Haber: Gülcan YILDIRIM
Kongreye, Hacettepe Üniversitesi’nde Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın öğrencisi olan Rizeli Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Diyanet İşleri Eski Başkanları Tayyar Altıkulaç ve Mehmet Nuri Yılmaz, çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı.
Bakan Memişoğlu: “Haberal Hocamız Türkiye’nin Beşeri Sermayesidir”
Kongrede konuşan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, hocası Prof. Dr. Mehmet Haberal’a övgü dolu sözlerle teşekkür etti.
“Haberal hocamız, Türkiye’nin beşeri sermayesidir. Yarım asırdır yalnızca ülkemize değil, bölgesindeki ülkelere de bilgi ve tecrübesiyle ışık tutmuştur.”
Memişoğlu, Türkiye’nin bugün sadece kendi vatandaşlarına değil, komşu ülkelere de organ nakli konusunda eğitim veren, hatta operasyonlara doğrudan katılan bir insan gücüne sahip olduğunu belirterek, “Bu başarı, Prof. Dr. Haberal’ın öncülüğünde atılan adımların sonucudur” dedi.
Haberal’ın 1975’te Türkiye’de ilk böbrek naklini, 1988’de ise ilk karaciğer naklini gerçekleştirdiğini hatırlatan Bakan Memişoğlu, “Bugün bu ülkenin dört bir yanında hayat kurtaran her hekim, bir anlamda Haberal hocamızın açtığı yoldan yürümektedir.” ifadelerini kullandı.
Haberal: “Organ Nakli, İnsanî Bir Devrimdir”
Kongrenin açılışında konuşan MESOT Kurucu ve Geçmiş Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, Türkiye’nin organ nakli alanında 50 yıllık bir başarı hikâyesi yazdığını vurguladı.
“Organ nakli yalnızca bir tıbbî müdahale değildir; insanlığa umut olan bir devrimdir.”
Haberal, 3 Kasım 1975’te Hacettepe Üniversitesi’nde Türkiye’nin ilk başarılı organ naklini gerçekleştirdiklerinde, yalnızca bir hastaya değil, milyonlarca insana yaşam umudu sunduklarını söyledi:
“O gün bir çocuğa yaşam verdik; aslında bir ülkenin bilim tarihine yeni bir sayfa açtık.”
Bilimde 50 Yıllık Gurur: Türkiye’nin Organ Nakli Başarıları
Prof. Dr. Haberal, Türkiye’nin bu alandaki kilometre taşlarını şu şekilde özetledi:
1975: İlk canlı vericiden böbrek nakli
1978: Soğuk iskemi süresini 12 saatten 100 saate çıkararak kıtalararası naklin önünü açtı
1988: Bölgedeki ilk kadavradan karaciğer nakli
1990: Avrupa’daki ilk pediatrik karaciğer nakli
Bugün Türkiye, canlı vericiden yapılan organ nakillerinde dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor.
Bilimsel Dayanışma: 35 Ülkeden 500’ü Aşkın Katılımcı
Dört gün süren kongre, bilimin sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi. 35 ülkeden gelen bilim insanları etik ilkeler, organ bağışı bilinci ve yeni cerrahi teknikler üzerine bilgi paylaşımında bulundu.
Prof. Dr. Haberal, bu uluslararası dayanışmayı “bilimin ortak vicdanı” olarak nitelendirerek,
“Bizler yalnızca hekim değiliz; insanlığın acısını dindirmek için çalışan bilim insanlarıyız.”
dedi.
Atatürk’ün Bilim Mirası Işığında
Haberal konuşmasının sonunda, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Cumhuriyetin ilk kuşak bilim insanlarına şükranlarını sundu:
“Bugün özgürce bilim yapabiliyorsak, bu Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük mirastır.”
“Organ Bağışı, Yaşamı Yeniden Başlatmaktır”
Organ bağışının etik ve vicdani bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Haberal,
“Bir yanda organlarıyla toprağa gidenler, diğer yanda o organlara muhtaç hastalar… Organ bağışı, bir yaşamı yeniden başlatma eylemidir.” sözleriyle çağrıda bulundu.
Türkiye’de 1979’da yürürlüğe giren 2238 Sayılı Organ ve Doku Nakli Yasası ile etik standartların sağlandığını ve organ ticaretinin önüne geçildiğini hatırlattı.
Bilimden Horona Uzanan Gurur
Kongrenin ardından düzenlenen gala programında, Rizeli Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Rizeli Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun birlikte horon oynaması salondaki katılımcılardan büyük alkış aldı.
Bilimde ve sanatta öncü kimliğiyle tanınan Prof. Dr. Haberal, bir kez daha hem bilimin hem kültürün öncüsü olduğunu gösterdi.
Ankara Kızılcahamam’daki Patara Otel’de dört gün süren MESOT 19. Kongresi, Türkiye’nin organ nakli alanındaki 50 yıllık başarı serüvenine yakışır şekilde tamamlandı.
Prof. Dr. Mehmet Haberal, bir kez daha Türkiye’nin adını bilimin zirvesine taşıyarak, hem tıpta hem kültürde “öncülük mirasını” gururla sürdürdü.
İlyas GÜR
Editör














