerinde zehirlenmeler artmaktadır. Yoksul bölgelerde çocuklar yüksek riskli sokak gıdalarına maruz bırakılmaktadır. Çocukların yediği ekmekten, gençlerin içtiği kahveden, otel odasında solunan nefesten artık emin değiliz.
“Halk sağlığı yoksa sağlık sistemi yok”
Yerel yönetimler yeniden yetkilendirilmeli, çevre sağlığı ve gıda güvenliği yeniden birinci basamakta entegre edilmelidir. Sahada hızlı ve etkin denetimler yapılmalıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın laboratuvar ve saha kapasitesi acilen artırılmalıdır. Gıda zincirinin tüm aşamaları şeffaf ve izlenebilir hale getirilmelidir. Çocuklar için ücretsiz, sağlıklı, kamusal beslenme programları başlatılmalıdır. Denetim personeli artırılmalı; HACCP ilkeleri tam uygulanmalı ve kayıtlar kamuoyuna açık olmalıdır. Cezalar caydırıcı hale getirilmeli, tüm uygunsuzluklar ulusal veri tabanında yayımlanmalıdır. Artan toplu zehirlenmeler yıllardır süren yanlış politikaların, ekonomik baskıların ve kurumsal yetersizliklerin acı sonucudur. Halk sağlığının olmadığı bir ülkede sağlık sisteminden söz edilemez."

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR
Haber En Son Olay Haber