Açıklamada, ÇAYKUR işçisinin talebinin bir “müjde” değil, açık bir “hak” olduğu belirtilerek, bu hakkın yalnızca belirli bir kesime değil, üretimin her aşamasında emeği bulunan tüm çalışanlara ait olduğu ifade edildi. Aynı bantta, aynı vardiyada çalışan işçiler arasında “teknik–teknik olmayan” ayrımı yapılmasının çalışma barışını zedelediği ve kabul edilemez olduğu kaydedildi.
Sendika açıklamasında, bir kısım işçiye neredeyse 11 ay çalışma hakkı tanınırken, büyük çoğunluğun 6 ay ile sınırlandırılmasının sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çekildi. Mevsimlik işçilerin yıllardır 11 ay 29 gün çalışma ve güvenceli istihdam talebini dile getirdiği hatırlatılarak, açıklanan düzenlemenin bu beklentileri karşılamadığı ve uygulamanın 2026 yılına ertelenmesinin geçim sıkıntısı yaşayan emekçilerin bugünkü sorunlarını yok saymak anlamına geldiği belirtildi.
“İşçinin sofrasındaki eksik, geleceğe ertelenemez” ifadelerine yer verilen açıklamada, sendikanın duruşunun net olduğu vurgulandı. ÇAYKUR’da hiçbir işçinin yaptığı işin niteliği gerekçe gösterilerek daha güvencesiz bir çalışma düzenine mahkûm edilemeyeceği ifade edilerek, kalıcı ve adil istihdamın sendikal mücadelenin vazgeçilmez başlığı olduğu dile getirildi.
Açıklamada ayrıca çay sektörünün doğru planlama ve yatırımlarla yıl geneline yayılan bir istihdam alanına dönüştürülebileceği kaydedildi. Siyah çayın yanı sıra soğuk çay, çaydan elde edilen katma değerli ürünler ve yan sanayi yatırımlarıyla ÇAYKUR’un üretim kapasitesinin genişletilmesi gerektiği, bu genişlemenin işçiye daha uzun süreli ve güvenceli çalışma olarak yansıtılmasının şart olduğu ifade edildi.
Sendikanın talepleri ise şu şekilde sıralandı:
Ayrımcılığın sona erdirilmesi,
11 ay 29 gün çalışma hakkının tüm ÇAYKUR işçilerini kapsayacak şekilde hayata geçirilmesi,
İstihdamın geçici değil, kalıcı politikalarla güçlendirilmesi.
Açıklamanın sonunda, bu talepler karşılanana kadar ÇAYKUR işçisinin sesi olmaya ve haklı mücadelenin her platformda kararlılıkla sürdürüleceği kamuoyuna saygıyla duyuruldu.
İlyas GÜR
Editör













