Boz, söz konusu cenazelerin yıllar içinde farklı tarihlerde defnedildiğini ve bunlardan 30’unun yeni ulaşılan mezarlarda, 9’unun ise daha önce kimsesizler mezarlığında gömülü olduğunu ifade etti. Aradan geçen yıllara rağmen bu cenazelerin kimliklendirilmediğini belirten Boz, "Adli tıp süreçleri, DNA eşleştirmeleri ve aile bilgilendirmeleri yapılmamıştır. Bu durum hem insan onurunu hem de temel insan haklarını ihlal etmektedir" dedi.
“Devlet, Pozitif Yükümlülüğünü Yerine Getirmiyor”
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi ve taraf olunan uluslararası sözleşmelere atıfta bulunan Boz, devletin yalnızca müdahale etmeme değil, aynı zamanda kayıp kişilerin akıbetini açığa çıkarma yükümlülüğü olduğunu vurguladı. Ailelerin cenazelerine ulaşamamasının, yas sürecini tamamlamalarını engellediğini belirten Boz, yaşanan durumun toplumsal vicdanda da derin yaralar açtığını kaydetti.
10 Maddelik Soru Listesi
Boz’un önergesinde şu sorular yer aldı:
Sere Solan Mezarlığı’nda kimliği tespit edilemeden defnedilen toplam kaç cenaze vardır?
Bu cenazeler hangi yıllarda defnedilmiştir? Ölüm kayıtları ve otopsi raporları var mıdır?
DNA örnekleri alınmış mıdır? Alındıysa ulusal veri tabanlarında eşleştirme yapılmış mıdır?
Kimliklendirme sürecine dair herhangi bir adli veya idari işlem yapılmış mıdır?
Ailelerin bilgilendirilmesi amacıyla resmi bir duyuru yapılmış mıdır?
Defin süreci dini ve kültürel hassasiyetler gözetilerek mi yürütülmüştür?
Mezarlık kayıtları şeffaf bir şekilde tutulmakta mıdır? Denetim yapılmış mıdır?
Bakanlık, bu konuda anayasal ve uluslararası yükümlülüklerini nasıl yerine getirmektedir?
Hakkari dışında benzer durumdaki mezarlıklar var mıdır? Varsa kaç cenaze vardır?
Ailelerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için bir tazminat ya da destek süreci yürütülmekte midir?
“Şeffaflık ve İnsan Haklarına Dayalı Yaklaşım Şart”
Milletvekili Boz, önergesinin sonunda, söz konusu cenazelerin kimliklendirilmesi ve ailelerine teslim edilmesinin hem hukuki bir zorunluluk hem de vicdani bir sorumluluk olduğunu belirtti. Boz, devletin bu konuda şeffaf, izlenebilir ve insan haklarına dayalı bir politika benimsemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kamuoyunda büyük yankı uyandıran önergenin ardından Adalet Bakanlığı’ndan gelecek yanıt merakla bekleniyor.
İlyas GÜR
Editör
















