Haber: Semra SAKARYA
Edebiyat öğretmeni kimliğiyle de tanınan Karagöz, kitabını “bir varoluş biçimi” olarak nitelendirerek, “Bir öğretmen kelimelere dokunma arzusu ile yola çıkıp hayata açılıyor bazen. Bu kitap, içimdeki güz mevsimiyle mavilikleri harmanladığım bir eser oldu,” dedi.
İmza gününde duygularını paylaşan Karagöz, “Burada olmak, yıllarca biriktirdiğim duyguların, düşüncelerin bir kitapta hayat bulduğunu görmek demek. Her imza, kalpten kalbe bir selam gibi geliyor bana,” ifadelerini kullandı.
Karagöz, kitabının satırlarında gizlenen duyguların ve sessiz kalan hayallerin peşine düşülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu kitap, kelimelerin ardında saklı kalan duygulara ve iç sesimize bir çağrıdır. Her sayfa, okura kendi iç yolculuğuna çıkması için bir fırsat sunuyor. Çünkü iyi bir kitap bazen bir aynadır, bazen bir dost,” şeklinde konuştu.
Gençlere de seslenen Karagöz, “Çok okuyun, bol bol yazın. Yazdıklarınızı çöpe atmayın, bir gün kitap olur onlar. İlham gelmiyorsa da sorun değil; bazen sadece oturup yazmak gerekir. Yazmak, duymak, düşünmek, direnmek ve hatırlamaktır. Kalbinizde bir kelime kıvılcımı varsa onu söndürmeyin,” diyerek yazarlık yolundaki gençlere ilham verdi.
Karagöz ayrıca yazmanın bir “anlama biçimi” değil, “adama biçimi” olduğunu vurgulayarak sözlerini, “Yazmak istiyorsanız kafanıza değil, kalbinize yankılanan şeyleri yazın. İç sesinizi asla susturmayın,” çağrısıyla sonlandırdı.
İlyas GÜR
Editör















