Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
13 MAYIS Çarşamba 19:07

“Bir Ömürlük Son Bakış”

Gazeteci İlhan Özer’in soruları, fotoğraf ve yönetmenlik sanatının duayenlerinden Ali Eşitmez’in hayatına, sanat yolculuğuna ve gündeme dair görüşlerine ışık tutuyor.

RÖPORTAJ
Giriş Tarihi : 08-09-2025 07:42
“Bir Ömürlük Son Bakış”

Türkiye’de fotoğrafçılık ve yönetmenlik alanında duayen bir isim olarak bugüne kadar çektiğiniz işler arasında, sizi en çok gururlandıran proje hangisiydi?
Türkiye’nin en büyük starlarıyla çalıştım ve her biriyle yaşadığım anılar bir ömür saklanacak kadar değerli. O kadar çok anı biriktirdim ki, anlatsam sayfalar yetmez. Bazı anılar öylesine dokunaklı ki, hatırladığımda gözlerim dolar. Her kare, her bakış, her sahne bana hayatımın ne kadar zengin geçtiğini hatırlatıyor. Bu yüzden her projeye ayrı bir gurur ve sevgiyle bakıyorum.

Uluslararası arenada, ülkemizi temsil ettiğiniz bir proje oldu mu?
Evet, dünya starı Madonna ile çalıştım. O dönemde Türk fotoğraf sanatçısı olarak adım tüm dünya basınında yer aldı.

Türkiye’yi dünyaya anlatacak özel projeleriniz var mı?
Ekibimle tasarladığım çok değerli projeler vardı. Ancak ülkenin içinde bulunduğu şartlar ve yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle bekletmek zorunda kaldım. Fakat o projeler hâlâ zihnimde ve kalbimde yaşıyor. Zamanı geldiğinde mutlaka hayata geçireceğim.

Hayatınız bir film olsaydı, sizi hangi oyuncunun canlandırmasını isterdiniz? Filmin adı ne olurdu?
Bu soru beni çok duygulandırdı… Hayatım hüzün, sevinç ve sarsıntılarla dolu bir film şeridi gibi gözlerimin önünden geçti. Hangi oyuncunun canlandıracağını şu an kestiremiyorum ama mutlaka doğru kişi seçilecektir. Filmin adını ise “Bir Ömürlük Son Bakış” koymak isterdim.

Uzun yıllara dayanan dostluklarınızdan söz edelim. Orhan Gencebay ile yaşadığınız en unutulmaz anınız hangisidir?
Orhan Gencebay ile sayısız güzel anımız oldu. Hangisini anlatsam diğerine haksızlık olur. O sadece değerli bir sanatçı değil, aynı zamanda benim için çok kıymetli bir abidir.

Müslüm Gürses ile dostluğunuzdan unutamadığınız bir anı paylaşır mısınız?
Onunla çalışmak her zaman ayrı bir keyifti. Fakat bir gün buluşmamız gerekiyordu, rahatsızlanıp hastaneye kaldırıldı ve kısa süre sonra vefat etti. Bu anı, hem derin bir üzüntü hem de hayatımda unutulmaz bir kırılma noktasıdır. Türkiye, Müslüm Baba’sını kaybetti…

Ferdi Tayfur ile ilişkiniz nasıldı? Vefatından sonra yaşanan süreçler sizi nasıl etkiledi?
Ferdi Tayfur, hem dostum hem abim oldu. Beni sanat dünyasına kazandıran, her zaman destek olan bir insandı. Onun son 14 albümü de dâhil olmak üzere uzun yıllar birlikte çalıştık. Vefatından sonra yaşanan cenaze ve miras süreçlerini görmek ise çok üzücüydü.

Sosyal medyada sık sık Sedat Peker ile dostluğunuza dair paylaşımlar yapıyorsunuz. Bu bağın kaynağı nedir?
Yıllara dayanan bir dostluğun ve karşılıklı değerin yansımasıdır bu bağ. Ayrıca kendisi hemşerimdir. Paylaştığımız anılar ve fikirler, sadece dostluk değil, karşılıklı saygının da göstergesidir.

Yıldız Tilbe’nin “Ama Evlisin” şarkısının sizin için yazıldığı söyleniyor. Bu iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Böyle bir iddianın bana atfedilmesi gurur verici. Ama bence asıl güzellik, şarkının kime yazıldığından çok, herkesin kalbine dokunabilmesindedir. Yıldız Tilbe, çok sevdiğim ve özel bulduğum bir sanatçıdır.

Sanatçıların siyasete karışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sanatçılar, vatan, millet, bayrak ve kültür için bir şeyler yapmayı amaçlıyorsa siyasete karışabilir. Ancak bunu sadece şöhret ya da gündeme gelmek için yapıyorlarsa çok dikkatli olmalılar.

Popüler müziğin kültürel yozlaşmayla bir bağlantısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Evet. Popüler müzik artık yozlaşmanın aynası oldu. Gençlere rol model diye sunulan bazı isimler, sahnede teşhircilik yapıyor ve edepsizliği “sanat” diye pazarlıyor. Bu durum ahlaki çöküşü hızlandırıyor, milli kültürümüzü yok olma noktasına getiriyor. Devletin bu konuda acilen önlem alması gerekiyor.

Rap müzikte kullanılan sert ifadeler ve argo dil hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bazı rap şarkıcıları, gençlere sanat değil; suç kültürü, ahlaksızlık ve uyuşturucu merakı aşılıyor. Bu, toplumsal bir felakettir. Aile bağlarını zayıflatıyor, saygı ve sevgiyi yok ediyor. Devlet bu konuda neden hâlâ suskun, anlamıyorum.

Kültürel kimliğimizi korumak adına müzikte hangi adımlar atılmalı?
Öncelikle kendi müziğimizin köklerine sahip çıkmalıyız. Halk müziğini, klasik Türk müziğini gençlerle buluşturmalıyız. Teknolojiyi kullanarak bu mirası geleceğe taşımalı, modernle gelenekseli harmanlamalıyız. Çünkü köksüz bir ağacın gövdesi de olmaz, dalı da…

 

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar