Ana muhalefet partisinde Özgür Özel yönetiminin tedbiren düşürülmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden liderlik koltuğuna iade edilmesiyle başlayan deprem, parti tabanında derin bir şok dalgası yarattı. Günlerdir kulisleri sallayan ve delegelerin iradesine gölge düştüğü iddialarıyla mahkemeye taşınan süreç, Türk siyasetinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı. Kurultayın iptali için hukuki mücadeleyi başlatan en kritik isimlerden biri olan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, adliye koridorlarından çıkan tarihi kararın ardından ilk kez konuştu ve adeta bir partilinin vicdan muhasebesini gözler önüne serdi.
"Partimizin Üzerinde Şaibe Kalsın İstemedim"
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin kaderini değiştiren kararının ardından Milliyet gazetesine özel bir mülakat veren Lütfü Savaş, davayı açma gerekçesini doğrudan Atatürk milliyetçiliği ve parti sevgisine dayandırdı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin sıradan bir siyasi oluşum olmadığını dile getiren Savaş, "Tabii ki bu parti, tarihin bize emanet ettiği bir parti. Bu parti, Türkiye’de hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun, hangi dünya görüşüne sahip olursanız olun, bu ülkenin vatandaşlarının yüzde 85’inin sevgisini kazanmış bir ulu çınarın kurmuş olduğu parti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün savaş meydanlarında 'Türkiye’nin siyasi mektebi olacak' diye kurmuş olduğu bir parti. Ben de bir Atatürk sevdalısı, bu ülkeyi seven biri olarak partimin üzerinde böyle bir şaibe kalsın istemedim" ifadelerini kullandı. Varsa şaibelerin temizlenmesi, yoksa da partinin kirletilmemesi gerektiğine inandığını söyleyen tecrübeli siyasetçi, bu amaçla yola çıktığını aktardı.
Siyasi Arınma Dönemi Başlıyor
Mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' hükmünün Türk demokrasisi açısından bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Lütfü Savaş, ortaya çıkan tablonun bir zafer sarhoşluğuna dönüşmemesi gerektiği konusunda net bir uyarıda bulundu. Yaşananları "Türk siyasi tarihinin en önemli davasıydı" sözleriyle tanımlayan Savaş, "Ve bu davadan sonra bence Türkiye’de siyasi arınma anlamında birçok ilki yaşayacağız diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. Parti içindeki kutuplaşmanın önüne geçilmesi gerektiğinin altını çizen eski belediye başkanı, gerek mevcut yönetimin destekçilerinin gerekse Kemal Kılıçdaroğlu'na sadık isimlerin sevinç çığlıkları atmaması gerektiğini kaydetti.
Sevinme Değil Sorumluluk Zamanı
Gözlerin yeniden eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na çevrildiği bu kritik dönemeçte, parti içi dizayna ve toplumsal beklentilere yönelik manifesto niteliğinde açıklamalarda bulunuldu. Vatandaşın umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde CHP'nin omuzlarındaki yükün daha da ağırlaştığını belirten Savaş, "Bugünden itibaren hepimizin çok daha büyük bir sorumlulukla Cumhuriyet Halk Partisi’ni tabana nasıl indiririz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni geleceğe nasıl hazırlarız, Cumhuriyet Halk Partisi’ni nasıl Türkiye’nin sorunlarının üstesinden gelecek bir kadroyla dizayn ederiz ve şu anda umutsuzluk taşıyan toplumun umutlarını nasıl tekrar yeşertiriz diye düşüneceği bir zaman" diyerek yeni yol haritasını işaret etti. Kararın Türk demokrasisine hayırlı olmasını dileyen Savaş, başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm partililerin artık sevinmek yerine derin derin düşünmesi ve sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
Ankara'da yargı eliyle gerçekleşen bu kurultay iptali sonrasında genel merkez binasında valizli milletvekili nöbetleri ve olağanüstü toplantılar devam ederken, gözler şimdi koltuğu yeniden devralması hükmedilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı ilk hamleye ve Ankara semalarında yankılanacak yeni açıklamalara çevrildi.
İlyas GÜR
Editör

















