HDK Eş Sözcüsü ve Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, önergesinde, “Türkiye’de parlamenterlerin siyasi saiklerle cezaevine konulması ve/ya cezaevinde tutulması demokratik siyaset hakkının engellenmesi bağlamında on yıllardır iktidarlar tarafından sürdürülen bir uygulamadır. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri sistem, muhalif olanları sindirmek üzere demokratik siyaset hakkını engellemiştir. Hükümetlerin isimleri değişmiş ama demokratik siyaset hakkının engellenmesinde yargı sopasının kullanılması bir yönetme taktiği olarak süregelmiştir. Bu uygulama özellikle 2015 yılı sonrası AKP hükümetleri tarafından süreklileştirilmiş, demokratik siyaset alanında baş edemediği muhaliflere yönlendirilmiş bir yargı silahı haline getirilmiştir. Hukuksuzluğu yaygınlaştıran siyasi operasyonların en kapsamlısı 4 Kasım 2016’da HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerine yönelik gerçekleştirilmiştir. Demokratik siyaset hakkının bir bütün olarak toplumsal mücadele alanlarından silinmesini amaçlayan bu operasyonlarla birlikte milletvekili tutuklama ve/ya cezaevinde tutma yönetici akıl için istisna değil, kural haline gelmiştir” dedi.
Çiçek, “Süreklileşen bu uygulamanın son örneği 14 Mayıs 2023 Milletvekili seçimlerinde Hatay ilinden seçilen Can Atalay üzerinde uygulanmaktadır. Siyasi bir dava kapsamında tutuklanan Atalay’ın milletvekili seçilmesine rağmen cezaevinde tutulması, demokratik siyaset hakkının iktidar ve yargı ortaklığıyla askıya alınması demektir. Bu kapsamda: Anayasa ve demokratik normlar açık şekilde ortada olmasına rağmen Hatay Milletvekili Can Atalay’ın cezaevinde tutulmaya devam etmesinin gerekçesi nedir? Can Atalay’ın serbest bırakılması için Bakanlık olarak devreye girmeyi düşünüyor musunuz? Can Atalay’ın cezaevinden salıverilmediği her gün hukuki olarak bir suç işlendiğinin farkında mısınız? Adalet Bakanı olarak kamuoyunun gözü önünde aleni şekilde işlenen bu suça ortak olmaktan vazgeçecek misiniz?” dedi
İlyas GÜR
Editör

















