Boz, Mehmet Durak Karak’ın Haziran ayında tahliye edilmesi gerekirken tahliyesinin ertelendiğini, kısa süre sonra da oğlu Ömer Karak’ın hayatını kaybettiğini hatırlattı. Karak’ın oğlunun cenazesine katılmasına izin verilmediğini, getirildiği taziyede ise kelepçeli halde tutulduğunu belirten Boz, “Bir mahpusun yas hakkının engellenmesi insanlık onuruyla bağdaşmaz” dedi.
Yaşanan uygulamaların yalnızca yaşam ve özgürlük hakkını değil, aile hayatına saygı, insan onuru ve eşitlik haklarını da ihlal ettiğini vurgulayan Boz, şu soruları yöneltti:
Mehmet Durak Karak’ın Haziran ayında tahliye edilmesi gerekirken neden ertelenmiştir?
Karak’ın oğlunun cenazesine katılma talebi hangi yasal gerekçeyle reddedilmiştir?
Taziyeye kelepçeli halde getirilmesinin gerekçesi nedir? Bu uygulamanın insan onuruyla bağdaştığını düşünüyor musunuz?
Cenazeye ve taziyeye katılanların Karak ile görüşmelerinin jandarma tarafından kısıtlanması hangi yasal dayanağa sahiptir?
Uzun süreli mahpusların tahliyelerinin ertelenmesi hangi yasal zemine dayandırılmaktadır? Bu uygulamanın sona erdirilmesi için bir çalışma var mıdır?
Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan yas hakkı ve taziye hakkının engellenmesinin gerekçesi nedir?
Boz, yaşanan sürecin hem ulusal hem de uluslararası insan hakları belgeleriyle çeliştiğini belirterek Adalet Bakanlığı’nı sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.
İlyas GÜR
Editör
















