"Son yıllarda Avrupa'yla, üniversite profesörleri ve Türk araştırmacılarla kurduğumuz iletişim sonunda kilise olarak yetimhane binasını otele dönüştürme ve önceki binaları da iyileştirme kararı aldık.
Bu bizim nihai kararımız; çünkü yetimhanenin restorasyonu için gerekli yüksek miktarı toplamak, daha sonra yetimhaneyi dinler arası diyalog merkezi ve ekolojik çalışmalar için uluslararası merkeze dönüştürme amacıyla gösterdiğimiz tüm çabalar başarısız oldu. Sonunda kilise başka bir çözüm bulamayınca, binayı otele dönüştürmeye karar verdi." dedi.
Bu proje yeni değildi zira 4 Şubat, 2013 yılında Fener Rum Patrikhanesinin Basın Sözcüsü Peder Dositheos Anağnostopulos’un da Büyükada’daki Rum Yetimhanesi’nin dinler arası diyalog için kullanılacağını ve bir çevre enstitüsü olacağını o tarihte de açıklamıştı.
Ancak, o tarihten sonra Türkiye de çok şey yaşandı ve değişti, başta Fethullah Gülen Terör örgütü tarafından 15 Temmuz, 2016 tarihinde yaşanan darbe kalkışması.
Peki, yıl olmuş 2026, neden Fener Rum Patriği Bartholomeos tam on yıl önce gerçekleşen darbe girişiminden sonra, Türk Devleti tarafından sonlandırılan dinler arası diyalog sürecini yeniden bu kadar rahat bir şeklide Adalar Müzesinde yaptığı konuşmasında hatırlatmaya ihtiyaç duydu?
Zira dinler arası diyalog çalışmaları, 15 Temmuz öncesi, bizzat Fethullah Gülen Terör Örgütü ( FETÖ) ve elebaşı Fethullah Gülen ile ona bağlı kuruluşlar başta Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV) tarafından yürütülmektedir.
FETÖ’nün tüm diyalog faaliyetlerini kurumsal bir çatı altında yürütmek için GYV’yi kullanılırken, Fener Rum Patriği 1. Bartholomeos’un da dünya çapındaki temaslarını ve İstanbul’u bir buluşma merkezi haline getiren adımlarıyla bu sürecin kilit figürü rolünü üstlenmiş olması da kamuoyunda çok dillendiriliyor.
Heybeliada’daki bulunan ve Patrikhane’nin bizzat 1971 yılında Türk Anayasasının aldığı kararı tanımadığı için kapalı tutulan Ruhban Okulunu bu günlerde Amerikan Başkanı Donald Trump tarafından gördüğü destek nedeniyle Eylül ayında açılacak olmasıyla yeniden gündeme geliyor.
Patrikhane’nin planları arasında Büyükada’daki yetimhaneyi dinler arası diyalog merkezi yapmak istediklerini biliyoruz, ancak yine açık kaynaklardan biliyoruz ki bu merkezde aynı zamanda konferanslar, toplantılar ve akademik çalışmalar da yürütülecekti.
Bugün Heybeliada’daki okulu ziyaret edenler Ruhban okulunun arka bahçesinde, gözlerden çok uzak bir şeklide yerin altında inşaa edilen 250-300 kişilik konferans salonu olduğunu rahatlıkla öğrenebilir.
Fener Rum Patriği Bartholomeos, gerek yurtdışında gerek Türkiye’de verdiği tüm demeçlerinde Heybeliada’daki Ruhban Okulunun Eylül ayında açılacağını söylüyor ancak büyük bir titizlikle girmediği konular var o da bu okulun hangi statü altında açılacağını ve hangi faaliyetleri bulunacak olmasıdır.
Ayrıca bu okulun kimler tarafından denetleneceği de büyük bir soru işaretidir.
Bu okul Eylül ayında açılırsa 1971 yılındaki Anayasa Mahkemesinin kararına uyarak mı açılacak yoksa Büyükada’daki yetimhanede kuramadıkları dinler arası diyalog merkezini bu sefer Heybeliada’’daki Ruhban okulunu açarak mı hayata geçirecekler.
Zira, eğer okul Anayasaya uygun açılacaksa o zaman Trump’ın araya girmesine gerek yoktu, ancak okul tamamen farklı bir amaç için açılacak ise o zaman Amerikan Başkanı Trump’ın devreye girip baskı kurmasına ihtiyaç duyulacak bir durum söz konusu olurdu, ki tam da o oldu.
Arka bahçesinde inşaa edilen konferans salonu bugün dinler arası diyalog projesi kapsamında Türk devletine aykırı misyoner faaliyetlerde bulunması için mi inşaa ediliyor?
Darbe kalkışmasından on yıl geçmesine rağmen, maalesef görüyoruz ki FETÖ tam anlamıyla bitmiş veya temizlenmiş değil.
Yurtdışı destekli özellikle yayın kuruluşları ve bölücü siyaset yapan siyasi partiler hala Fethullah Gülenin başlattığı projeyi ısrarla devam ediyor.
Bu kadar hassas bir süreçten geçerken Heybeliada’da Ruhban okulunun açılması sıradan bir teoloji okulunun açılması değildir.
Rum Ortodoks Kilisesi için büyük zafer gibi şu an yurtdışında lanse edilirken, eğer yasalarımıza uygun açılmıyorsa o zaman Türk devletine karşı açıktan bir baş kaldırıdır!
O yüzden Fener Rum Patriği Bartholomeos’un, Adalar Müzesi’ne yaptığı konuşması esnasında dinler arası diyalog sürecini yeniden hatırlatması sıradan bir cümle olarak geçiştiremez, Eylül ayındaki gerçekleştirmek istedikleri hedeflerin habercisidir!
İlyas GÜR
Editör

















